Haberi dinleyebilirisiniz!

Lozan: Bağımsızlığın Tapu Senedi

24 Temmuz 1923 tarihinde imzalanan Lozan Antlaşması, Kurtuluş Savaşı’nın zaferle taçlandığı ve Türkiye’nin bağımsızlığının dünyaya kabul ettirildiği bir tapu senedidir. Bu antlaşma, sadece bir diplomatik belge değil, aynı zamanda emperyalist güçlerin dayattığı Sevr Antlaşması’nın çöpe atılmasıdır.

Atatürk, Lozan için Nutuk’ta şöyle der:

“Lozan Antlaşması, Türk milleti aleyhine asırlardan beri hazırlanmış ve Sevr Antlaşmasıyla tamamlandığı zannedilmiş büyük bir suikastın yıkılışını ifade eden bir belgedir. Osmanlı devrine ait tarihe eşi geçmemiş bir siyasi zafer eseridir.”

Bu ülkeyi seven herkes için Lozan, gurur vesilesidir. Antlaşmaya karşı çıkanların aklında ise ne demokrasi, ne bağımsızlık ne de insan hakları vardır. Onların temel meselesi, laik ve çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’ni ve elbette onun kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü hâlâ içlerine sindirememeleridir.

Lozan görüşmeleri sonunda, bir zamanlar çok sevdikleri padişahların imzaladığı dış borçlar da masaya yatırılmıştır. Günümüz rakamlarıyla 500 milyar doları bulan bu borçlar, yoksul halk tarafından 1954 yılına kadar taksit taksit ödenmiştir. Siyasal bağımsızlığın yanında ekonomik bağımsızlık da bu sayede sağlanmış, Türkiye egemen bir devlet olarak yoluna devam etmiştir. Bu yönüyle Lozan, dünya tarihinde eşi benzeri olmayan bir başarı örneğidir.

Kurtuluş Savaşı’nın başladığı 19 Mayıs 1919’dan Lozan’a giden yolda, milletimiz dişiyle tırnağıyla mücadele etmiş, canıyla bedel ödemiştir. Bu tarihi antlaşmanın mimarı Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, İsmet İnönü’yü ve bu başarıda emeği olan tüm güzel insanları saygı, minnet ve gururla anıyorum.

Lozan, yalnızca bir antlaşma değil; bir milletin yeniden doğuş belgesidir.