GRÖNLAND MESELESİ

ABD Başkanı Donald Trump 9 Ocak Cuma günü ileride Rusya veya Çin’in Grönland’ı işgal etmesini önlemek için bu bölgeyi sahiplenmesi gerektiğini söyledi. Trump, Beyaz Saray’da petrol şirketi yöneticileriyle görüşürken gazetecilere, “Onlar istese de istemese de Grönland konusunda bir şey yapacağız. Çünkü yapmazsak, Rusya veya Çin Grönland’ı ele geçirecek ve biz Rusya veya Çin’i komşu olarak istemiyoruz,” dedi.
Trump elbette saçmalıyor, ama Trump dediğini de yapıyor. Bugünkü yazımızda Grönland’ın önemini, Trump’ın ilgisini neden çektiğini, Çin ve Rusya’nın gerçekten Grönland’ı işgal edip edemeyeceğini ve AB’nin Trump’ın bu çıkışına tepkisinin ne olabileceğini çözümlemeye çalışacağız.
Grönland’ın Jeopolitik ve Stratejik Önemi Nedir?
Kuzey Kutup Bölgesinin Açılması ve Deniz Ulaştırma Yolları Açısından
• Grönland, Kuzey Kutbu’nun kritik bir noktasında yer alır. Küresel ısınma nedeniyle eriyen buzullar, Atlantik ile Kuzey Kutup deniz yollarını daha erişilebilir hâle getiriyor. Bu, Avrupa–Asya ticaret yollarının kısalmasına ve yeni stratejik limanların doğmasına yol açabilir.
Askerî Strateji Bakımından
• Grönland, Danimarka’ya bağlı yarı özerk bir bölge. Ada, ABD’nin mevcut askeri üslerinden biri olan Pituffik (Thule) Uzay Üssü dahil olmak üzere Kuzey Kutup bölgesinde askeri varlığın kalbi konumunda. Bu üsler, balistik füze savunması ve erken uyarı sistemlerinde büyük önem taşır. Pituffik Uzay Üssü’nde önemli bir ABD askeri varlığı mevcut. Eskiden Thule Hava Üssü olarak bilinen bu üs, Grönland’ın kuzeybatı kıyısında yer almakta olup, ABD’nin Arktik bölgesindeki askeri yetenekleri için hayati öneme sahiptir. Bu üs, Savunma Bakanlığı’nın en kuzeydeki tesisidir ve füze uyarısı, füze savunması ve uzay gözetleme görevlerinde önemli bir rol oynamaktadır. Üs ayrıca 821. Uzay Üs Grubu’na ev sahipliği yapmakta ve çok uluslu “Team Pituffik” nüfusunu desteklemektedir.

Doğal Kaynaklar Açısından
• Grönland, nadir toprak elementleri, lityum ve diğer kritik madenler açısından zengin olabilir. Bu hammaddeler özellikle yeşil teknoloji ve savunma sanayii için stratejik önemdedir.
Jeopolitik Konumu
• Kuzey Atlantik–Arktik ekseninde yer alan Ada bu konumu ile büyük güçlerin askeri, ekonomik ve istihbarat stratejilerinin merkezidir. ABD, Rusya ve Çin’in bölgesel rekabeti burada yoğunlaşmaktadır.
2) Trump’ın Grönland’a Olan İlgisi: Neden?
Ulusal Güvenlik Gerekçesi
• Trump, ABD’nin ulusal güvenlik çıkarlarını korumak için Grönland’ın kontrolünün gerektiğini savunuyor ve Rusya ya da Çin’in bölgedeki etkisini artıracağı endişesi taşıyor bahanesi ile ilgiyi meşrulaştırmaya çalışıyor.
Stratejik Rekabet
• Trump’ın açıklamalarında Grönland meselesi sıklıkla Rusya ve Çin’e karşı bir caydırıcılık aracı olarak dillendiriliyor. Bunun için ada üzerinde tam egemenlik ya da kontrol düşüncesi öne çıkıyor.
Kaynak ve Ekonomik Potansiyel
• Grönland’ın zengin doğal kaynaklar potansiyeli, Trump yönetimi için stratejik bir rekabet avantajı olarak değerlendiriliyor — özellikle nadir elementler ve madenler bağlamında.
Tarihsel Çağrı ve Politika
• Trump, geçmişte Grönland’ı ABD’ye katma / satın alma fikrini dile getirmişti; bu yaklaşım bugün de benzer bir söylemle tekrarlanıyor. Trump yönetimi, Danimarka’ya ait adayı ele geçirmek için ABD ordusunu kullanmak veya doğrudan satın almak da dahil olmak üzere çeşitli seçenekleri değerlendirdiklerini söylüyor. Danimarka ve NATO’daki Avrupa müttefikleri defalarca Grönland’ın satışta olmadığını belirtmişlerdir.

3) Avrupa Birliği’nin Olası Tutumu ve Tepkisi
Egemenlik ve Uluslararası Hukuk Vurgusu
• AB liderleri, Grönland’ın geleceğinin sadece Danimarka ve Grönland halkının kararı olması gerektiğini vurgulayarak Trump’ın taleplerine karşı çıkmıştır.
Kamuoyu ve İttifak Duyarlılığı
• İsveç Başbakanı gibi bazı Avrupa liderleri, Trump’ın retoriğini uluslararası hukuka aykırı ve NATO müttefiklerine zarar verebilecek bir yaklaşım olarak eleştirdi.
Avrupa Dayanışması
• Avrupa ülkeleri Grönland’ın egemenliğini savunuyor ve ABD’nin askeri ya da siyasi müdahalesine karşı diplomatik karşılık vermeye hazırlıklı olduklarını gösteriyorlar.
4) Çin’in Tutumu ve Olası Çıkarları
Kutup İpek Yolu ve Ticaret
• Çin, Arktik’te “Kutup İpek Yolu” gibi projelerle altyapı ve kaynak çıkarmada artan bir stratejik rol peşinde. Grönland’da ekonomik ortaklıklar kurma girişimlerini sürdürmüştür.

Trump’ın Grönland konusundaki emellerini dile getirmesinden hemen önce, Şubat 2025’te Pentagon ve CIA’in düşünce kuruluşu RAND Şirketi, “Kuzey Kutbu İpek Yolu Bir Otoyol mu Yoksa Çıkmazda mı? Çin’in Arktik Politikası Yedi Yıl Sonra” başlıklı bir makale yayımladı. Is the Polar Silk Road a Highway or Is It at an Impasse? China’s Arctic Policy Seven Years On | RAND
Makalede “26 Ocak, Çin’in ilk kamuya açık Arktik politikasını yayımlamasının üzerinden yedi yıl geçtiğini işaret ediyor https://www.uaf.edu/caps/resources/policy-documents/china-arctic-policy-2018.pdf —bu politikada Çin, kendisini “ Yakın Geleceğin Arktik Devleti” olarak tanımlamıştı. Yayınlandığı dönemde, bu beyaz kitap, Çin’in ısınan iklim nedeniyle büyük değişimlerin yaşandığı bir bölgede kendini konumlandırma arzusunun açık bir göstergesi olarak algılandı. Yedi yıl sonra, Çin’in Arktik’teki performansı karışık; bu durum, ABD politika yapıcılarının Çin’in Arktik politikaları ve planlarındaki eylemlerinin ve çıkarlarının önemini tanımaya devam etmeleri gerektiğini, ancak bunu doğru öncelik ve odak ile yapmaları gerektiğini gösteriyor.” Saptaması yapılıyor ve Trump’ın Grönland çıkışına cephane tedariki yapılıyor. Şöyle ki;
“Çin, 1925’te Svalbard Antlaşması’nı imzalayarak Kuzey Kutbu’na olan ilgisini ilk kez dile getirdi. Çin, 2004 yılında Norveç’in kuzeyindeki Svalbard Takım Adaları’nda Sarı Nehir Araştırma İstasyonu’nu kurması da dahil olmak üzere, uzun süredir kuzeydeki bilimsel araştırmalara ilgi göstermektedir. Çin ayrıca Alaska’nın en büyük ihracat pazarı haline geldi ve 2018 öncesi anlaşmalarda Rus doğal gazına yatırım yaptı. 2018 politikasıyla farklı olan ise, bölgeyi Kutup İpek Yolu konsepti aracılığıyla daha geniş Kuşak ve Yol Girişimi’nin bir parçası olarak resmen konumlandıran daha uyumlu bir plan göstermesiydi. Ayrıca, Çin’in bölgedeki angajmanını yönlendirmek amacıyla “saygı, iş birliği, kazan-kazan sonucu ve sürdürülebilirlik” temaları etrafında geniş bir temel seti ortaya koydu.”

Raporun sonuç bölünde şunlar söyleniyor; “Çin, Arktik’i stratejik bir öncelik olarak değil, daha çok uzun vadeli bir yatırım olarak görüyor. Arktik ile ilgili birçok hedefi şu anda henüz gerçekleşmemiş olsa da az sayıda ülkenin faaliyet gösterebildiği bir bölgede operasyon yapma kapasitesini yavaş yavaş artırıyor ve ekonomik yatırımlardan bilim diplomasisine kadar her türlü yumuşak güç aracını kullanarak kendisini meşru bir Arktik paydaşı olarak konumlandırıyor. Amerika Birleşik Devletleri, Arktik müttefiklerinin, geniş ve değişken Arktik ortamını yakından izlemelerini, endişe verici Çin faaliyetlerine karşı çıkmalarını ve Çin’in bir gün lehine değiştirmeyi umduğu bölgesel yönetişim sistemini korumalarını her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyor.” İşte RAND’in bu raporundan birkaç gün sonra Trump Grönland’ı diline dolamaya başladı.
Kaynak Alanı Olarak Öncelik
• Çin’in küresel nadir element pazarında liderliği ve bu kaynaklara erişim arzusu binlerce ton rezerv potansiyeli olan Grönland’ı çekici kılıyor.
Askerî ve Politik Rol
• Çin, Arktik’te denizcilik ve askeri varlığını artırmaya çalışıyor. Bu durum, ABD’nin stratejik hamlelerini tetikleyen unsurlardan biri.

5) Rusya’nın Tutumu ve Olası Etkisi
Askerî Öncelikler
• Rusya, Arktik’te uzun süredir yüksek düzeyde bir askeri varlık gösteriyor. Grönland çevresi de bu stratejik bölgenin bir parçası. ABD’nin bu hamlesi Moskova’da provokasyon kaynağı olarak algılanıyor.
Enerji ve Ticaret
• Kuzey Deniz Yolu gibi deniz hattı projeleri ve enerji kaynakları, Rusya’nın Arktik stratejisini güçlendiriyor. Bu bağlamda ABD’nin bir hamlesi Moskova tarafından bölgesel güç dengesine müdahale olarak değerlendiriliyor.
Uluslararası Rekabet
• Rusya’nın Arktik politikaları ile ABD’nin Grönland hedefi arasında potansiyel sürtüşmeler söz konusu; bu durum bölgesel istikrarı daha da karmaşık hâle getirebilir.
6) Sonuç: Jeopolitik Manzara
Grönland, günümüzün artan jeopolitik gerilimleri, yeni ticaret yolları açan iklim değişikliği, nadir kaynaklar ve askeri stratejiler açısından küresel güçlerin odağında yükseliyor. ABD’nin bölgeye dair iddiaları, AB ile ittifak ilişkilerini test ederken, Çin ile Rusya’nın mevcut ve potansiyel çıkarları da bu kutup stratejisinde belirleyici rol oynuyor. Böylece Grönland, sadece buzla kaplı bir ada olmaktan çıkarak uluslararası güç rekabetinin kritik bir cephesi hâline geliyor.

Peki Trump’ın dile getirdiği gibi Çin ve Rusya Grönland’ı işgal edebilir mi? Elbette hayır. Çin ve Rusya’nın Trump’ın söylediği gibi Grönland’ı “işgal etmesi” gerçekçi değildir.
Ancak askerî işgal ile stratejik nüfuz kurma birbirinden farklıdır.
Meselede en kritik nokta Grönland’ın Statüsüdür. Grönland, Danimarka Krallığı’na bağlı özerk bir bölgedir. Danimarka NATO üyesidir. Grönland’da ABD’ye ait Pituffik (Thule) Üssü vardır. Bu şu anlama gelir; Grönland’a yapılacak askerî bir saldırı, fiilen NATO’ya saldırı sayılır. Bu durum hem Çin hem Rusya için çok ağır bir askerî ve diplomatik bedel demektir.
Rusya Grönland’ı İşgal Edebilir mi? Diye bakarsak; teorik olarak Rusya, Arktik’te güçlüdür. Kuzey Kutbu’nda askeri üsleri ve donanması vardır. Ancak pratikte Rusya’nın
Grönland’ı işgal etmesi gerçekçi değil. Neden?
1. NATO Faktörü: Danimarka + ABD = NATO’nun doğrudan karşılığı.
2. ABD Askerî Varlığı: Grönland’da ABD erken uyarı ve füze savunma sistemleri bulunur.
3. Lojistik Zorluk: Grönland büyük, nüfusu az ama coğrafyası son derece serttir.
4. Rusya’nın Mevcut Yükü: Ukrayna savaşı sonrası Rusya’nın yeni bir cephe açması rasyonel değildir.
Sonuç: Rusya Grönland’ı işgal etmeyi değil, Arktik’te nüfuzunu artırmayı hedefler.
Çin Grönland’ı İşgal Edebilir mi?
Askerî olarak hayır. Neden?
• Çin’in Arktik’te askerî kapasitesi sınırlıdır.
• Çin’in Grönland’a asker çıkarması, ABD ile doğrudan askerî çatışma anlamına gelir.
• Çin dış politikada genelde doğrudan işgal yerine ekonomik nüfuz yolunu seçer.
Çin’in gerçek Grönland stratejisi nedir?
Ekonomik ve bilimsel varlık göstermek, Maden yatırımları, Liman, altyapı, araştırma istasyonları, “Kutup İpek Yolu” stratejisi
Sonuç; Çin “işgal” değil, uzun vadeli ekonomik bağımlılık yaratma peşindedir.
O halde Trump Neden “İşgal Edebilirler” Diyor?
Trump’ın söylemi askerî bir durum tespitinden çok siyasî bir argümandır. Trump’ın amacı ABD kamuoyunu ikna etmek, Grönland’daki ABD askerî varlığını artırmayı meşrulaştırmak, Çin ve Rusya tehdidini büyüterek ABD kontrolünü güçlendirmek.
Yani bu söylem “Gerçekleşmesi muhtemel bir senaryodan çok “önleyici jeopolitik retoriktir.”
İşin aslı, Çin ve Rusya’nın Grönland’ı askerî olarak işgal etmesi, NATO’nun varlığı ve ABD üsleri nedeniyle gerçekçi değildir. Ancak her iki ülke de Arktikte ekonomik, stratejik ve askerî nüfuz alanlarını genişletmeye çalışmaktadır. Trump’ın söylemi, bu rekabeti abartarak ABD’nin bölgedeki kontrolünü güçlendirme amacına yöneliktir.
















































