Disiplin Nerede Başlar, Keyfiyet Nerede Biter?

Bugün “ihraçlar yanlış” diyenler, dün eleştirdiği için partiden atılanları neden görmedi? CHP’de disiplin, ne zamandır ilçe başkanlarının ve belediye başkanlarının iki dudağı arasına sıkıştı?

CHP Aydın Milletvekili Hüseyin Yıldız, bugün bir bildiriye imza atan partililerin disiplin kurulu kararıyla ihraç edilmesine tepki gösteriyor.
Haklı mı? Evet.
Söyledikleri doğru mu? Büyük ölçüde evet.
Ancak siyasette bazen doğru sözün zamanı, sözün kendisinden daha önemlidir.
İşte tam da bu noktada sormak gerekiyor:

Sayın Vekil, bugüne kadar neredeydiniz?
Disiplin kurullarının yıllardır keyfi biçimde işletildiğini, eleştiren üyelerin, yönetime aday olanların ya da “yanlış yapıyorsunuz” diyenlerin nasıl sistematik biçimde tasfiye edildiğini gerçekten fark etmediniz mi?
Binlerce partili,
– Sadece eleştirdiği için,
– Siyasi ikballerinin önü kesilmesin diye susturulmak istendiği için,
– Ya da yönetimlere aday olduğu için
disipline sevk edildi, istifaya zorlandı.
Kimisi sonuna kadar direndi ve ihraç edildi.
Kimisi disiplin sopasını gördüğü anda istifa etmek zorunda bırakıldı.

Bu tablo size yabancı mı gerçekten?
Kuşadası Örneği Ortadayken…
En bariz örnek, yerel seçimler sonrası Kuşadası’nda yaşananlardır.
Yarım asırlık CHP’li isimler, belediye başkanlığına aday olmuş tüm aday adayları sistemli biçimde saf dışı bırakıldı.
İstifa etmeleri sağlandı.
Direnenler için disiplin yolu gösterildi.
Bu sürecin sonunda; Egeden Medya Haber Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Örsoğlu’ndan, ben Serap Başel’e kadar uzanan geniş bir tasfiye zinciri yaşandı.
Üstelik bunlar sizin de yakından tanıdığınız, partinin yükünü yıllarca taşımış isimlerdi.
Haberiniz mi yoktu gerçekten?
Eğer vardıysa,
neden o gün iki satır bile yazılmadı?
Bugün Söylenenler Doğru, Ama Eksik
Sayın Yıldız’ın açıklamasında;
– Eleştirinin tehdit değil zenginlik olduğu,
– Demokrasinin sadece sandıkla sınırlı olmadığı,
– İhraçların ancak açık disiplin suçlarında gündeme gelmesi gerektiği
vurgulanıyor.
Bunların tamamı doğru.
Ama eksik olan şu:
Bu ilk kez yaşanmıyor.
Bu ihraçlar yeni değil.
Bu keyfiyet bugünün meselesi değil.
O yüzden kamuoyu ister istemez şu soruyu soruyor:
Madem bu kadar yanlıştı, neden sadece bugün konuşuluyor?
Neden güçlüyken susulup, şimdi ses yükseltiliyor?

Gerçek Yüzleşme Buradan Başlar
CHP’de sorun bir bildiriye imza atanların ihracı değil sadece.
Sorun, disiplinin siyasi hesaplaşma aracına dönüşmesi.
Sorun, parti içi demokrasinin yıllardır kağıt üzerinde kalması.
Eğer gerçekten samimi bir demokratik duruş sergilenecekse,
sadece bugünkü ihraçlara değil,
dün sessiz kalınan bütün haksızlıklara da dönüp bakmak gerekir.
Aksi halde söylenen her doğru söz, gecikmiş olduğu için eksik kalır.
Ve işte tam da bu yüzden sorarlar:
“O zaman neden iki satır yazmadınız?”















































