Haberi Dinlemek için TIKLAYINIZ...!

BİR MÜHÜR KALKTI, CAFERLİ’NİN HAFIZASI NEFES ALDI

100 yıllık taş ev için verilen mücadelede hukuk konuştu: “Caferli’nin hafızası yıkılmayacak”

Kuşadası’nın Caferli Mahallesi’nde bugün yalnızca bir yapının üzerindeki mühür kaldırılmadı. Yaklaşık bir asırlık bir köy evinin taşıdığı hatıralar, emekler ve kültürel miras da yeniden görünür oldu. Nazlı Deniz Kuruoğlu’nun tarihi evin korunması için verdiği hukuk mücadelesinde önemli bir aşama geride kaldı.

Bazı evler vardır…

İçinde yalnızca insanlar yaşamaz.

Bir köyün çocukluğu, kadınların emeği, sofraları, düğünleri, acıları, sevinçleri, komşulukları ve yıllar boyunca biriktirdiği hatıralar da o duvarların içinde yaşar.

Caferli’deki yaklaşık 100 yıllık taş ev de işte böyle bir ev.

Bugün bu evin kapısındaki mühür kaldırıldı.

Ve Caferli için bu, sıradan bir idari işlemden çok daha fazlası anlamına geliyor.

Çünkü mesele yalnızca bir bina değildi

Caferli’nin özgün köy dokusunu günümüze taşıyan tarihi taş ev, bir süredir yıkım ve mühürleme süreciyle karşı karşıyaydı.

Kuşadası Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Müdürlüğü tarafından yapı için yıkım tarihi belirlenmesinin ardından konu yargıya taşındı.

Nazlı Deniz Kuruoğlu, tarihi evin korunması amacıyla hukuk mücadelesi başlattı.

Yargı sürecinde, eski köy evine ilişkin yıkım işleminin iptal edilmesi yönünde karar verildi.

Bugün ise o kararın ardından evin mührü kaldırıldı.

Nazlı Deniz Kuruoğlu yalnızca bir yapıyı savunmadı

Bu hikâyenin en dikkat çekici taraflarından biri de Nazlı Deniz Kuruoğlu’nun yıllar önce harabe durumundaki yapıyı yeniden ayağa kaldırması.

Kuruoğlu’nun anlatımına göre burada verilen mücadele, birkaç taş duvarı ayakta tutma mücadelesi değildi.

Bir köyün hafızasını kaybetmemesi için verilen bir mücadeleydi.

Çünkü modernleşen ve hızla değişen yerleşimlerde eski yapılar birer birer ortadan kalkarken, geride yalnızca boş arsalar kalmıyor.

Bir yaşam biçimi de kayboluyor.

Bir mimari dil…

Bir komşuluk kültürü…

Kadınların emeği…

Çocukların anıları…

Ve bir köyün kendisini tanımlama biçimi…

Caferli’de korunmaya çalışılan taş ev, tam da bu nedenle yalnızca “eski bir yapı” olarak görülemeyecek kadar değerli.

“Caferli’nin 100 yıllık hafızası yıkılmayacak”

Mührün kaldırılmasının ardından açıklama yapan Nazlı Deniz Kuruoğlu, gelişmeyi Caferli’nin tarihine ve kültürel mirasına sahip çıkma mücadelesinde önemli bir adım olarak değerlendirdi.

Kuruoğlu, yıllar önce harabeden yeniden ayağa kaldırdıkları ev için verdikleri mücadelenin aslında bir binayı değil, Caferli’nin hafızasını koruma mücadelesi olduğunu ifade etti.

Ve sözlerini oldukça güçlü bir cümleyle tamamladı:

“Caferli’nin 100 yıllık hafızası yıkılmayacak.”

Bu cümle, bugün Caferli’de kaldırılan mührün anlamını belki de en iyi anlatan söz oldu.

Bir köyün hafızasına sahip çıkmak

Egeden Medya Haber olarak Nazlı Deniz Kuruoğlu’nun bu süreçte ortaya koyduğu mücadeleyi yalnızca hukuki bir uyuşmazlık olarak görmüyoruz.

Çünkü yerel gazeteciliğin görevi yalnızca “ne oldu?” sorusunu yanıtlamak değildir.

Bazen asıl soru şudur:

“Neyi kaybetmek üzereyiz?”

Caferli’deki tarihi taş ev, bu sorunun en somut cevaplarından biri.

Bugün bir mühür kaldırıldı.

Fakat geriye çok daha büyük bir mesele kaldı:

Geçmişimizi geleceğe nasıl taşıyacağız?

Caferli’nin taş evleri, köy kültürü, kadın emeği ve ortak hafızası korunabildiği ölçüde bu toprakların hikâyesi de yaşamaya devam edecek.

Nazlı Deniz Kuruoğlu’nun mücadelesi bu açıdan yalnızca kendi evinin değil, Caferli’nin geçmişinin geleceğe bırakılması adına verilen bir mücadele olarak kayda geçti.

Ve bugün Caferli’de o ev yeniden nefes aldı.

Bir mühür kalktı.

Bir kapı yeniden açıldı.

Bir köyün hafızası yaşamaya devam etti.

EGEDEN MEDYA HABER

Yerelin sesini, kültürün hafızasını ve geleceğe bırakılması gereken değerleri takip etmeye devam ediyoruz.