Haberi dinleyebilirisiniz!

Ankara’da “Kadın Mitingi”..

Mitinge katılan kadınlar: “Kadın cinayetlerini durdurmak ve şüpheli kadın ölümlerini aydınlatmak için meydanlarda olmaya devam edeceğiz”


(ANKARA) – Türkiye’nin birçok noktasından Ankara’ya gelen kadınlar 34 demokratik kitle örgütü ve meslek odasının oluşturduğu Kadın Mitingi Bileşenleri’nin çağrısıyla Atatürk Kültür Merkezi metro çıkışında toplanarak Tandoğan Meydanı’na sloganlarla yürüdü. Kadın Dayanışma Derneği’nden Songül Tuzluçayır, “Yıllardır şiddetle mücadele ediyoruz. Bugün buradayız çünkü hükümet ‘Aile Yılı’ ilan etti ama hala kadınlar öldürülüyor, hala şiddet görüyor. Yoksullukla mücadele ediyoruz ve buna bir çözüm bulunmasını istiyoruz. Bu yüzden bugün meydanlardayız, sesimizi haykırıyoruz” dedi.

Demokratik kitle örgütü ve meslek odasının oluşturduğu Kadın Mitingi Bileşenleri’nin çağrısıyla kadınlar Ankara’da buluştu. Tandoğan Meydanı’nda yapılacak olan “Kadın Mitingi” öncesi Atatürk Kültür Merkezi önünde toplanan kalabalık sloganlarla Tandoğan Meydanı’na yürüdü. Kadınlar yürüyüş sırasında, yaşadıkları zorluklara ve maruz kaldıkları şiddete ilişkin sloanlar atarak tepkilerini dile getirdi.

Yürüyüşe katılan bir kadın ANKA Haber Ajansı’na şunları söyledi:

“Kadınlar, her şeyden önce hem şiddete hem de geçim derdine karşı tepkilerini dile getirmek için Ankara’dalar. Yoksulluk diz boyu. Bu hükümet, bu iktidar buna çözüm üretmiyor; kadınları yok sayıyor. Aynı zamanda şiddeti hayatın her alanında, her yerinde görebiliyoruz. Kadınlar hem yaşamlarını sürdürebilmek hem de çocuklarına bir öğün ücretsiz yemek verebilmek için çırpınıyor. Aynı zamanda erkek egemen bir toplumun erkek şiddetine maruz kalıyorlar. Bu şiddet yalnızca bireysel değil, iktidardan da gelen bir şiddet. ‘Aile yılı’ diye ilan edilen bu sistemde, aslında aileye dair hiçbir düzenleme yapılmadı. MSEM’de çocuklar ölüme mahkûm edildi. Kadınlar evde hem şiddete hem de yoksulluğa mahkum edildi. ‘Emekli yılı’nı gördük, ‘aile yılı’nı da böylece görmüş olduk. Çalışma yaşamında esnek, düşük ücretli ve yoğun emek gücü isteyen işlerde kadınlar daha fazla çalıştırılırken, aynı zamanda bu emek yok sayılıyor. Biz de tam olarak bu yüzden buradayız. İktidara karşı sesimizi tek parça halinde duyurabilmek için alanlardayız.”

“Eşit bir yaşam, sömürünün sona ermesi için kadınlar olarak alanları dolduruyoruz”

Başka bir kadın ise 2025 yılında yaşanan olaylar üzerinden iktidarın cezası politikasına şu cümlelerle tepki gösterdi:

“Bu yıl, üniversite kampüsleri de dahil olmak üzere çok ciddi kadın katliamlarının yaşandığı bir süreçten geçtik. Bu katliamların temelinde bir yandan cezasızlık politikaları yatıyor; diğer yandan ise ne iktidar ne de rektörler herhangi bir önleyici politika alıyor. Biz kadınlar, güvenli bir yaşam için dişimizle tırnağımızla mücadele etmemiz gereken bir dönemde olduğumuzun farkındayız. Üniversitelerde önleyici eğitimlerin verilmesi, cinsel tacizi önleme birimlerinin geliştirilmesi, yurt imkanlarının artırılması ve yurtların güvenli hale getirilmesi gibi pek çok talebimiz var. Bu talepler, ülkenin geçtiği süreçte uygulanan orta vadeli programlar ve 12. Kalkınma Programı gibi politikalarla da şekilleniyor. Bu programlar, kadınlara ve genç kadınlara belli roller biçiyor. Bize dayatılan bu roller, yoksulluğun tam göbeğinde. Bu yoksulluk; kimi zaman okumak için çalıştığımız yerde maruz kaldığımız tacizle, kimi zaman eğitim hayatımıza devam edemememizle, kimi zaman da yurt imkanı olmadığı için kaldığımız yerlerde karşılaştığımız şiddet ve tacizle karşımıza çıkıyor. Bu yüzden birçok genç kadın eğitimden kopmak zorunda kalıyor. Biz de bu nedenle eşit bir yaşam, sömürünün sona ermesi, güvenceli koşullar ve önleyici politikaların hayata geçirilmesi için genç kadınlar olarak alanları dolduruyoruz.

“Yoksullukla mücadele ediyoruz ve buna bir çözüm bulunmasını istiyoruz”

Kadın Dayanışma Derneği’nden Songül Tuzluçayır,  “Yıllardır şiddetle mücadele ediyoruz. Bugün buradayız çünkü hükümet ‘Aile Yılı’ ilan etti ama hala kadınlar öldürülüyor, hala şiddet görüyor. Yoksullukla mücadele ediyoruz ve buna bir çözüm bulunmasını istiyoruz. Bu yüzden bugün meydanlardayız, sesimizi haykırıyoruz” diye konuştu.

Bir başka kadın ise, “Kadınlar olarak her zaman alanlarda olmaya devam edeceğiz. Çünkü son bir yılda şüpheli kadın ölümleri, kadın cinayetlerinin oranını aştı. Bizler bu cezasızlık politikalarına karşı, kadın cinayetlerini durdurmak ve şüpheli kadın ölümlerini aydınlatmak için sokaklarda, meydanlarda ve kampüslerde olmaya devam edeceğiz” dedi.