AYÇED’in Taşoluk Halkına Dayanışma Ziyareti: Bir Kasabanın Onurlu Direnişi

Kasım 2025’te Afyonkarahisar’ın Sinanpaşa ilçesine bağlı Taşoluk beldesinde yaşananlar, yalnızca bir maden gerginliği değil; bir halkın yaşam alanına sahip çıkma iradesinin en açık göstergelerinden biriydi. Gecenin üçünde, maden firmasının iş makinelerini sessizce beldeye sokmaya çalışmasıyla başlayan hareketlilik, kısa sürede yüzlerce insanın sokağa dökülmesine neden oldu. Çocuk, genç, yaşlı herkes “Taşoluk bizim” sloganlarıyla maden araçlarının önünde durdu.
Bu kararlı duruş, haklı olarak ülke gündemine taşındı.
Ardından belde ile maden şirketi arasındaki hukuki süreç yeniden alevlendi. Avukat Emre Sagun’un yaptığı açıklamada, ruhsattaki eksiklikler nedeniyle maden faaliyetinin Afyonkarahisar İl Özel İdaresi tarafından daha önce durdurulduğu; buna rağmen şirketin yargı sürecini beklemeden tekrar girişimde bulunduğu aktarıldı. Üstelik belediyenin uyarılarına ve halkın önceki tepkisine rağmen iş makinelerinin gece baskını yaparcasına Taşoluk’a sürülmesi, yalnızca hukuka değil, halkın iradesine de açık bir saygısızlıktı.
Sagun’un sözleri çok netti: “Bu toprakların gerçek sahibi Taşoluk halkıdır; provokatör değil, doğasının ve geleceğinin onurlu savunucusudur.”

İşte tam da bu nedenle, Aydın Çevre Koruma ve Kültür Derneği (AYÇED) olarak bizler, hem dayanışmamızı göstermek hem de yerinde gözlemde bulunmak amacıyla Afyon Çevre Derneği ile birlikte 10 Aralık Çarşamba günü Taşoluk’u ziyaret ettik.
Beldeye adım attığımız anda bizi karşılayan tablo, Türkiye’de ne yazık ki çok az gördüğümüz bir birlik tablosuydu: Belediye Başkanı Bilgin Özen, meclis üyeleri, muhtarlar ve köy halkı adeta tek bir yumruk olmuş, aynı ortak hedef için mücadele ediyordu. Gösterdikleri sıcaklık, misafirperverlik ve samimi ilgi bizleri derinden etkiledi. Deneyimlerimizi paylaştık, sorularını yanıtladık; karşılıklı bir güven ortamı kısa sürede oluştu.

Ziyaret sırasında gazetemizi, tüzüğümüzü ve magnetlerimizi de paylaşarak dernek çalışmalarımızı tanıttık. Ancak açıkça söylemek gerekir ki, bu ziyaretin en değerli yanı, Taşoluk halkının kararlılığını yakından görme fırsatıydı.
Bir kasaba düşünün: 3.500 nüfuslu, halkının yarısı emekli. Yolları, parkları, piknik alanları, göletleri; düzeni ve temizliğiyle adeta örnek bir Anadolu yerleşimi. Kasabanın stadyumu, kapalı spor salonu ve şehir merkezindeki büyük parkı da ayrıca dikkat çekiyor.
Bir de ekonomik gerçek var: Erkek nüfusun büyük bölümü yurtdışında çalışıyor ve kazançlarını memleketlerine gönderiyor. Ayrıca Türkiye’de ilk ve tek olan polen üretim tesisi de burada bulunuyor.
Belde, dört köklü ailenin yıllar içinde çoğalmasıyla bugünkü nüfusuna ulaşmış; dışarıdan yabancı yerleşim yok. Kültürel bağların bu denli güçlü olması, dayanışmayı da pekiştiriyor.
İşte bu nedenle Taşoluk’un direnişi yalnızca bir çevre mücadelesi değil; aynı zamanda bir kimlik, bir aidiyet ve bir yaşam hakkı savunusudur.
AYÇED olarak bu dayanışmanın bir parçası olmaktan onur duyuyoruz. Taşoluk halkı yalnız değildir; doğasını, suyunu ve geleceğini korumak için dimdik duran herkesin yanında yer almaya devam edeceğiz.

















































