Haberi dinleyebilirisiniz!

Kuşadası’nda Sahil Talanına Tepki: “Bugün Susarsak, Yarın Kuşadası Kalmayacak!”

İYİ Parti Kuşadası Belediye Meclis Üyesi Alpay Örter, Kuşadası’nın doğal güzelliklerinin ve sahillerinin sistematik bir şekilde yok edildiğini iddia ederek kamuoyunun dikkatini çeken önemli bir açıklama yaptı. Sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımda, özellikle Türkmen Mahallesi’ndeki eski Kısmet Otel arazisinde başlayan hafriyat çalışmalarına ve Sealight Otel çevresindeki yeni yapılaşmalara dikkat çeken Örter, Kuşadası’nın doğusundan batısına sahilden sahile betonlaşmaya açıldığını vurguladı. Belediyeye bilgi edinme başvurusunda bulunmasına rağmen bugüne kadar herhangi bir belge ya da bilgi alamadığını belirten Alpay Örter, “Bu kent sahipsiz değildir” diyerek hemşehrilerini Kuşadası’nın doğasına ve geleceğine sahip çıkmaya çağırdı.

Alpay Örter Açıklaması: Türkmen Mahallesi 2925 ada 2 parsel (eski Kısmet Otel arazisi) üzerinde başlatılan hafriyatla doğal yapı yok ediliyor.
Tüm teknik belgelerin İyi Parti grubum adına tarafıma sunulması için ekte sunduğum dilekçeyle 21.03.2025 tarihinde belediyeye başvurumuzu yaptım.
Ancak 21.03.2025 tarihinden bu yana hergün sormama rağmen malesef tarafıma hala bir bilgi belge cevap verilmemiş durumdadır.

Bu arada Kuşadası sadece bu alanda değil, aynı anda başka bir noktadan daha kuşatılıyor!

Eski Amara Sealight Otel’in yanında, yine sahile sıfır bir alanda, turizm imarı ile kanuna karşı hile yapılarak kooperatifleşme adı altında hisse satışı ile “arsa fiyatına ev” vaadiyle ayrı bir inşaat projesi başlatılmış durumda.
Sosyal medyada gördüğümüz gibi o “arsa ve ev” ilanı da işte bu bölgeye ait.

Yani Kuşadası’nın hem doğusu hem batısı, sahilden sahile betonlaşmaya açılıyor!

Bu iki ayrı proje, tek bir gerçeği haykırıyor;
Kuşadası’nın kıyıları sistematik bir şekilde yok edilmek isteniyor!

Biz susarsak, sadece bir tepeyi, bir sahili değil, çocuklarımızın geleceğini kaybedeceğiz.

Kısmet otel mevkiindeki doğa tahribatının ve Sealight çevresindeki plansız ve hukuksuz yapılaşmanın karşısındayız.
Bundan sonraki her aşamada da sürecin hukuki takibini yapacağız.
Bu kent sahipsiz değildir.
Sahillerimizi, ormanlarımızı, kamusal alanlarımızı kimsenin rantına teslim etmeyeceğiz.

Kamuoyunu bu iki ayrı skandalı da yakından takip etmeye, halkın hakkına ve kentine sahip çıkmaya çağırıyorum.

Bugün susarsak, yarın Kuşadası diye bir yer kalmayacak!