FENİKELİLERİN GÜNÜMÜZE ETKİLERİ

Kenan, Fenike, Kartaca, Mor Rengi, Fenix Ağacı, Anka kuşu, Alfabe, Bible, Barselona, Osman Hamdi Bey ve İskender Lahdi
Fenikeliler, Doğu Akdeniz sahillerinde, bugünkü Lübnan ve Suriye topraklarında yaşayan denizcilikte ve ticarette çok başarılı bir Ortadoğu halkıydı. Fenikelilerin kendilerine ne ad verdiklerini bilmiyoruz. Tevrat’ta onlara Kenanlılar deniyor. Onlarsa kendilerine şehirlerinin adlarını veriyorlardı. Sur, Sidon, Bibloslular gibi. Greklerin onlara taktığı isim ise Phoinikes – Fenike idi. Kartacalılar da Lübnan bölgesinden gelmiş Fenikelilerdi. Akdeniz’de kurdukları bazı şehirler: Kartaca (Tunus), Byblos (Lübnan) Tyre (Lübnan), Sidon (Lübnan), Beyrut (Lübnan): Cadiz (İspanya), Barselona (İspanya), Tanca (Tangier Fas) ve Malta.
KENAN ÜLKESİ: Kitabı Mukaddes’te (Tevrat) İsrail öncesi Fenike toprakları Kenan olarak geçer; bu İsraillilere vaat edilmiş Antik Filistin topraklarıdır. Komşuları gibi onların da dili Sami dillerindendir. Fenikelilerin tarihi Suriye-Filistin kıyı bölgesinde başlar. Batıda Akdeniz, doğuda zor geçilen Lübnan dağ zinciri vardır. Bu dağ yaklaşık yüz kilometre boyunca denize paralel olarak uzanır. Dolayısıyla Fenikeliler zorunlu olarak Akdeniz’e açılmışlardır. Fenike’nin asıl zenginliği Lübnan ormanlaydı. Bu ormanlar çamlarla, servilerle ve sedir ağaçlarıyla kaplıydı. Önde gelen kentleri Arados, Byblos, Sidon, Tyre ve Akka’dır. Sidon bir zamanlar diğer kentlere hakim olmuştur. Hem Tevrat’ta hem de Homeros’ta Sidonluların (Saydalılar) adları geçer. Fenikeliler mor boya üretiminde usta idiler. Phoinos Grekçe kırmızı anlamına geliyordu. Grekler bu insanlara ‘Kızıl insanlar’ anlamına gelen Phonikes demişler. İlginç olan kelimeye Lübnan’da Fenike diyoruz ama Kuzey Afrika’ya geçince aynı Grekçe Phoi-Ni-Kes Latince’nin etkisiyle Pu-Ni-Ci olur. Romalılar Fenike’ye Phoenicia halkına da Punics derler. Türkçemize de bu kelimeler Fenike Fenikeliler Pönler olarak geçmiştir.
MOR RENGİ (Eflatun Rengi): Günümüzde sentetik olarak üretilen boyalar Antik Çağda doğada elde edilirdi. Mor boya üretimi, bir tür salyangozdan yapılıyordu (shell of murex). Salyangozlar ezilir, kurutulur, özü çıkartılır, birçok işlemden sonra değişik tonlarda mor boya üretilirdi. Bunun için de tonlarca salyangoz kullanılırdı. Ayıklanmış salyangoz kabuğu yığınları günümüze kadar kalmıştır. Bu zorlu iş sonunda üretilen mor boya, asla çıkmaz, solmazdı. Oldukça pahalı olduğundan Fenikelileri zenginleştiren en önemli ihraç maddesi idi. Bu renkte kumaşları almaya ancak çok varlıklıların gücü yeterdi. Mısır ve Pers hükümdarları, krallar, prensler, Roma senatörleri, yüksek din adamları gibi. Mor asaletin, zenginliğin sembolü idi. Türkçe’de Eflatun rengi, Plato rengi denmesi de bu asaleti gösterir. Romalılarda soyluluk ve otorite simgesi olduğu için filozof Plato’ya yani Eflatun’a atfedilmiştir (Arapça’da P harfi yoktur. Araplar, P ile başlayan kelimeleri F ile başlatırlar. Platon Eflatun, Parsi Farsi, Pers Fars, Palestine Filistin, Phoinikes Fenike gibi.) Bu renge eflatun adı verilmesi, Plato’nun Devlet adlı eserinde bunun en soylu renk olduğunu belirtmesinden gelir.
En açıktan en koyuya mor rengin tonları:
Tür. İng. Alm. Tür. İng. Alm.
Lavanta Lavender Lavendel Menekşe Violet Violett
Şap Taşı Shale Stone Schieferstein Mürdüm Damson-Plum Pflaume
Lila Lilac Flieder Erguvan Magenta Magenta
Leylak Lilac Flieder Eflatun Mauve Malve
Orkide Orchid Orchidee Koyu Mor Indigo Purple Indigo Lila
Siklamen Cyclamen Zyklamen Bordo Moru Wine Purple Wein Lila
Ametist Amethyst Amethyst Patlıcan Moru- Eggplant Purple- Auberginen Lila
FENİKS AĞACI, Palmiye: Date Palm (Phoenix dactylifera) Hurma ağacı bu bölgenin adıyla anılır. (Palmiye ağacı, yapraklar ağaç gövdesinden bir kol gibi çıkar, yaprakları aya- avuç içi gibi tam ortadan çıkan parmaklar gibidir. Bundan dolayı Lat. Palma- Türkçe; Aya denir: Fr. palmier’in okunuşundan Türkçeye palmiye olarak geçmiştir.) Phenice = Palm Tree

PHOENIX (Anka Kuşu): Arapça Anka, Farsça Simurg kuşu; Türkçesi Zümrüdü Anka, Hüma kuşu veya Umay olarak da bilinir. Fenike bölgesinden dolayı Fenikeli olarak anılır. İslam’da insan gibi konuşan renkli tüylü bir cennet kuşudur. Çok yükseklerde yaşamasından ulaşılmazdır. “Küllerinden yeniden doğmak” Efsaneye göre bu kuş, öleceğini hissettiği zaman kendisine ağacın kuru dallarından bir yuva yapar, yuvanın içinde ölümü beklermiş. Güneş yükselir, kuru dalları ısıtır ve yakar. Böylelikle, Anka kuşu kendi yuvasında yanarak ölür ve çok geçmeden aynı küllerinden yeniden doğarmış. Yanarken çıkan kırmızı-mor alevlerden buna phoenix denmiş olabilir. Çaresizlikte, her şeyini kaybedip de ümitsiz kalanlara bir umut olarak yol göstericidir. Herkes küllerinden yeniden doğabilir. Hayatta her şey geri gelebilir zaman, yaşam hariç. Yaşam olduğunca umut vardır. Herodot 2. Kitap – 73’de Phoenix’ten bahseder. ANKA Taoizm’de de vardır. Ölümsüzlüğün sembolüdür. Reenkarnasyon (yeniden doğuş)’ da bu döngüyü simgeler. Ayrıca Phoenix adı ABD’nin 5. Arizona’nın en büyük şehrinin adı olarak yaşamaktadır.
FENİKE ALFABESİ: Dünyanın bilinen en eski alfabelerinden biridir. MÖ 12.yy’dan itibaren kullanılmaya başlamıştır. Grek, Latin, İbrani ve Arap alfabesi gibi birçok alfabeye ilham vermiştir. Sesli Harfi Yoktur, sessiz harflerle yazılır. Sesli harfler, okuma sırasında bağlamdan çıkarılır. Sağdan sola doğru yazılır. Sadece 22 harfi vardır. Fenike Alfabesindeki harfler bazı değişikliklerle ve sesli harfler eklenmesiyle Grek alfabesinin temelini oluşturur. Latin alfabesi Grek alfabesinden dolayısıyla Fenike alfabesinden etkilenerek geliştirilmiştir. İbranice Alfabesi: Fenike alfabesine dayanmaktadır. İkisi de sağdan sola yazılmakta ve benzer harfler barındırmaktadır. Arap Alfabesi: Fenike alfabesinin bir evrimi olarak kabul edilir. Bugün Malta adasında konuşulan ve Semitik orjinli olan Maltaca diğer Sami dillerinden Fenikece’den aldığı birçok kelime dolayısıyla ayrışır ve ona çok farklı bir karakter verir.


















































