Haberi dinleyebilirisiniz!

TÜRKİYE’NİN UNESCO GEÇMİŞİ: KÜLTÜREL MİRASA GEÇ KATILAN ÖNCÜLER

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü, yani UNESCO, 1946 yılında kurulduğunda Türkiye, bu yapının kurucu 20 ülkesinden biriydi. Henüz II. Dünya Savaşı’nın izleri silinmemişken, dünyanın ortak kültürel, bilimsel ve eğitsel geleceğini planlamak üzere masaya oturan ülkeler arasında Türkiye’nin de bulunması, dönemin vizyonunun ne denli geniş olduğunu gösteriyor.

Türkiye’nin UNESCO nezdindeki ilk temsilcisi, edebiyatımızın usta ismi Reşat Nuri Güntekin idi. Ardından Prof. Bedrettin Tuncel, 1966-1968 yılları arasında UNESCO Genel Başkanlığı görevini üstlenerek Türkiye’nin bu alandaki ağırlığını dünyaya taşıdı. Sonraki yıllarda ise Prof. Erdal İnönü, Prof. Talat Halman ve Prof. Orhan Güvenen gibi değerli akademisyenler ve entelektüeller, ülkemizi Yürütme Konseyi’nde başarıyla temsil etti.

UNESCO’nun en bilinen çalışmaları arasında yer alan Dünya Kültürel ve Doğal Mirasının Korunmasına Dair Sözleşme, Kasım 1972’de Paris’te imzalandı. Bu sözleşme ile, bütün insanlığın ortak mirası kabul edilen kültürel ve doğal varlıkların korunması hedefleniyordu. UNESCO, bu kapsamda “Dünya Kültür Mirasları” listesini oluşturmaya başladı.

Ancak Türkiye bu sözleşmeye ne yazık ki oldukça geç, 1983 yılı başında taraf oldu. İlk kültürel miras alanlarımız 1985 yılında listeye alındı. Oysa 1978 yılında Almanya’daki Aachen Katedrali başta olmak üzere 12 kültürel miras varlığı listeye girmişti bile. Türkiye’nin bu 13 yıllık gecikmesi, kültürel miras alanlarının korunması ve tanıtımı açısından ciddi bir zaman kaybına yol açtı.

UNESCO DÜNYA KÜLTÜR MİRASI LİSTESİNDE TÜRKİYE

Bugün Türkiye, bu listeye girmenin önemini geç de olsa kavramış durumda. Şu anda ülkemizin 22 kültürel miras alanı UNESCO tarafından korunuyor. İşte Türkiye’nin evrensel mirasa sunduğu başlıca katkılar:

1. İstanbul’un Tarihi Alanları – 1985

2. Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası (Sivas) – 1985

3. Göreme Milli Parkı ve Kapadokya (Nevşehir) – 1985

4. Hattuşaş (Boğazköy), Hitit Başkenti (Çorum) – 1986

5. Nemrut Dağı (Adıyaman-Kahta) – 1987

6. Xanthos-Letoon (Muğla) – 1988

7. Pamukkale-Hierapolis (Denizli) – 1988

8. Safranbolu Şehri (Karabük) – 1994

9. Truva Antik Kenti (Çanakkale) – 1998

10. Edirne Selimiye Camii ve Külliyesi – 2011

11. Çatalhöyük Neolitik Kenti (Konya) – 2012

12. Bergama Çok Katmanlı Kültürel Peyzaj Alanı – 2014

13. Bursa ve Cumalıkızık: Osmanlı İmparatorluğu’nun Doğuşu – 2014

14. Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri – 2015

15. Efes (İzmir) – 2015

16. Ani Arkeolojik Alanı (Kars) – 2016

17. Afrodisias (Aydın) – 2017

18. Göbekli Tepe (Şanlıurfa) – 2018

19. Arslantepe Höyüğü (Malatya) – 2021

20. Gordion (Ankara) – 2023

21. Anadolu’nun Ortaçağ Dönemi Ahşap Hipostil Camileri (13.-14. yüzyıl):
• Afyon Ulu Camii
• Sivrihisar Ulu Camii (Eskişehir)
• Ahi Şerafettin Camii (Ankara)
• Eşrefoğlu Camii (Konya)
• Mahmut Bey Camii (Kastamonu) – 2023

22. Sardes ve Bin Tepeler (Manisa) – 2025

Bu liste, sadece taş ve toprağın değil; uygarlığın, bilimin, sanatın ve yaşamın izlerini taşıyan ortak mirasımızdır. Her bir kültürel varlık, insanlık tarihine atılmış bir mühürdür.

Türkiye, bu mirasa sahip çıkmakta gecikmiş olabilir; ama geçmişin kayıplarını, bugünün kararlılığıyla telafi etmek mümkündür.