DEM Parti Aliağa’dan Deprem Uyarısı: Asıl Tehlike Hazırlıksızlık

DEM Parti Aliağa İlçe Örgütü, Güzelhisar Fayı’nda artan sismik hareketliliğe dikkat çekerek, Aliağa’nın yalnızca deprem değil, sanayi kaynaklı ikincil afetler açısından da büyük risk altında olduğunu vurguladı. Açıklamada, “Aliağa’da asıl tehlike deprem değil, ihmaldir” denildi.
DEM Parti Aliağa İlçe Örgütü, Aliağa ve çevresinde son günlerde artan deprem hareketliliğine ilişkin yazılı bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada, İzmir ve çevresinin aktif fay hatları üzerinde bulunduğu hatırlatılarak, Aliağa açısından deprem riskinin artık soyut bir ihtimal olmaktan çıktığı belirtildi.
Son beş gün içerisinde Güzelhisar Fayı üzerinde yaklaşık 10 depremin meydana geldiğine dikkat çekilen açıklamada, Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir’in, Güzelhisar Fayı’nın 6,7 büyüklüğüne kadar deprem üretebileceği yönündeki değerlendirmesine yer verildi. Fayın yaklaşık 2 bin yıldır deprem üretmediği ve yeniden aktifleştiği vurgulanırken, depremlerin fayın orta kesiminde yoğunlaşmasının uzmanlar tarafından kritik bir uyarı olarak değerlendirildiği ifade edildi.
Açıklamada, Aliağa’nın yanı sıra Foça, Menemen, Çiğli, Bergama ve Dikili’nin de yüksek deprem riski altında olduğu belirtilerek, Aliağa’nın sıradan bir yerleşim alanı olmadığına dikkat çekildi. Rafineri, petrokimya tesisleri, akaryakıt depolama alanları, gemi söküm sahaları ve liman işletmeleriyle iç içe geçmiş bir sanayi kenti olan Aliağa’da, olası bir depremde yıkımın yalnızca bina hasarıyla sınırlı kalmayacağı ifade edildi.
Kimyasal sızıntılar, yangınlar, patlamalar, petrol ve gaz hatlarının zarar görmesi, liman altyapısının çökmesi ve çevresel kirlenme gibi ikincil afetlerin, can kayıplarını ve toplumsal yıkımı katlayabileceği vurgulandı.
DEM Parti Aliağa İlçe Örgütü, tüm bu risklere rağmen merkezi hükümetlerin, ilgili kamu kurumlarının ve bugüne kadar Aliağa’yı yöneten belediye yönetimlerinin bütünlüklü ve şeffaf bir deprem hazırlığı ortaya koymadığını belirtti. Açıklamada, yapı stokunun önemli bir bölümünün denetimsiz olduğu, sanayi tesislerine ilişkin deprem sonrası risk senaryolarının halktan gizlendiği, tahliye planları ve toplanma alanlarının yetersiz olduğu, halk ve emekçiler için düzenli eğitim ve tatbikatların yapılmadığı ifade edildi.
Bu tablonun yalnızca yerel yönetimlerin değil, kamusal planlamayı rant politikalarına teslim eden anlayışın sonucu olduğu belirtilen açıklamada, Aliağa Belediyesi’ne, siyasi partilere, meslek odalarına, yerel basına ve emek–demokrasi güçlerine çağrı yapıldı.
DEM Parti Aliağa İlçe Örgütü, depremi teknik bir başlık olarak değil, toplumsal adalet, halk sağlığı ve yaşam hakkı meselesi olarak ele aldıklarını vurgulayarak şu talepleri sıraladı: Deprem ve sanayi risk haritalarının kamuoyuna açıklanması, mahalle temelli tahliye planlarının ve afet eğitimlerinin hayata geçirilmesi, sanayi tesisleriyle bağlayıcı sorumluluk protokollerinin imzalanması, şeffaf ve denetlenebilir bir Afet Dayanıklılık Fonu kurulması ve sağlık, ulaşım ile iletişim altyapılarının bağımsız kurullar tarafından denetlenmesi.
Açıklama, “Aliağa’da asıl tehlike deprem değil; ihmaldir, tedbirsizliktir ve hazırlıksızlıktır. Aliağa’nın geleceği bürokratik masalarda değil, halkın örgütlü gücünde ve dayanışmada yatmaktadır” ifadeleriyle sona erdi.

















































