DEM Parti Aliağa’dan Sert Tepki: “37 Milyon TL’yi Aşan Kamu Zararı Cevapsız Bırakılamaz”

DEM Parti Aliağa İlçe Örgütü, 2 Aralık Salı günü gerçekleştirilen Aliağa Belediyesi Meclis Toplantısı sonrası yazılı bir değerlendirme yaparak Sayıştay raporunda yer alan bulgulara dikkat çekti. İlçe örgütü, toplantının “halk adına denetim yapılması gereken bir zemin olmaktan çıkarıldığını” belirterek Belediye Başkanı ile meclis çoğunluğunu “hesap vermekten kaçınmakla” suçladı.
Parti açıklamasında, meclis toplantısında dile getirilen eleştirilerin tamamen Sayıştay’ın ağır tespitlerine ve halkın sahadaki gerçek sorunlarına dayandığı vurgulandı:
“Bu mesele meclis içi bir gerilim değil, Aliağa halkının milyonlarca liralık hakkının gasp edilip edilmediği sorusudur.”
Sayıştay: 28 Bulgu, 10 Kalemde 37 Milyon 45 Bin TL Kamu Zararı
2024 yılı Sayıştay Denetim Raporu’na göre Aliağa Belediyesi’nde 28 ayrı usulsüzlük bulgusu ve 10 kalemde toplam 37 milyon 45 bin TL kamu zararı tespit edildiği hatırlatıldı.
DEM Parti, Belediye Başkanı’nın raporu hazırlayan denetçileri hedef alan açıklamalarını “son derece tehlikeli” olarak nitelendirdi ve şu ifadeleri kullandı:
“Sayıştay Anayasa güvencesinde bağımsız bir kurumdur. İktidar partisinin ilçe belediye başkanının bu kurumu itibarsızlaştırmaya çalışması başlı başına sorgulanması gereken bir durumdur.”
Helvacı Doğalgaz Hattı: “18 Milyon TL’lik Kamu Zararı ‘Ben Katlanırım’ Denilerek Örtülemez”
Açıklamada, Helvacı Mahallesi’ne çekilen doğalgaz hattında 18 milyon TL’yi aşan kamu zararı tespit edildiği hatırlatılarak şu sorular yöneltildi:
Hat hangi yasal yetkiyle yapılmıştır?
Hangi bütçe tertibinden karşılanmıştır?
Hangi ihale yöntemi uygulanmıştır?
Sayıştay bu işlemi neden kamu zararı olarak değerlendirmiştir?

“Belediye Başkanı’nın ‘Ben katlanırım’ sözleriyle bu durumu geçiştirmesi kabul edilemez. Kamu zararı kişisel iradeyle kapatılamaz; hukuki, idari ve cezai sorumluluk doğurur.”
Personel Görevlendirmeleri, Danışmanlıklar ve Kıdem Tazminatları: “Milyonlarca Liralık Belirsizlik”
Sayıştay raporunda kıdem tazminatları, personelin STK’lara görevlendirilmesi ve danışmanlık sözleşmeleri gibi kalemlerde de ciddi kamu zararı tespit edildiği belirtilerek şu sorular yöneltildi:
Bu ödemeler hangi yasal dayanakla yapılmıştır?
Personel hangi protokollerle dernek ve vakıflara gönderilmiştir?
Danışmanlık sözleşmelerinde somut çıktı ve denetim mekanizması var mıdır?
Gıda Paketleri, İftar Harcamaları ve İkramlar: “Belge Gösterilmeden Sürdürülmez”
Belediyenin iftar ve gıda paketi harcamalarına dair belgelendirmenin yapılmadığı yönünde tespitlere dikkat çeken DEM Parti, şu soruları kamuoyu adına sordu:
2024’te kaç haneye gıda paketi dağıtıldı?
Dağıtım listeleri ve teslim tutanakları açıklanacak mı?
Sosyal yardım bütçesi neden artan yoksulluğa göre artırılmamaktadır?

Ayrıca 2024 yılı içinde belediye bütçesinden düğün altınları, ulusal başarı ödülleri ve 2 milyon 400 bin TL’yi aşan ikram harcamaları yapılmasına da dikkat çekilerek bu giderlerin hangi sosyal politikanın parçası olduğu sorgulandı.
Belediyenin Vergi ve SGK Borcu 600 Milyon TL’ye Yaklaştı
DEM Parti, Aliağa Belediyesi ve bağlı şirketlerin toplam SGK ve vergi borcunun 600 milyon TL’ye dayanmış olmasının da ciddi bir alarm olduğunu belirterek:
Bu borçlanma politikasının sorumlusu kimdir?
Bu yük gelecek kuşaklara mı devredilecektir?
sorularını yöneltti.
“Muhalefet Belediyelerine İşleyen Hukuk, İktidar Belediyelerinde Askıya mı Alınıyor?”
Açıklamada Türkiye genelinde Sayıştay raporları nedeniyle muhalefet belediyelerine soruşturmalar açıldığına, başkanların tutuklandığına ve kayyum atandığına dikkat çekilerek şu kritik sorular soruldu:
Aynı Sayıştay raporları iktidar belediyeleri için neden işlememektedir?
Hukuk iktidar belediyeleri için askıya mı alınmıştır?
“Aliağa Halkının Tek Bir Kuruşu Sahipsiz Değildir”
DEM Parti Aliağa İlçe Örgütü, taleplerini şu başlıklarda topladı:
Sayıştay raporunun tamamının halkın katılımına açık bir toplantıyla açıklanması,
Kamu zararı tespit edilen tüm kalemler için bağımsız yargı süreçlerinin başlatılması,
Belediye bütçesinin şatafattan ziyade emekçilere, yoksullara ve sosyal haklara ayrılması,
Sosyal yardımların siyasi şov olmaktan çıkarılıp hak temelli bir yapıya kavuşturulması.
Açıklama,
“Aliağa halkının tek bir kuruşu sahipsiz değildir. Bu kaynağın hesabını sormak siyasal, hukuki ve ahlaki sorumluluğumuzdur.”
ifadeleriyle sona erdi.













































