DEM Parti’den AB’ye Tepki: “Aliağa’da Ekolojik Sömürgeciliğe İzin Vermeyeceğiz”

DEM Parti Aliağa İlçe Örgütü, gemi söküm tesislerine Avrupa Birliği tarafından verilen “onaylı tesis” statüsüne sert tepki göstererek, uygulamayı “çifte standart ve ekolojik sömürgecilik” olarak nitelendirdi. Parti, Aliağa’nın ağır bir toksik risk alanına dönüştüğünü vurgulayarak “Yaşamı, emeği ve doğayı savunacağız. Aliağa’yı savunacağız” mesajı verdi.
“AB’nin kendi ülkelerinde yasakladığı yöntemler Aliağa’da uygulanıyor”
DEM Parti’nin açıklamasında, Aliağa’daki gemi geri dönüşüm tesislerinin yıllardır çevre, işçi sağlığı ve halk sağlığı açısından ciddi tehdit oluşturduğu belirtilerek, buna rağmen bazı tesislere AB tarafından onay verilmesinin kabul edilemez olduğu ifade edildi.
Açıklamada, Avrupa Birliği’nin kendi ülkelerinde kesin olarak yasakladığı “baştankara yöntemi”nin Aliağa’da uygulanmaya devam etmesi, “AB’nin Türkiye’de düşük standart rejimine göz yumduğunu gösteren açık bir çifte standart” olarak değerlendirildi.
“ÇED muafiyetleri ve denetim eksikliği bölgeyi risk alanına çevirdi”
Parti, Aliağa’daki tesislerin büyük bölümünün yıllardır ÇED süreçlerinden hukuka aykırı biçimde muaf tutulduğunu hatırlatarak, denetim eksikliğinin tehlikeli sonuçlarını şu ifadelerle vurguladı:
Tehlikeli atık yönetimindeki ihlallerin artması,
Yetersiz iş güvenliği ve çevre denetimleri,
Bölgenin ağır bir çevresel tehdit alanına dönüşmesi.
Açıklamada, kısa süre önce ortaya çıkan 15 bin tonluk yasadışı tehlikeli atık dökümü skandalı “denetim mekanizmalarının çöktüğünün kanıtı” olarak gösterildi.
Ağır metal kirliliği alarm veriyor
TÜBİTAK ve Ege Üniversitesi’nin araştırmalarında, bölgede hava, su ve toprakta ağır metal seviyelerinin sınır değerlerin çok üzerinde olduğuna dikkat çekildi. Türkiye’de sistematik bir meslek hastalığı izlemesi olmasa da, AB onaylı tesislerde çalışan işçilerde meslek hastalığı vakalarının tespit edilmiş olması, maruziyetin ciddiyetini ortaya koyuyor.
“AB’nin Aliağa siyaseti ekolojik sömürgeciliktir”
DEM Parti, AB’nin Aliağa’da uyguladığı standartların “teknik bir eksiklik değil, ekolojik sömürgecilik örneği” olduğunu savundu:
“Kendi topraklarında kabul etmediği yöntemleri burada meşrulaştıramaz. Buna izin vermeyeceğiz.”
Açıklamada ayrıca, 18 kurum tarafından 3 Kasım’da Avrupa Komisyonu’na gönderilen açık mektubun, AB’nin yıllardır sürdürdüğü görmezden gelme politikasını ve tehlikeli faaliyetlerin daha zayıf çevre koruma politikalarına sahip ülkelere aktarılmasını gözler önüne serdiği belirtildi.
“Aliağa’yı ağır bir toksik mirasın merkezi haline getirmeyeceğiz”
DEM Parti Aliağa İlçe Örgütü, emek örgütleri, meslek odaları, çevre platformları ve yaşam savunucularıyla birlikte mücadeleyi sürdüreceklerini duyurarak açıklamayı şu sözlerle tamamladı:
“Yaşamı, emeği ve doğayı savunacağız! Aliağa’yı savunacağız!”













































