Yabancı Hayranlığına Son Vermenin Zamanı

Süper Lig’de ve Avrupa kupalarında başarısız olan Beşiktaş ve Fenerbahçe’de teknik direktör değişiklikleri gündeme damgasını vurdu.
Beşiktaş, hem ligde hem de Avrupa arenasında beklenen sonuçları alamayan Ole Gunnar Solskjaer ile yollarını ayırdı. Siyah-beyazlı camia, taraftarın da gönlünde ayrı bir yeri olan ve Beşiktaş’ı şampiyon yapan Sergen Yalçın’la anlaşmaya vardı. Bu hamle, hem tribünlerde heyecan yarattı hem de “yerli hocalara dönüş” açısından dikkat çekici bir adım oldu.
Fenerbahçe’de ise tablo farklı değildi. Avrupa’da Benfica’ya elenerek yoluna devam edemeyen sarı-lacivertliler, ligde de hayal kırıklığı yaşatınca yönetim ani bir kararla Jose Mourinho’nun görevine son verdi. Yönetim, geçmiş sezonda başarılı sonuçlar aldığı İsmail Kartal ile yeniden görüşmelere başladı.

Bana göre, her iki kulübün de yerli ve başarıları kanıtlanmış teknik adamlara yönelmesi oldukça sağlıklı bir karar. Yabancı hoca hayranlığının artık sona ermesi gerekiyor. Örneğin Galatasaray’da Okan Buruk’un art arda yaşattığı şampiyonluklar bunun en güzel kanıtı.
Üstelik yabancı hocalarla yapılan anlaşmalar sadece sportif açıdan değil, mali açıdan da büyük bir yük getiriyor. Beklenmeyen ayrılıklarda ödenen milyonlarca euroluk tazminatlar kulüpleri iyice zorluyor. Zaten ekonomik darboğazda olan kulüpler, bu nedenle daha da çıkmaza giriyor.
Bir başka mesele ise yabancı futbolcu sayısı. 11 yabancıyla sahaya çıkan takımların başarı elde edemediğini artık görmek zorundayız. Demek ki yanlış verilmiş kararların sonuçlarını yaşıyoruz. Federasyon da bu konuda sorumluluk almalı ve yabancı transferine sınır getirmeli. En fazla 2-3 kaliteli yabancı oyuncu yeterli olur; gerisi Türk futbolculara bırakılmalı.
Avrupa’da dört takımımızın birden elenmesi tesadüf değil. Bu tablo önlem alınması gerektiğinin en somut göstergesi. Türk futbolu, kendi değerlerine dönmediği sürece başarıyı yakalaması zor görünüyor.
















































