BASIN ÖNE EĞİLMESİN

Vay vay vay… Benim güzel Aydın’ımda bir çarşaf silkelenmeye görsün, pireler sağa sola kaçışmaya başladı! Sen nelere kadirsin ey teknoloji! Öyle ya, yıllardır bir köşeye sinmiş fırsat kollayanlar, bugün sahneye çıkıp “gazeteci” sıfatıyla arzıendam ediyor. Ne hikmetse iki kelimeyi bir araya getiremeyenler, klavye başında ahkâm kesiyor. Biri çıkıp da “Ne oluyor burada?” diye sorsa, verecekleri tek cevap bile yok!
Eskiler boşuna dememiş: “Dandili dandili dost olana, danalar girmiş bostana.” Bizler de yıllarca uyumuşuz meğer! İş işten geçtikten sonra uyanıyoruz. Şimdi sormak lazım: Kalem nedir bilmeyen, gazeteciliği masabaşı kumpaslar sanan bu isimler nasıl oldu da birer “yazar” kesildi? Nasıl oldu da altlarına çekilen son model arabalarla, akıl almaz maaşlarla ödüllendirildi?

Cevap basit: Onlar satılık kalemlerdi!
Yaklaşık 20 yıl önce hayatımıza önce havuz medyası, sonra yandaş medya olarak girdiler. Borsa misali alınıp satıldılar. Kimin parası varsa, kimin çıkarı uygunsa, onun sesi oldular. Başlangıçta isimleri trol idi, sonra kılık değiştirip gazeteci kisvesiyle her yere yayıldılar. Tek amaçları vardı: Bir patron bulup onun emirleri doğrultusunda algı yaratmak! Bunun için iftiraysa iftira, kumpassa kumpas… Yeter ki bedelini alsınlar!
Onlar için ideoloji yoktur, parti yoktur, ahlâk yoktur. Sadece satılacakları fiyat vardır!
Ve bu tezgâh büyüdü, dallandı, budaklandı. Öyle bir hâl aldı ki, iş artık sadece propaganda yapmakla kalmadı; psikolojik savaşın bir parçasına dönüştü. Algı operatörleri yarattılar. Sahte belgelerle insanları karaladılar. İftiralarla hayatları söndürdüler. Ama dikkat edin! Hiçbiri gerçekten gazeteci olmadı, olamazdı! Onlar sadece gazeteci taklidi yaparak sizi kandırdılar ve hâlâ kandırıyorlar!

SİYASETİN YENİ SİLAHI: ABC’LER
İşin en vahim tarafı ne biliyor musunuz? Artık siyasetçiler, rakiplerine söyleyeceklerini doğrudan değil, bu ABC’leri kullanarak iletiyor. Bir yandan halkın gerçek gündemini unutturuyor, diğer yandan istedikleri zaman suyu bulandırıp, istedikleri zaman berraklaştırıyorlar.
Bugün bir siyasetçi bir rakibine saldıracaksa bunu bizzat yapmıyor. Bunun yerine beslediği gazeteci görünümlü tetikçilere, trollerine işaret veriyor. Onlar da algı operasyonlarıyla, yalan haberlerle, çarpıtılmış bilgilerle hedef gösteriyor. Ne acıdır ki, bir dönem FETÖ’nün taktikleriyle insanları linç eden bu sistem, bugün farklı aktörlerle ama aynı kirli yöntemlerle devam ediyor.
Şimdi soruyorum:
Dün yere göğe sığdıramadıklarını bugün yerin dibine sokanlar kimler?
Dün MHP’li, AKP’li olup da bugün CHP’nin yanında saf tutanlar kimler?
Dün kuru soğana muhtaçken, bugün sahillerde lüks hayat sürenler kimler?
Dün dolmuş parasına muhtaçken, bugün son model arabalarla caka satanlar kimler?
Cevap belli değil mi?
Bu düzenin arkasındaki isimler değişiyor ama oyunun kuralı değişmiyor!
Kimler mi var bu oyunun arkasında? FETÖ’nün taktiklerini ezber etmiş, şekil değiştiren bukalemunlar! Biraz geçmişini araştırın gün gibi önünüze serilecek onlar.
Dün FETÖ’nün dümen suyunda olanlar, bugün başka kılıklara girip aynı pisliği yayıyor! Yeni patronları kimse, ona hizmet ediyor, onun adına konuşuyor, onun emirleriyle, istenilen algıyı yaratıyorlar.
Ve sen… Eğer hâlâ bunları gazeteci sanıp, itibar gösteriyorsan…
Bu siyasetçilerin söylemlerine kanıp, gerçekleri görmeyip, hala onlara oy veriyorsan…
Artık uyan be kardeşim!
Bunu gör, bunu anla, bunu fark et!
Yoksa kusura bakma ama kabahatin büyüğü sende be kardeşim!
















































