Berlin’de Büyük Buluşma: Turizm, Siyaset ve Ticaretin Kesişimi

Almanya’dan selamlar…
Avusturya’dan Almanya’ya uzanan yolculuğumun rotası bu kez Berlin. Malum, dünyanın en büyük turizm fuarlarından biri olan ITB Berlin kapılarını açmış durumda. Berlin’e kadar gelip de bu dev etkinliği pas geçmek olmazdı. Fuara Türkiye’den katılan turizmcileri görmek, kimlerle nasıl bağlantılar kurulduğunu gözlemlemek için stantlar arasında dolaşıyorum.

Derken, tanıdık yüzlerle karşılaşıyorum. Usta gazeteci Y.D. de burada, o da gözlemlerini yapıyor. Ama daha ilginci, Aydın’ın “daimi vekili” diyebileceğimiz isim de fuardaki turlarıyla dikkat çekiyor. Ne de olsa yılların tecrübesi, ilginç bağlantılar konusunda uzman bir isim.

Şimdi biraz rakamlara bakalım: 12.400 turizm firmasının katıldığı fuarda Türkiye, yaklaşık 100 otel, tur operatörü, seyahat acentesi ile temsil ediliyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türkiye Turizm Geliştirme Ajansı (TGA), Türkiye’nin sadece deniz ve güneşiyle değil, son yıllarda hız kazanan sağlık turizmi, golf sahaları, mavi yolculuk ve doğa sporları gibi alternatif turizm olanaklarıyla da öne çıkmasını hedefliyor.

Fuardaki atmosfer oldukça yoğun. Stantlarda bolca görüşme yapılıyor, projeler masaya yatırılıyor, iş bağlantıları kuruluyor. Tabii ki, fuarın en dikkat çeken isimlerinden biri de Etstur ile birlikte Maxx Royal, Voyage ve Caja By Maxx Royal otellerinin sahibi olan değerli Bakanımız. Yanında AKP’den tanıdığımız isimlerle birlikte, turizm dünyasının önemli temsilcileriyle birebir temas halinde.

AKP YK üyesi E.G beyefendi bir hanımefendi ile birlikte CHP’li belediyelerden bazılarının stantlarına yapılan dikkat çekici bir ziyarette bulunuyorlar. Peki, bu ziyaretin önemi ne? İşin o kısmı düşündürücü…

Fuarın yoğun temposunda iş görüşmeleri kadar, özel sohbetler de büyük önem taşıyor. Ve işte o anlardan biri: Özel bir iftar yemeği organizasyonu. O ünlü gazeteci de orada, ben de ikinci kimliğimin sağladığı avantajla masanın bir köşesinden gözlem yapıyorum. Vekilimiz Bakanımız AKP CHP fark etmiyor. Kim kiminle dost, kim kiminle iş bağlantısı kuruyor, hangi ticari ve siyasi ittifaklar şekilleniyor? Masada oturanların yüz ifadeleri, göz göze geldiklerinde verdiği mesajlar aslında her şeyi anlatıyor.

Şimdi akla şu soru geliyor: Sayın Bakan’ın olduğu bir ortamda, iş dünyasından biri olarak bu bağlantılara doğrudan dahil olmak mümkün mü? Burada öyle bir atmosfer var ki, siyaset ve ticaret iç içe geçmiş durumda. Partiler üstü dostluklar kurulmuş, herkes birbirine gülümsüyor, omuz omuza veriyor. Ticaretin dili siyasetten bağımsız mı dersiniz? Görünen o ki, burada tam bir ticari, geleceğin siyasi ittifakı var. Anladınız siz…
Berlin’den selamlar…
















































