Haberi Dinlemek için TIKLAYINIZ...!

CHP’li Olmadan CHP’den Seçilmek: Yeni Nesil Siyasetin Zübük Manifestosu

Bana nedense bu tutuklama seni hatırlatıyor,
Sen ki yıllar önce “solcu değilim ama CHP’den aday olacağım” cümlesini ederken gözünü bile kırpmayan o çatık kaşlı çelimsiz çocuk…

Ve şimdi yine benzer bir yüz karşımızda: Bir zamanların ANAP’lısı, bugün CHP’den Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı olmuş Muhittin Böcek. Tutuklandı. İddianame kabarık: 30 milyonluk bir ev, kampanya araçlarının giydirme bedelini iş insanına kitlemek, oğlunun “tuhaf” yatırımları…

Oysa bu millet CHP’li belediye başkanı dedi mi, Atatürk’ün “bir lokma, bir hırka” mirasını hatırlamak ister. Ama şimdi karşımıza çıkan portre, daha çok “bir villa, bir ihale” çiziyor.

Ne diyordu Sayın Böcek?
“Ben sizi utandıracak hiçbir şey yapmadım.”
Haklı olabilir. Zaten bu utanılacak işleri başkaları yapıyor, ama sizin adınıza. Oğlunuz, eşiniz, dostunuz, yakın çevreniz…
Ama siz de onların bir adım gerisinden değil, tam ortasından yürüyorsunuz. Ve ne acıdır ki, CHP rozetiyle.

Bakın bu rozet kırtasiyeden alınmaz. Cumhuriyet Halk Partili olmak, bir kartvizit değil, bir çizgidir.
Ama ne yazık ki son yıllarda bu çizgiyi sadece seçim pusulasında görüyoruz.
CHP’li olmadan CHP’den seçilmek artık bir norm haline geldi. Sağdan devşirilen ne kadar “başarılı yönetici” varsa, halka rağmen halkçı olmaya soyunuyor.
Yönetim anlayışı değil, “yönetişim kumpası” sergileniyor.

Ve CHP Genel Merkezi?
O hâlâ, “seçimi kazandı ya, gerisi önemli değil” rehavetinde.
Denetim deseniz, yok.
Ahlaki ölçü deseniz, pas geçmiş.
Kendi içinden çıkan çürüğü ayıklamaktan aciz bir Genel Merkez, nasıl olur da bu ülkeyi yönetmeye talip olur?

CHP’yi iktidara taşıyacak olan şey yalnızca muhalefet şansı değil, ahlaki üstünlüktür.
Bu üstünlüğü de, oğluna 30 milyonluk ev konduranlardan, seçim kampanyasını iş adamına yıkanlardan alamayız.
Onlardan alacağımız tek şey, bir tutuklama haberi sonrası gözümüze inen utanç perdesidir.

Ey Genel Merkez,
Artık şu soruyu sormanın zamanı gelmedi mi?
Bu başkanlar gerçekten “bizden mi”?
CHP’li mi, yoksa sadece CHP listesinden mi?

Evet, biz CHP’liler bazen susarız ama unutmayız.
Bir belediye başkanının mal beyanı, oğlunun malvarlığı, eşinin alışverişi, çevresinin lüksü bizi ilgilendirir.
Çünkü biz bu partiyi Atatürk’ün partisi diye bağrımıza bastık.
Ve şimdi her gün bu partinin adı, bir yolsuzluk dosyasında, bir tutuklama haberinde geçiyorsa; bunun vebali sadece Böcek’in değil, ona “dokunmayan”larındır da…

Bu yüzden dön bir bak etrafına:
Zübükler meydanda, şakşakçılar hazır,
Halkçı geçinip halkı kandıranlar için sezon açılmış.
Ve ben yine seni hatırlıyorum:
Çatık kaşlı, çelimsiz, devşirme CHP’li geçinen, gerçek CHP’lileri partiden atmak için meleşen çocuk…
Senin gibiler yüzünden CHP’lilerin başı öne eğiliyor.
Ve ne yazık ki artık, utanç da bize miras kalıyor.