Haberi dinleyebilirisiniz!

ESKİ KOMŞULUKLAR

Kapı önlerinde sohbet ettiğim, bir fincan kahve eşliğinde dertleştiğim, hasta olduğumda, bir tas çorba getiren komşularım nereye kaçtılar?
Komşularımla, sadece aynı mahalleyi paylaşmak değil, bir dayanışma biçimini sergilediğimiz günler nerede?
Günümüzde, hızla değişen yaşam koşulları, bireyselleşme ve dijitalleşme komşuluk ilişkilerimi nereye götürdüler?
Oysaki iyi komşuluk ilişkimiz vardı ve bu yalnızca bizi birey olarak değil, yaşadığımız toplumda, genel huzurumuzu, güven duygumuzu besleyen unsurlardandır.

“Ev alma komşu al” atasözümüzü de ne çok dile getiriyorduk. Çünkü iyi bir komşu, zor zamanlarımızda en yakın destekçimiz olacağımızdan emin olurduk. İlk yardıma koşan genellikle yan komşumun olacağını bilirdik. Bu da toplumsal dayanışmayı arttırır, güven duygumuzu pekiştirirdi.

Bizim komşuluk ilişkilerimiz güçlüydü ve suç oranları da o nedenle daha düşük ya da hemen hemen hiç yoktu. Çünkü kötü niyetli kişiler de böyle bir ortamda barınamayacaklarını bilirlerdi.

Bizler birbirimizi tanıyınca, çocuklarımız da güven içerisinde olduklarını hissederek birebirleriyle iletişim kurarlardı.
Bir Yaşlılarımız, yaşlılık hissetmez, yardımlaşma içerisinde olduklarını düşünürlerdi; kollayıp koruyacağımızı biliyorlardı.
Günümüzde, kaybolan değerlerimizi, nasıl yeniden hayata geçirebiliriz?
Selamlaşmak, ilk adım olarak ele alınabilir. Kapıda karşılaştığımız komşumuza, içten ve samimiyetle “günaydın” demek sıcak bir ilişkinin fitilini yakacaktır.
Küçük iyiliklerle başlamak örneğin evde pişirdiğimiz kekten birkaç parçayı komşuya sunmak, komşumuz kendini değerli hissedecektir.
Apartman ya da mahalle içinde, dayanışmayı güçlendirecek etkinlikler düzenlemek mümkün.
İletişim konusunda hassasiyet gösterilebilir. Apartman ya da mahallede WhatsApp grubu kurulabilir.
Empati duygusu geliştirilebilir, komşularımızın sınırlarına saygı göstermek, onların da size aynı şekilde yaklaşmasını sağlar.

Sonuç olarak iyi komşuluk ilişkisi sadece iki kişi arasında değil, tüm toplumda olumlu bir etki yaratır. Çünkü mutlu ve huzurlu mahalleler, huzurlu şehirleri, huzurlu şehirler ise güçlü ve sağlıklı bir toplumu oluşturur.
Unutmayalım ki belki de en zor günümüzde bize uzanacak ilk el komşumuzun eli olacaktır.

Bütün bunların ışığında, en yakın komşumuzun kapısını tıkırdatarak, köpüklü bir kahveye ve sıcak bir sohbete var mısınız?

Saygılarımla…
Melahat Erten Tekeşin