GAZETECİLİĞİ TEHDİT ETMEK SUÇTUR,
HUKUKA GÖZDAĞI VERMEK SİYASİ AYMAZLIKTIR

Gazetecilik; söylentiyle değil, belgeyle yapılır.
Hukuk; tehditle değil, delille konuşur.
“Güvercin Masa İhale Dosyası” başlığıyla kamuoyuna yansıyan “İhaleye Fesat Karıştırma” haberleri; müfettiş raporlarına, savcılığa iletilmiş resmi belgelere ve bu raporlarda yer alan iddialara dayanmaktadır. Söz konusu bilgiler, yalnızca tek bir yayın organında değil; birçok yerel gazete ve haber portalında yayınlanarak **kamuoyunun haber alma hakkı** çerçevesinde paylaşılmıştır.
Buna karşın bugün, **Cumhuriyet Halk Partisi Aydın İl Başkanlığı** aracılığıyla servis edilen, **Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel’in avukatı olduğunu belirten Av. Umut Yaşar imzalı**, **belge içermeyen, yalnızca iddiadan ibaret bir metinle gazeteciler açıkça tehdit edilmiştir**.
Bu durum yalnızca etik bir sorun değil, açık bir hukuka aykırılıktır.
Türk Ceza Kanunu’nun **106. maddesi** açıkça tehdidi suç olarak tanımlar.
Yine TCK’nın **125. maddesi**, kişilerin ve meslek gruplarının onur ve saygınlığını hedef alan saldırıları suç kapsamında düzenler.
Gazetecileri, yaptıkları yayınlar nedeniyle hedef göstermek ve baskı altına almak; **ceza hukuku bakımından karşılıksız değildir**.
Bununla birlikte **Avukatlık Kanunu’nun 34. maddesi**, avukatlara mesleklerini hukukun üstünlüğü ve doğruluk ilkeleri çerçevesinde yürütme yükümlülüğü yükler.
Belgesiz iddialarla, tehdit dili kullanılarak gazetecilerin hedef alınması; **avukatlık mesleğinin onuruyla bağdaşmaz**, mesleki sınırların açık ihlalidir.
Öte yandan **Basın Kanunu’nun 3. maddesi**, basının özgür olduğunu ve sansür edilemeyeceğini hüküm altına alır.
Aynı Kanun, gazetecilerin kamuoyunu bilgilendirme görevini **hukuki güvence altına alır**.
Bu güvenceyi tehdit yoluyla aşındırmaya çalışmak, doğrudan **basın özgürlüğüne saldırıdır**.
















































