Beslenme Alışkanlığı ve Günümüzde Diyetin Önemi

Sanayi Devrimi ile dünya üretime dayalı gelişim sürecine girdi. İlk çağlardan başlayan üretimin fazlasını takas yolu ile değiştirme çabaları sanayi devriminden itibaren daha çok kar elde etme isteklerini kamçılayıp üretimi hızlandırdı. İşte bu üretim çılgınlığı dünya ticaretini farklı bir yola sokup insanları tüketime yönlendirdi. Bu tarihten sonra ortaya çıkan tüketim toplumunda dengesiz beslenme ve obezite kavramları ile tanışmış olduk.
Obezite gittikçe yaygınlaştı, o günlerden bu günlere, kilodan yakınan herkes farklı farklı yollara, yöntemlere başvurmaya başladı. Kilo vermek üzerine çeşit çeşit makaleler yayınlanmaya, fikirler öne sürülmeye başlandı. İletişimin artması, farklı iletişim yollarının ortaya çıkması ile kişilerin güzel görünme çabası da akıl almaz şekilde fazlalaştı.

Diyetisyenler, hiç şüphesiz bu konuda gidebileceğimiz en güvenli yerlerdir. Eğitimini sağlıklı beslenme, kontrollü beslenme ve kilo kaybı gibi birçok alanda tamamlamış bu güvenilir kişiler, sadece kilo verirken değil, aynı zamanda sağlığımız için aklımıza takılan her türlü sorunun sorulabileceği ve danışabileceğimiz kişiler oldular.
Diyetisyenler, sağlıklı insanların iyi halini koruma ve geliştirmeyi, sağlıksız insanların sağlığına kavuşturmayı hedefleyen Beslenme ve Diyetetik bölümünden mezun kişilerdir. Bizler günümüz toplumunda onların yardımıyla daha az hareket edip daha fit görünüme kavuşmaktayız. Gerek yazılı basından, gerek görsel basından, gerekse internet ortamından her türlü bilgiye çok çabuk ulaşabildiğimiz günümüzde bilinçli hareket etmenin önemini artık herkes kavradı.
Bilinçsiz zayıflama sonucunda anoreksiya dediğimiz, beslenme bozukluğuna bağlı aşırı zayıflama hastalığı ile obezite dediğimiz aşırı şişmanlık hastalığı ortaya çıkmaktadır. Bunlara bağlı olarak yaşları gereği sağlıklı olması gereken çok sayıda insan hayata erkenden veda etmektedir. Özellikle günümüzde hizmet sektöründe çalışan nüfus oranının artması, oturduk yerden çalışanların fazlalaşması bu tür hastalıklara zemin hazırlamaktadır.
İşte bu nedenlerden dolayı günümüzün sorunu olan bu konulara dikkat çekmek için Diyetisyen Saliha Nur Güneş ile bir görüşme yaptık. Kendisi konu hakkında bilgi sahibi, donanımlı biri olarak bize önemli açıklamalarda bulundu.
Saliha Nur Güneş Aydın doğumlu. İlk ve ortaokulu Çine’de, lise öğrenimini Aydın Süleyman Demirel Anadolu Lisesi’nde tamamladı. Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünü bitirdikten sonra Hacettepe Üniversitesi bünyesinde zorunlu stajlarını tamamladı. “Annelerin Beslenme Tutumları ve Çocuklarının Yeme Davranış Etkileri” üzerine lisans tezini yazdı ve bunun yanında, “Obezitede Nutrigenetik Yaklaşımlar” üzerine seminer hazırladı. 2022 Temmuz ayında mezun oldu. 2023 Ocak ayında kendi işimi kurarak iş hayatına atıldı. Şu anda Diyetisyen Saliha Nur Güneş, Aydın Efeler’deki Beslenme ve Diyet Danışmanlığı Merkezinde hizmet vermekte.
1.A. “Dünya genelinde Obezite hızla artıyor ve Türkiye’de de bu hızlı artışın en çok olduğu ülkelerden biri konumunda. Bunun için ülkemizde ne gibi çalışmalar yapılmalı, hangi önlemler alınmalıdır?”
1.N.G: “Obezite dünya çapında artış gösteriyor. İnsanların sağlığını olumsuz yönde etkileyen obezite konusunda diyetisyenler büyük önem taşıyor. Obezite denince ilk akla gelen meslek grubu diyetisyenlerdir. Ama helen sağlıksız zayıflama ilaçları, geçerliliği olmayan zayıflama çayları ve palyatif cerrahi halk tarafından bilinçsizce ilgi görüyor. Ancak işin aslı beslenme yoluyla çözüme gitmektir. Bu durumda başka yollara gitmek insan sağlığı açısından uygun değildir. Özellikle Sağlık Bakanlığı diyetisyen atamalarını ihtiyaçlar ölçüsünde artırmalıdır. Şu anda hastanelerde bile yeterli diyetisyen olduğunu söyleyemeyiz. Toplum sağlığı dikkate alındığında aile sağlığı merkezlerinde bile diyetisyen istihdamı sağlanmalıdır. Obezitenin önüne geçmek için sağlıklı yaşam merkezleri kurulmalı, halkın bilinçlendirilmesi için gerek yerel ve gerekse merkezi kurumlar tarafından eğitimler verilmelidir. Çocukluk çağı obezitesi önemli olduğu için okullarda çocuklara ve ailelerine yönelik bilgilendirmeler yapılmalıdır. Böylelikle sağlıklı beslenme yolları öğretilerek obezitenin önüne geçilmelidir. Anoreksiya, yeme davranış bozukluğu ise daha ciddi ele alınması gereklidir. Bu sorun sadece beslenme yolu ile çözülemeyeceği için hem sağlık uzmanı, hem diyetisyen, hem de psikolog yardımıyla çözüme ulaşabilir.”
1.A. “Özellikle birçok dünya ülkesinde yayılmaya başlanan; diyet ofisleri, diyet restoranları, diyet kafeleri gibi yeni girişimlerin açılması konusunda düşünceleriniz nelerdir? Türkiye’de bu girişimlerin geleceğini nasıl görüyorsunuz?”
1.N.G.”Bu tür çalışmalar yakın zamanda hızlı bir gelişim içine girecektir. İnsanların yaşam tarzları, iş hayatındaki değişmeler beslenme ve beslenmeye bağlı bozuklukları beraberinde getirdiği için insanların daha sağlıklı beslenmeye yönelmesi gerekmektedir. Ülkemizde yerel yönetimlerin işlettiği yerlerde bu tür diyet beslenme ortamları bulunmakta ve özel sektörde de artmaya başlamaktadır. Zaten bu tür yerler işletmeler sayesinde gelişebilen yerlerdir. Yerel yönetimler halk sağlığına daha fazla önem verirse kötü yeme alışkanlıklarının ve bunlara bağlı hastalıkların önüne geçilebilmesi daha kolay olacaktır.”
1.A.”İşinizi yaparken karşılaştığınız zorluklar nelerdir? Zorlukları aşmak için nasıl bir yol izliyorsunuz?”
1.N.G.”Bizler her kişiye özel çözümler sunuyoruz. Bize danışan farklı kişilere farklı beslenme uygulamaları yaparak çözümler sunuyoruz. Öncelikle bizlerin doktor olmadığını belirtmek isterim. Bizler sağlık çalışanları ile koordineli çalışan farklı bir sağlık çalışanıyız. Beslenme ve beslenmeye bağlı sorunlarda ilk akla gelen diyetisyenler olmalıdır. Biz onların bu beslenme bozukluklarının düzeltilmesinde en önemli kişileriz. İlaç yazma işi doktorların sorumluluğunda, biz ise ilaçsız tedavi yoluna gidiyoruz. Zaten şu anda zayıflama maksadı ile piyasada satılan ilaçların önemli bir kısmı kişiye yarardan çok zarar vermektedir. Bizim yaşadığımız en önemli zorluk bu. Ama bize danışan insanlara bir durumlarını tespit edip kişisel çözümler önerirken bu durumu açıklıyoruz.”
İnsan sağlığı ve insan hayatının değeri hiçbir şeyle ölçülemez, daha sağlıklı ve kaliteli yaşam sürebilmek için sağlıklı beslenmeye özen göstermeliyiz. Bunun için kendi yapımıza uygun beslenmeyi öğrenmek, buna göre yaşayıp sağlıklı olabilmek için diyetisyenlere danışmalıyız. Herkese sağlıklı ve kaliteli yaşam ister. Diyetisyen Saliha Nur Güneş’e verdiği bilgiler için teşekkür ederiz.
“Sağlıklı olmak istiyorsan az ye, saygın olmak istiyorsan az konuş.” (Özbek Atasözü)
HÜSEYİN ASAR
















































