Aydın Lisesi’nde Neler Oluyor?

Bir Eğitim Çınarının Gölgesinde Derinleşen Soru İşaretleri

Aydın Lisesi… Cumhuriyet’in eğitim meşalesini taşıyan bu köklü kurum, 1948 yılında Aydın ilinin ilk lisesi olarak kapılarını açtı. Öncesinde Cumhuriyet Mektebi adıyla ortaokul düzeyinde eğitim verirken, kısa sürede ilin en prestijli eğitim kurumu haline geldi. Bugüne kadar on binlerce gencin hayatına dokunan bu okul, sadece Aydın’ın değil, Türkiye’nin de hafızasında önemli bir yer edindi.

Klasik lise döneminden süper lise yıllarına, oradan Anadolu Lisesi modeline geçişiyle değişen yapısına rağmen Aydın Lisesi’nin başarısı hiç gölgelenmedi. Uluslararası festivallerden Türkiye derecelerine, akademik başarıdan sanata kadar her alanda adından söz ettiren bu okulun mezunları arasında, “Aydın Liseli olmak bir ayrıcalıktır” sözü, bir gurur nişanesi olarak dilden dile dolaşır.

Ben de bu okulda 18 yıl boyunca öğretmenlik ve idarecilik yapmış bir eğitimci olarak, bu ayrıcalığı yaşamış olmanın onurunu taşıyorum. Ancak bugün, bu kıymetli çınarın dalları arasında bazı huzursuzluklar yaşandığı yönünde ciddi iddialar gündemde…

Proje okulu statüsüne geçtikten sonra, okul içinde öğretmenlere yönelik baskıların arttığı konuşuluyor. 6 yılını dolduran öğretmenlerin “havuz” tehdidiyle karşı karşıya kaldığı, bazı sendikal tercihler nedeniyle baskı altında tutulduğu, müdür yardımcılığı kadrolarında sürekli değişiklik yaşandığı yönünde ciddi söylentiler var.

Geçtiğimiz yıl Valilik izni olmadan CERN gezisine öğrencilerin gönderildiği ve bu geziye katılan öğretmenin rapor alarak izinsiz şekilde katıldığı iddiaları, eğer doğruysa, okul yönetiminin ciddi bir usulsüzlüğe imza attığını gösteriyor.

Yine yakın dönemde ortak sınav sorularının çalındığı, sınavın iptal edildiği; bazı öğrencilerin e-okul şifresini kırarak notlarını değiştirdiği, sonrasında bu notların düzeltildiği gibi olaylar, okulun disiplin ve güvenlik zafiyetlerine işaret ediyor.

Tüm bunların yanı sıra, öğretmenlerin havuza alınmasına öğrencilerin gösterdiği tepki, sabah töreninde bir öğrencinin “Andımız”ı okumak istemesi üzerine yaşandığı söylenen orantısız müdahale ve mobbing iddiaları, okul ikliminde ciddi sorunlar yaşandığını gözler önüne seriyor.

Okulun binalarının ve spor salonunun elden çıkarılması, öğrencilerin açık alanda beden eğitimi yapmak zorunda kalması; tiyatro gösterilerinin izlenmemesi için salonun bilinçli olarak ders saatinde kiralanması gibi uygulamalar da, eğitim kültürüne yakışmayan tutumlar olarak dikkat çekiyor.

Tüm bu tablo gösteriyor ki, Aydın Lisesi’nde sadece fiziki değil, manevi yapıda da ciddi bir çözülme riski var. Oysa ki bu okul, Türkiye’nin dört bir yanından en başarılı öğrencilerin eğitim aldığı bir kurum olarak, çok daha sağlıklı ve uyumlu bir ortama layık.

Bizim arzumuz; ilimizin göz bebeği Aydın Lisesi’nde sağlıklı bir eğitim ikliminin yeniden inşa edilmesi, öğretmenlerin ve öğrencilerin kendilerini güvende hissettiği, uyumlu ve verimli bir ortamın yaratılmasıdır. Çünkü bu okulun başarısı, yalnızca öğrencilerin değil, Aydın’ın, hatta ülkenin başarısıdır.

Burada en büyük sorumluluk, Aydın Valimize ve Milli Eğitim yetkililerine düşüyor. Eğitimdeki yönü belirleyecek pusula, “mutlu öğrenci, mutlu öğretmen, mutlu toplum” anlayışıdır.

Unutmayalım:
“Geleceğin güvencesi sağlam temellere dayalı bir eğitime; eğitim ise öğretmene dayalıdır.”
(Mustafa Kemal Atatürk)