Haberi Dinlemek için TIKLAYINIZ...!

Aydınspor Üzerine Güzelleme

Geçtiğimiz hafta hiciv üzerine “Dolap Beygiri mi, Mayın Eşeği mi?” başlıklı bir yazı kaleme almıştık. Hiciv sever bir milletiz vesselam. Bu hafta da hicivden devam edelim…

Bozoklu Celal, Osmanlı tımarlı sipahilerindendir ve Celali İsyanları’yla tanınır. Onun hiciv yüklü şiirlerinden biri, dönemin yönetimine karşı duyulan tepkinin açık bir ifadesidir. Şiirin ilk dörtlüğü şöyledir:

> Şalvarı şaltak Osmanlı,
Eğeri kaltak Osmanlı,
Eken de yok, biçen de yok,
Yiyen de ortak Osmanlı…

Bozoklu Celal, Osmanlı’nın 16. yüzyılda bozulan yönetim yapısına ve Türkmenlere karşı tavrına isyan eder. Ancak bu isyanını yalnızca silahla değil, şiirle de dile getirerek bir anlamda halkın sesi olur.

Geçtiğimiz günlerde “Bir Sevdadır Aydınspor” başlıklı yazımızda, Aydınspor’un Süper Amatör Lig’de geçirdiği zorlu süreci ve bu süreçte Kulüp Başkanı Erhan Özlüer ile bazı oda ve borsa başkanları arasında yaşanan tatsızlıkları ele almıştık. Takımın kent bileşenleri arasında sahipsiz kaldığını da açıkça dile getirmiştik. Ancak tüm bu olumsuzluklara rağmen, Erhan Özlüer zoru başardı ve takımını şampiyonluğa taşıdı.

Süper Amatör Lig’de şampiyonluğunu ilan eden Aydınspor, ligin son haftasında Çine Madranspor’u 2-1 mağlup ederek sezonu zaferle kapattı. Şampiyonluk kupasını, sezonun son maçında coşkuyla kaldırdı. Bu başarıda emeği geçen herkesi, Başkan Erhan Özlüer şahsında kutluyoruz.

Bu maça kadar sahalarda pek göremediğimiz birçok kişi, ilginç bir şekilde şampiyonluk maçında boy gösterdi. Kupa töreninde ise kupayı Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu verdi. Kendisi bugüne dek Aydınspor maçlarına pek ilgi göstermemiş, amatör kulüplere de yeterli desteği sağlamamıştı. Ancak bu maç özelinde konaklama desteği vererek önemli bir katkıda bulundu. Desteği için teşekkür ederiz. Kupayı onun takdim etmesi elbette anlamlıydı.

Yeri gelmişken, bir içkili mekânda Aydınspor Başkanı Erhan Özlüer ile Efeler Belediyesi Meclis Üyesi Polat Bora Mersin arasında yaşanan tartışma konuyu başka bir mecraya taşıdı. Bu tür sürtüşmeler, kentin dengesini bozuyor. Herkesin daha dikkatli olması gerekiyor.

Zorlu zamanlarda takıma maddi ya da manevi destek vermeyen kişilerin, başarı geldiğinde ön saflarda yer almaya çalışması, ister istemez Bozoklu Celal’in dizelerini hatırlatıyor. Umarız bu kişiler, Aydınspor başta olmak üzere tüm amatör kulüplere bundan böyle gerçek anlamda destek verir. Çünkü bundan sonrası çok daha zorlu olacak.

Aydınspor, Süper Amatör Lig şampiyonu olarak Bölgesel Amatör Lig’de mücadele etme hakkı kazandı. Ancak ortada ne sahası var, ne antrenman tesisi, ne de konaklama imkânı… Bu şartlarda başarı, neredeyse bir mucizeye eşdeğer.

Gelecek hakkında ise söylenti çok: Üçüncü Lig’den bir takımla birleşeceği, Efeler 09’la güçlerini birleştireceği ya da doğrudan üst lige yükselecek bir kadro kuracağı konuşuluyor. Ancak burada en büyük sorun para. Bu konuda konuşması gereken iki isim var: Özlem Çerçioğlu ve Erhan Özlüer.

Önümüzdeki sezon ister bir takımla birleşip Üçüncü Lig’de mücadele etsinler, ister Bölgesel Amatör Lig’de devam etsinler, en az 50 milyon TL gerekiyor. Şampiyonluğa oynayacak bir kadro için bu rakamın en az iki katına ihtiyaç var. Peki bu para var mı? Hayır. Toplanır mı? Bu kadar bölünmüş bir kentte çok zor. Kişisel çıkarlar, takım ruhunun önüne geçiyor. Başarı geldiğinde ortaya çıkanlar, mücadele anında seyirci kalıyor. Üst liglerde böyle başarı gelir mi? Aydınspor’un üst liglerden alt liglere düşüşü, bu sorunun cevabıdır.

Peki, ne yapılmalı?

1966 yılında Aydınspor’un kurulmasında sağlanan birlik, bugün yeniden sağlanmalıdır. Özellikle Aydın Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki futbol kulübü feshedilmeli, tüm oyuncular Aydınspor çatısı altında toplanmalı, İlhami Ortekin Spor Tesisleri Aydınspor’un kullanımına verilmeli, gerekirse kulüp yönetiminin büyük bölümü Büyükşehir Belediyesi tarafından belirlenmelidir. Ancak en çok da altyapıya önem verilmelidir. Çünkü altyapı olmadan başarı gelmez.

Bu bir bayrak yarışıdır. Bugün bayrak Erhan Özlüer’de, yarın başka birinde olacak. Ama asıl önemli olan, başarıyı getirecek sistemin kurulmasıdır.

Burada en büyük sorumluluk, spora her fırsatta destek verdiğini söyleyen Özlem Çerçioğlu’na düşüyor. Eğer gerçekten Aydınspor için bir şeyler yapmak istiyorsa, Erhan Özlüer ile acilen bir araya gelmeli ve yol haritasını belirlemelidir. Çünkü başka Aydınspor yok.

Bu noktada, ömrü başarı öyküleriyle dolu olan Kulüp Başkanı Erhan Özlüer hakkında bir hikâye paylaşmak isterim:

Karıncaya sormuşlar:
Nereye gidiyorsun?
Karınca cevaplamış:
Hacca gidiyorum.
Gülerek demişler ki:
Sen bu hızla oraya ölene kadar bile varamazsın.
Karınca demiş ki:
Olsun, varamasam da uğrunda ölürüm.

İşte Erhan Özlüer de tıpkı o karınca gibi… Hedefinden sapmadan, son nefesine kadar mücadele eden bir adam. Aydın Lisesi’nde öğrencimdi. O günlerde simit tablasıyla simit satar, hayalleriyle yaşardı. Bugün o hayalleri, Aydınspor’un gerçeği haline getirdi. Kendisine, Aydınspor’un zor günlerindeki emeği için teşekkür ederiz. Yoluna taş koyanlara da esefle bakarız.

“Göründükleri gibi olmalıdır insanlar. Eğer değillerse, hiç görünmesinler daha iyi.”
William Shakespeare