Bayram Bizim Neyimize?

Bayramlar, milletimizin birlik ve beraberlik içinde sevinçle kutladığı günlerdi. Ancak zaman değişti, bayramların anlamı da değişti. Bugün, ekonomik zorluklarla, adaletsizliklerle, hukuksuzluklarla boğuşan bir toplumun bayramı nasıl yaşanır?

Son yıllarda giderek derinleşen ekonomik kriz, işsizlik, emekli maaşlarının yetersizliği, hukuksuz tutuklamalar, sosyal adaletin yok oluşu, basın özgürlüğünün askıya alınması, eğitim ve sağlık sistemindeki çöküş gibi sayısız sorun, halkımızın yaşama sevincini elinden aldı. Toplumun her kesimi bir çıkış yolu ararken, mevcut yönetim Türk kimliğini ve milli değerleri aşındırma çabasına hız kesmeden devam ediyor. Milyonlarca sığınmacı, ülkemizin ekonomik, kültürel ve sosyal dengelerini altüst ederken, bizler kendi ülkemizde ikinci sınıf vatandaş konumuna itiliyoruz.
Gün geçmiyor ki kötü bir haber almayalım. Yangınlar, depremler, cinayetler, trafik kazaları, iş kazaları, umutsuz öğrenciler, işsiz gençler, intihar vakaları… Adalet sisteminin siyasallaşması, geciken yargı süreçleri, hukuksuz tutuklamalar, icra dosyalarındaki patlamalar, güven duygusunu tamamen ortadan kaldırdı. Kadın cinayetleri, çocuk istismarları, sokak suçlarının artışı, ekonomik sıkıntılarla beraber büyüyen hırsızlık vakaları, basın mensuplarının susturulması, muhaliflerin terörist ilan edilmesi, faili meçhul cinayetlerin çoğalması… Tüm bunlar, halkın umudunu ve bayram sevincini söküp attı.

Tam da bu kaos ortamında, CHP’ye gönül verenlerin birlik içinde olması gerekirken, parti içindeki bazı yönetimler yanlış kararlar alarak kendi tabanını bölmeye devam ediyor. Bunun en bariz örneklerinden biri de Kuşadası CHP örgütünün kıymetli bir üyesi olan Serap Başel’in partiden ihraç edilmesidir.
Serap Başel, yıllarca CHP için emek harcamış, Kuşadası Kent Konseyi bünyesinde birçok başarılı projeye imza atmış, “Emekli Kart” uygulamasını hayata geçirerek yüzlerce emeklinin hayatını kolaylaştırmış, Egeden Medya Haber Sitesi’nde CHP ve Ekrem İmamoğlu haberlerini hiçbir beklenti olmadan yayımlamış bir isimdir. CHP’yi ve onun değerlerini savunan bir gazeteci olarak, her zaman partinin daha güçlü olması için çalışmış, mücadele vermiştir. Ancak tüm bu emeklerine rağmen, kendisini parti dışına itenler, aslında partinin öz değerlerine zarar verdiklerini göremeyecek kadar körleşmişlerdir.

CHP içinde liyakatsiz yöneticiler var oldukça, parti içi hesaplaşmalar devam ettikçe, iktidara yürümek bir hayalden öteye geçemez. Serap Başel’in ihracı, CHP’nin üye sayısını artırmak yerine kendi öz gücünü törpüleyen yanlış bir adımdır. Bu yanlıştan dönülmeli, partinin gerçekten emek veren, mücadele eden isimlerine sahip çıkılmalıdır. Onu ihraç edenler, bu yanlış kararın utancını ömür boyu taşıyacaklardır.
Bu bayram, ülkemizin içinde bulunduğu bu umutsuz tablo karşısında, kutlanacak bir bayram değil, sorgulanacak bir gelecektir. Bu şartlarda bayram kutlama hakkımız yok. Çünkü bir millet, ancak hak ettiği özgürlüğe, adalete ve refaha kavuştuğunda bayram edebilir.
“Başarının şartları; bilmek, istemek, cüret etmek ve susmak.” (Axel Munthe)
















































