CHP’nin 38. Kurultayı

HÜSEYİN ASAR

CHP 100 Yılı aşan tarihi ile önemli bir misyona sahiptir. CHP öyle bir siyasi oluşumdur ki, ulusal bağımsızlığı kazanan, cumhuriyeti kuran, saltanatı kaldıran, hilafete son veren ve Ulusal Birliği sağlayan partidir. CHP siyasi hayatında yenilikçi ve değişimci özelliği ile ülkeyi ve milleti hep bir adım ileriye taşımayı kendine görev bilmiştir.

Bugün CHP’de kurultay vardı. Delegeler, milletvekilleri, parti meclisi üyeleri, beklentisi olanlar Ankaraya akın etti. Sabah erken saatlerden itibaren kurultay yapılacak salona doğru hareket başladı. Gelin gibi süslenmiş salon misafirlerini heyecanla bekliyordu. Her ne kadar eski kurultay heyecanı olmasa da geleneksel olarak kurultay kelimesi sihirli bir anlam taşıyordu. Salon tıklım tıklım doluydu. Coşku liderlerin gelişiyle dalga dalga arttı. Salonun bu görüntüsü CHP’nin her şartta ülkemizin sürükleyici gücü olduğunu gösteriyordu. Özgür Özel salona girerken “Özgürlük” şarkısının yayınlanması önemliydi. Salonda pankart savaşları ilgi çekiciydi ama asıl etkiyi liderlerin konuşması delegeler üzerinde daha etkili olacaktır.

Milyonlarca CHP üyesi ve AKP iktidarından bıkmış olan milyonlarca insan bu kurultayı bekliyordu. Herkesin aklında 1972 kurultayı var. O kurultay partinin ağır topu İsmet İnönü ile genç Kuşağı ve ortanın solunu temsil eden Bülent Ecevit’in arasında kıyasıya bir mücadeleye tanık olmuştu. Şimdi herkesin beklentisi benzer şekildeydi. Zaten Özgür Özel bu kurultaya atıfta bulundu.

Aynı şekilde Sayın Kılıçdaroğlu’nun Genel Başkan olduğu kurultayı hatırlayalım. Herkeste bir heyecan ve iktidar beklentisi vardı ama 1972’de olan bu kurultayda gerçekleşmemişti. Çünkü gerçek değişim değil, sadece belirli noktalarda değiştirme gerçekleşmişti.

Kurultayda Divan Başkanı olan Ekrem İmamoğlu değişimi temsil eden duruşuyla destek gördü. Ekrem İmamoğlu konuşmasında: “Bu kurultay sadece CHP kurultayı değil, Türkiye muhalefetinin toptan şekilleneceği bir kurultaydır. Herkesi umutlandıracak, çok umutlandıracak.”

“Milletimizin önüne çeşitli tarihleri vizyon diye koyanlar oldu, bundan sonra o tarihleri biz belirleyeceğiz. 2024’ü biz kazanacağız, 2028’i de biz kazanacağız. 2029’u da, 2053’ü de biz kazanacağız” diyerek parti hedeflerini gösterdi.

Özgür Özel konuşmasında ağırlıklı olarak değişimden ve gelişimden söz etti CHP yönetiminin süreç içinde yeterli teknik destek alamadığını, danışman ve başkan yardımcılığı kadrolarının iyi seçilmediğini vurguladı. Sivas Kongresi, 1927 Kongresi ve 1972 Kongresi üzerinden değişimin önemini hakkında konuştu.

Özgür Özel’in konuşmasının ardından tekrar söz alan Kılıçdaroğlu kendisine yönelik eleştirilere cevap verdi. Ama şimdiye kadar olan başarısızlıktan, Atatürk ve CHP karşıtı paylaşımları bulunan danışmandan söz etmedi. Bir Genel Başkan kendi partisinin ve Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusu hakkında olumsuz paylaşımlarda bulunan birini danışman olarak atıyorsa orada büyük sorunlar var demektir.

Şu ana kadar izlediğimiz kadarı ile yaşanan gelişmelerden çıkarılan bir ders olmadığı görülüyor. 44 yıldır iktidara gelemeyen bir partinin kendine çeki düzen vermesi, başarısız kadroların tasfiyesi gerekir. Bunun için yenilenmeden öteye değişim gerekir. Dinamik bir örgüt yapısı gerekir. Örgütlerin, belediye başkanlarının, meclis üyelerinin, hatta delegelerin konumlarının bile yeniden düzenlenmesini gerekir.Yaşamın her alanında çalışacak profesyonel kadrolar gerekir. Liyakat olmadan hiçbir şey olmaz. Bunları gerçekleştirmeden yapılan her kurultay zaman kaybıdır.

İçinde bulunduğumuz ortamda muhalefet lehine olan koşullara rağmen %25 oy oranı dediğimiz cam fanusu aşamıyorsan önce bunları değiştirmek için çalışacaksınız ve değişeceksiniz. Gerekirse işgal ettiğiniz makamları terk edeceksiniz.

Henüz CHP Genel Başkanı belli olmadan bunları yazıyoruz. Umarım gerçekten partiyi iktidara taşıyacak, örgüte enerji verecek bir yönetim iç başına gelir. Yoksa yandı gülüm keten helva.

“Sen dünyasın; oyüzden sen değişirsen, dünya değişir.” (Osho)

HÜSEYİN ASAR