Demokrasi Görünümlü Monarşi

Bir ara ülkemizde “Doğan görünümlü şahin arabalar” vardı. Şimdilerde siyasetçi görünümlü çakallar ve demokrasi görünümlü Monarşi sevdalıları var.
Demokrasi; “Halkın halk tarafından, halk için yönetimi” olarak kısaca tarif edilebilir. Monarşi ise kısaca; “Siyasal gücün bir tek kişinin elinde bulunduğu ve yönetimin genellikle kalıt yoluyla aile bireylerine geçtiği devlet biçimi” olarak tanımlanır.
Eğitim bakımından yetersiz, kültür bakımından istenen seviyeye ulaşmamış ülkelerde siyaset kurumu da aynı şekilde yeterince gelişmemiştir. İşte bu tür ülkelere kimileri “Az gelişmiş ülke veya gelişmekte olan ülke” etiketi yapıştırmaktadır. Bu ülkelerde halka demokrasi diye dayatılan şey asla demokrasi değildir. Günümüzde bu yamalı bohça şeklindeki demokrasi uygulamasını en iyi şekilde kullanarak, yıllardır yönetimde olan iktidarımızı ve muhalefetimiz en güzel örnekleridir.
Temsili demokrasi; “Sınırları belirli bir alan içinde bulunan bireylerin, kendi iradeleriyle seçtikleri bir temsilci veya temsil grubunun aracılığıyla siyasi fikirlerini ve görüşlerini belirtmesi durumu” olarak belirtilir. Halkın temsil yetkisini alan kişiler vekil olabildiği gibi, delege de olabilirler. Bizim gibi az gelişmiş demokrasilerde sözde temsili demokrasinin uygulanmasıyla al takke ver külah durumları yaygınlık kazanır.
Günümüzde temsili demokrasi en çok tercih edilen uygulama olarak görülürken, bir toplum içerisinde erk sizdeyse temsili demokraside problem yoktur. Yönetimsel düzeyde hedef ne olursa olsun seçilmek varsa kılıf hazırdır, temsili demokrasi.
Ortaya bir sandık koymayı salt demokrasi diye dayatırsanız, ya bilgisizsiniz ya da işinize öyle geliyordur. Gizli kapaklı hazırlanan listelere yazılan isimleri bir topluluğun önüne koyup, haydi bu isimleri seç diyorsanız, bunun demokrasiyle bağdaşmayacak bir uygulama olduğu su götürmez bir gerçektir. Hele hele mahalle delegesi seçiyor iken bile türlü manevralara işi götürmek ve dayatmacı bir yol izlemek demokrasiye tecavüz etmek değil midir? Böyle dayatmalı uygulamayla bir toplumun karşısına çıkıp, temsili demokrasiyle seçiyor veya seçiliyorsanız bu demokrasiyle nasıl bağdaşır?

Temsili Demokraside herhangi bir yere aday kişiler öncelikle seçilecekleri topluma kendilerini tanıtmaları gerekir. Toplumu temsil yetkisine sahip kişilerin topluma olan sorumluluklarının bilincini taşıdığı gibi, o toplum değerlerinde takdir toplamış kişiler olmasının yanında liyakat çok önemlidir. Ancak günümüzde renkli listelerle ve gizli kapaklı toplantılarla sadece kendilerine biat edecek kişileri delege, vekil veya başka yönetimsel organlara seçtirmek neyin nesi oluyor?
Süregelen durum böyle olunca STK’ lardan tutun da, siyasi parti yapılanmalarına kadar delege ağalığı oluşumunu yaratmakta olup, seçilen kişiler güçlerini kendisini seçen toplum bireylerinden almak yerine, temsilci seçilmesi için listesine alan kişiden alıp, sorumluluğu ve saygısı da doğrudan liste sahibine oluyor. Sonuç olarak ortaya çıkan delege ağalığıyla toplumsal saygınlığını yitirmiş, sadece kişisel amaçları için uğraş veren yöneticilerin yönetimine gelmesi demokrasinin sakat doğmasına neden olmaktadır. Bu şekilde kendilerine biat etmesini istedikleri kişileri seçtiren kişilerin demokrasi istekleri de, sisteme yönelik eleştirileri de inandırıcılığını yitirmektedir. Ortada sorgulamayan, liderine biat eden silik kişilerden oluşan bir topluluk ve onları yöneten Monarşik bir zihniyet ortaya çıkmaktadır. Bu da demokrasi görünümlü Monarşi olup gerçek demokrasinin can düşmanıdır.
















































