Haberi Dinlemek için TIKLAYINIZ...!

Kore’de Çöp Savaşları

Bilgi çağındayız. Bilgi çok hızlı büyüme gösteriyor ve bu hıza yetişmek neredeyse mümkün değil. Bilgi çağı demişken, McLuhan’ın, “Küresel köy” tanımı ve bunu kavramsallaştırması günümüz dünyasında adeta devrim yarattı.
Bu tanım medya ve iletişim alanında önemli tartışmalara neden oldu. İnternetin icadından neredeyse otuz yıl önce 1969 yılında interneti tahmin etmesi ve günümüze ışık tutan öngörülerde bulunması, onu oldukça önemli bir isim haline getirdi. Onun deyimiyle dünyamız artık küresel bir köydür.

Küresel köye dönüşen ve üretim için dünya üzerindeki tüm doğal kaynakların sömürüldüğü dünyamızda çöp konusu oldukça önemli bir soruna dönüştü. Özellikle yoğun üretim yapan ve bu üretime bağlı olarak yoğun çöp üreten gelişmiş ülkeler, kendi yasal mevzuatları gereği çöplerini az gelişmiş ülkelere gönderiyor.
Adına “Küresel atık ticareti” dediğimiz, atıkların daha ileri seviyede arıtılması, bertaraf edilmesi veya geri dönüşümü için ülkeler arasında gerçekleşen uluslararası atık ticareti son yıllarda oldukça yoğunlaştı. Zehirli veya tehlikeli atıklar genellikle gelişmekte olan ülkeler tarafından gelişmiş ülkelerden ithal ediliyor.
Az gelişmiş ülkeler sınıfında yer alan, ama halkın gazını almak için gelişmekte olan ülkeler arasında yer aldığı söylenen ülkemiz oldukça fazla miktarda çöp ithal etmektedir. Türkiye’nin çöp aldığı başlıca ülkeler arasında İngiltere, Almanya, İtalya, Belçika, Hollanda ve Fransa gibi Avrupa Birliği (AB) ülkeleri öne çıkmaktadır. Bu ülkeler, atık üretiminde yüksek hacimlere sahip olduklarından ve kendi mevzuatları gereği geri dönüştürülebilen atıklarını ihraç etme ihtiyacı duymaktadırlar.
Çöp deyince aklımıza geçen yıl Kore’de yaşanan çöp savaşları geldi. Geçtiğimiz yılın Mayıs ayında Güney Kore Genelkurmay Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada, Kuzey Kore’nin çöp taşıyan en az 420 balonu ülkenin sınır bölgelerine gönderdiği bildirildi. Kağıt ve plastik şişe gibi atıklar taşıyan balonların bir kısmının başkent Seul ve Gyeonggi eyaletine indiği kaydedilirken, yapılan incelemelerde tehlikeli maddeye rastlanmadığı açıklandı.
Güney Kore Birleşme Bakanlığı balonlarla gönderilen atıklar arasından alınan toprak örneklerinde kırbaç kurdu, kıl kurdu ve yuvarlak kurt gibi bulaşıcı parazitlere rastladığını açıklamıştı. Buna rağmen, atıkların miktarının az olması ve ordu tarafından kontrollü olarak toplanması nedeniyle herhangi bir enfeksiyon riski oluşturmadığı belirtilmişti.


Gelelim Aydın’da yaşanan çöp ve yol süpürme olayına.
Geçtiğimiz Cumartesi günü Kuşadası’nda ilginç bir görüntü vardı. Aydın Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı ekipleri, Kuşadası ilçesinde kapsamlı bir çevre bakım çalışması gerçekleştirdi. Yoğun bir çalışma programı ile çalışan ekipler cadde ve bulvarlarda kapsamlı temizlik yaptı. Ulusal basında yer alan habere göre, yedi araç ve kırk beş personelin katılımıyla yapılan çalışmalar, bölge halkı tarafından hayretle karşılandı.
Konu ile ilgili olarak Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, “Hemşehrilerimize hizmetlerimizi ulaştırmaya ve projelerimizle kentimize değer katmaya devam ediyoruz. Aydın için çalışmaya, vatandaş odaklı belediyecilik anlayışımızı sürdürmeye kararlıyız” dedi.


Buradan anladığımız kadarıyla sokak temizleme işinin “Büyük bir proje” olmasıydı. Koskoca Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin büyük projesi Kuşadası’nda yolları süpürmekti. Dile kolay, yedi araç kırk beş personelin katılımıyla gerçekten büyük bir proje gerçekleşmiş oldu.
Aydın Büyükşehir Belediyesi oluştuktan sonra oluşan Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin İlk meclis toplantısında, Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluğunda olan çöp toplama ve cenaze hizmetleri ilçe belediyelerine devredilmişti. Şimdilerde Aydın Büyükşehir Belediyesi çöp konusunda bazı ilçelerde çalışmalar yapıyor, insanın aklına “Neden acaba” sorusu geliyor.
Ülkemizde otuz büyükşehir belediyesi var. Diğer büyükşehir belediyeleri hangi büyük projeleri gerçekleştiriyor, Aydın Büyükşehir Belediyesi hangi projeler ile uğraşıyor. Üzülüyor insan. Bizim büyükşehir belediyemiz subliminal mesaj vermek için çöp toplama ve yol süpürme işleriyle uğraşıyor, diğer belediyeler neler yapıyor neler.
Gelelim yazımızın eğitim bölümüne.
Yönetici körlüğü diye bir deyim var. Bir yöneticinin başına gelebilecek en büyük felaket yönetici körlüğüne yakalanmaktır. Yöneticilerin, sürekli aynı işleri yapmalarından, ya da sistemi uygularken düşülen hataları ve aksaklıkları görememelerinden kaynaklanan soruna yönetici körlüğü demekteyiz.
Bir de işletme körlüğü var. İşletme körlüğü, bir şirkette kullanılan yöntem ve uygulamalardaki hataların ve gelecekteki olası fırsatların ve risklerin çalışanlar tarafından algılanamaması sorunudur.
Siyasetin başlangıcı olduğu gibi sonu vardır. Her yolun bir sonu olduğu gibi başkanlığın da bir sonu vardır. Siyasette kimse vazgeçilmez değildir. Siyaset sahnesinden kimler geldi, kimler geçti. Siyasette sonu geldiği halde bunu anlamayıp devam etmek isteyenlerin düştüğü durumlar konusunda sayısız örnek varken, inat edenlerin ne duruma düştüklerini gördük ve biliyoruz. Umarım yolun sonu görünen kişiler bunu anlar ve durumlarını gözden geçirirler.

Çok geç pişman olanın vay başına. (William Shakespeare)