Orman Fidanlığına İnşaat Cinayettir

Türkiye’de büyükşehir statüsünde olup da hâlâ modern bir adliye sarayına sahip olmayan tek il Aydın’dır. Yıllardır beceriksiz yöneticiler yüzünden Aydın’a bir adliye sarayı kazandırılamamıştır. Yapılması gereken işler yerine dedikodu üretilmiş, çözüm yerine engeller konulmuştur.
Son günlerde Aydın’ın Efeler ilçesinde yeni bir adliye sarayı yapılması gündemde. Ancak yöneticiler, büyükşehir statüsündeki bu kentin merkezine sıkışıp kalmış durumda. Büyükşehirlerde resmi kurumların merkezi konumda olması gibi bir zorunluluk yoktur. Buna rağmen, Aydın Valiliği ısrarla Orman Fidanlığı’nın bulunduğu alanı seçmek istiyor.

Bu karar, sadece çevreciler ve meslek odaları değil, aklıselim düşünen herkes tarafından tepkiyle karşılanıyor. Nitekim baro, meslek odaları ve çevreci kuruluşlar peş peşe açıklamalar yaparak projeye karşı olduklarını belirtiyor. Çünkü Efeler ilçesi zaten betonlaşmış durumda ve kentte yeşil alan bulmak neredeyse imkânsız. Böyle bir ortamda, ilçenin ender kalan yeşil alanlarından biri olan Orman Fidanlığı’na inşaat yapmak, burada yaşayan insanlara ihanettir.

Üstelik kanunlar da bu projeye engeldir. Tarım alanları ve yeşil alanlar, yasalarla korunmalıdır. Orman Fidanlığı, birinci sınıf tarım toprağıdır ve insanların nefes alabildiği nadir yerlerden biridir. Bu alanın yapılaşmaya açılması sadece çevresel değil, toplumsal ve psikolojik açıdan da zarar verici olacaktır. Ayrıca, bu proje İmar Kanunu’na da aykırıdır.
Tüm bu itirazlara rağmen Aydın Valiliği projeyi savunmaya devam ediyor. Aydın Valisi Yakup Canbolat, “Bu inşaatın ödeneği ve imkânı hazırken Aydın’ın bu fırsattan yararlanması gerekiyor” diyerek adeta aba altından sopa gösteriyor. “Bu projeye karşı çıkarsanız, bir daha ödenek bulamazsınız” mesajı veriyor. Ancak unutulmamalıdır ki Sayın Vali, görev süresi dolunca Aydın’dan ayrılacak. Oysa biz, betonlaşmış bir şehirde yaşamaya devam edeceğiz.
Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, alternatif alanlar önerdiğini, ancak bunların kabul edilmediğini söylüyor. Fakat kamuoyunda, bu konuda yeterince kararlı bir duruş sergilemediği yönünde eleştiriler de var.
Aklın yolu birdir. Böyle büyük projelerde, ilgili kurumların, uzmanların ve halkın görüşleri alınmalıdır. “Ben yaptım, oldu” anlayışıyla hareket edilemez. Valilik, Büyükşehir ve Efeler Belediyeleri, Baro, şehir plancıları, mimarlar, mühendisler, iklim bilimciler, trafik uzmanları ve sosyologlar gibi konunun tüm paydaşları bir araya gelerek bilimsel bir çalışma yürütmelidir. Halkın yaşam alanlarını daraltan dayatmalara son verilmelidir.
Sonuç olarak, bu kentte yaşayanların fikirleri dikkate alınmadan yapılacak her proje, Aydın halkına ihanettir. Atanmış yöneticiler, kentin geleceğini ilgilendiren kararları tek başına almamalıdır. Yeşil alanlar, gelecek nesillerin emaneti olarak korunmalıdır. Bu konuda herkes üzerine düşeni yapmalıdır. Aksi takdirde, torunlarımız bizleri hayırla değil, lanetle anacaktır.
Unutmayalım ki doğa, betonla değil, yeşille güzeldir.
> “Kıyamet kopmaya yakınken elinizde bir ağaç fidanı varsa ve onu dikmeye vakit bulabilirseniz onu dikin.” (Hz. Muhammed)
















































