YÖRÜK DERNEKLERİNİN BENCİLLİĞİ

Yörük kültürü, Türk göçebe yaşam tarzının günümüze yansıyan şeklidir. Yörükler, tarih boyunca hayvancılığa dayalı bir ekonomiyle mevsimlere göre yaylak–kışlak arasında göç ederek yaşamışlardır. Günümüzde Yörüklerin çoğunluğu yerleşik hayata geçmiştir. Buna rağmen Yörük şenlikleri ve yayla göçleri, dernekler aracılığıyla yaşatılmaktadır. Özellikle Toroslar, Ege ve Akdeniz bölgelerinde Yörük kimliği güçlüdür.
Yörük şenlikleri “Toy” adı altında yapılmaktadır. Toy, Türk kültüründe toplantı, şölen, meclis veya büyük buluşma anlamına gelen tarihî köklere sahip bir kavramdır. Halkın davet edildiği, yemeklerin yenildiği, Yörük kültürünü sergileyen eğlencelerin yapıldığı bir törendir.

Aydın’da Yörük–Türkmen kültürünü yaşatmak amacıyla kurulmuş çok sayıda dernek ve federasyon bulunmaktadır. Ancak ne yazık ki hepsinin bir araya gelip yumruklarını tek bir noktaya vurma konusunda ciddi sıkıntıları vardır. Her derneğin ya da oluşturulan federasyonların başkanlarının siyasi görüşlerine göre tavır alması anlaşılır değildir. Ege ve Akdeniz bölgelerinde bulunan Yörük ve Türkmen derneklerinin en güçlüleri Aydın’da olmasına rağmen, her birinin farklı bir tarafa çekmesi nedeniyle etkili olamamaktadırlar. Bu derneklerin, daha doğrusu başkanlarının bencillikleri artık sınırları aşmıştır.

Toy konusunda örnek verecek olursak, Muğla Toyu’ndan başkasını göstermek mümkün değildir. Muğla Yörük Obaları Derneği Başkanı Orhan Akcan öncülüğünde yıllardır düzenlenen Toy, ülkemizde yapılan en geniş katılımlı ve uluslararası katılımı en yüksek Toy olma özelliğini taşımaktadır.
Gerek ulusal gerekse uluslararası etkinliklere katılım gösteren ve bu alanda çok sayıda görevi bulunan Orhan Akcan, Yörük kültürüne önemli katkılar sunmaktadır. Diğer illerdeki Yörük derneklerinin, Orhan Akcan’dan öğreneceği çok şey olduğunu düşünüyoruz.

Yörük kültürünün gerçek anlamda yaşatılması ve geliştirilmesi, yalnızca geçmişi korumak ya da geçmişe özlem duymakla değil; o kültürü günümüzle buluşturmakla mümkün olacaktır. Bunun için Toyların sadece bir eğlence değil, kültür odaklı etkinlikler hâline getirilmesi büyük önem taşımaktadır. Ayrıca Toy adabı, Yörük yöresi, göçerlik, Yörük sembol ve işaretlerinin unutulmaması için özenle çalışılmalı; bu konularda akademik çalışmalara destek verilmelidir.
Gençlerin sürece etkin biçimde katılması, yerel yönetimlerin Yörük kültürüyle ilgili projelere destek vermesi, Yörük kültür evlerinin kurulması ve bu evlerin üretime dönük şekilde yapılandırılması gerekmektedir.

Sonuç olarak Yörük kültürü, bazı eşyaların müzelere kaldırılmasıyla değil; yaşatılarak korunmasıyla gelişir. Aydın özelinde ise mevcut Yörük derneklerinin ortak hareket etmesi ve böylece etkin bir baskı grubu oluşturması, Yörük kültürüne ciddi katkı sağlayacaktır. Bunu başaramazlarsa, kendi çalıp kendi oynayan dernekler olmaktan öteye gidemezler.
Ayrıca yerel yönetimlerin anlamsız etkinliklere ve derneklere destek olmak yerine, Yörük kültürünün gelişimine katkı sunan projelere destek vermesi daha yerinde olacaktır. Yerel tarih ve yerel kültür içerisinde Yörük kültürünün önemi açıktır ve her türlü desteği hak etmektedir.















































