Haberi dinleyebilirisiniz!
Köşe yazılarımız, yazarlarımızın özgür iradesinde olup, kendilerini bağlar…

Özlem Çerçioğlu’nun Ziyareti ve Siyaset

Yılın son günlerinde Kuşadası ilginç bir ziyarete sahne oldu. Başta Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu olmak üzere ilimizdeki CHP’li belediye başkanları Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel’i ziyaret etti. Ziyaret sonrası Özlem Çerçioğlu “X” hesabında şu mesajı paylaştı.
“Efeler Belediye Başkanımız Sayın Anıl Yetişkin, Nazilli Belediye Başkanımız Sn. Ertuğrul Tetik, Söke Belediye Başkanımız Sn. Mustafa İberya Arıkan, Germencik Belediye Başkanımız Sn. Burak Zencirci, Koçarlı Belediye Başkanımız Sn. Özgür Arıcı, Bozdoğan Belediye Başkanımız Sn. Mustafa Galip Özel, Kuyucak Belediye Başkanımız Sn. Uğur Doğanca, Karacasu Belediye Başkanımız Sn. Mustafa Büyükyapıcı, Sultanhisar Belediye Başkanımız Sn. Osman Yıldırımkaya, Çine Belediye Başkanımız Sn. Mehmet Kıvrak ve Yenipazar Belediye Başkanımız Sn. Malik Ercan ile birlikte Kuşadası Belediyemizi ziyaret ettik. Kuşadası Belediye Başkanımız Sn. Ömer Günel’e misafirperverliklerinden dolayı teşekkür ederiz.”
Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, yine “X” hesabında aynı paylaşımı sadece son cümlesi, “Nazik ziyaretleri için başkanlarıma teşekkür ederim.” olarak paylaştı.


Ömer Günel ayrıca bu mesaj ile birlikte “X” hesabında;
“Aydın Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Özlem Çerçioğlu ile birlikte hizmete açacağımız Otizm Destek Merkezinde incelemelerde bulunduk.” diyerek paylaşım yaptı.
Özlem Çerçioğlu’nun tüm ilçe Belediye Başkanlarını yanına alıp adeta Kuşadası’na “Çıkarma” yapması ciddi bir mesaj anlamı taşımaktadır. İnsanların aklına “Bu tam kadro ziyaretin amacı nedir?” sorusu doğal olarak geliyor.
Verilen toplu fotoğraf üzerinden köşe yazarları tarafından birbirinden farklı vücut dili analizleri yapıldı. Özlem Çerçioğlu’nun yan duruşu, bir üstünlük gösterme amacı taşıdığı izlenimi verdi. Tam kadro olarak ziyarete gelmesi güç gösterisi olarak kabul edildi. Hatta, “Güç hala bende, ben ne dersem o olur” anlamına geldiğini kabul edenler çoğunlukta.


Ömer Günel’in kendinden emin tavrı ise, “Ben yerimi ve gücümü biliyorum” edasındaydı. Ayrıca Ömer Günel’in bu duruşu, “Gücün kimde olduğunu zaman gösterecektir” anlamındaydı.
Aralarında çeşitli sorunlar bulunan iki başkanın zaman içinde sıkça karşı karşıya geleceği kulislerde konuşuluyor. İki başkan da kendi gücüne güveniyor ve savaşmaktan geri kalmayacak gibi görünüyor. Bu bilek güreşinin sonunda kim kazanacak, kimin ağırlığı etkisini Ankara’da gösterecek, çeşitli platformlarda kimin etkisi daha fazla olacak, bekleyip göreceğiz.
Bu arada ilimizin nadide basını da ikili arasındaki gerilim ile ilgili olarak ilginç paylaşımlar yapıyor. Bazılarının Ömer Günel’e, bazılarının da Özlem Çerçioğlu’na karşı sosyal medyada cephe açması da tesadüf değil elbet.
Ancak, daha önceki dönemlerde Özlem Çerçioğlu’nun, “Hem Mesut Özakcan’ı, hem de Fatih Atay’ı siyaset sahnesinden silmesi onun güçlü olduğunu gösteriyor” diyenler olsa da, Çerçioğlu’nun zaman içinde aynı görevde uzun süre kalmasından dolayı, “İşletme körlüğü” hastalığına yakalandığı ve bir dahaki dönemde artık yeniden aday gösterilmeyeceğini söyleyenlerin sayısınında oldukça fazla olduğu görülmektedir.
Elbette örgüt üzerinde bulunan tahakkümü nedeniyle ön seçim olursa yine aday olmasının sürpriz olmayacağı belirtiliyor. Ancak ön seçim olduğunda karşısında kimin veya kimlerin aday olacağı önemli. Özlem Çerçioğlu’nu ön seçimde yenebilecek aday veya adaylar kesinlikle var. Bunu kendisi de çok iyi biliyor.
Sonuç olarak, yeni yılın son gününde aldığımız mesaj, yeni yılda Aydın siyasetinin giderek ısınacağı yönünde. Partinin gidişe bağlı olarak Genel ve Yerel seçimde nasıl bir yol izleyeceği henüz belli değil. Ama siyaset bu, köprünün altından daha çok sular akar. Kim bakan olmak ister, kim milletvekili olmak ister, üç dönem kuralı uygulanır mı, mevcut örgüt yapısı gelişmelere nasıl tepki verir, göreceğiz.
Olması gereken şu ki, misyonunu dolduran, artık partisine ve halka verecek bir şeyi olmayan siyasetçilerin emeklilik zamanının artık geldiğidir.
Genellikle partilerde seçilecek kişileri parti içi çıkar gurupları belirler. Ama CHP örgütü kendini yenilemezse, yerel seçimlerde ciddi yenilgiye hazırlanmak gerekir. Partide ciddi ve gerçekten bir değişim olmazsa, özellikle mevcut yönetim ve partiye çökmüş tüccar düşünceli siyasetçiler temizlenmezse, İktidar olmak mümkün değildir.
Halkın ve ülke gerçeklerinin çok, çok gerisinde giden, siyaset üretmeyen, atamalarla gelen çıkar odaklı siyasilerle parti büyümez. Görünen değişim yönünde önemli bir adım ve çabanın olmadığı. Partide yeni bir yapılanma ihtiyacı var ve tabanın değişim istediği giderek artıyor.
Ayrıca her kademedeki parti örgütünde ekonomi, sosyal politikalar, iç ve dış barış, Anayasa, hak, özgürlük, hukuk dahil, hiç bir konuda açık ve net politikalar üretilemiyor. Halkın tamamına ulaşması, onlara mevcut durumu anlatması gerekenler salonlarda politika yapıyor.
Her neyse, yerel siyasetten genel siyasete geçiş yaptık ama, mevcut kaotik ortama rağmen, iktidarın yarattığı ekonomik ve sosyal tahtibata rağmen, hala anlamlı ve umut verici oy artışının olmaması bizim bu konuda uyarıda bulunmamızı zorunlu kılıyor.

Herkese iyi ve sağlıklı yıllar dileriz.
“Cahil insan bilmeyen değildir, bilmek istemeyendir.” (Platon)