Haberi Dinlemek için TIKLAYINIZ...!

KARA PROPAGANDA DÖNEMİ
TÜRKİYE’YE ATILAN FÜZELER GERÇEKTEN İRAN’DAN MI GELİYOR?

Millî Savunma Bakanlığı’na göre, Doğu Akdeniz’deki NATO hava savunma unsurları, İran’dan Türkiye’ye fırlatılan üçüncü balistik füzeyi düşürdü ve bakanlık, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran’a karşı savaşının daha batıya yansımasıyla birlikte Tahran’dan açıklama talep ettiğini ekledi. Turkiye says NATO defences intercepted third missile from Iran | US-Israel war on Iran News | Al Jazeera Turkiye says NATO defences intercepted third missile from Iran | US-Israel war on Iran News | Al Jazeera
Peki gerçekten İran Türkiye’yi savaşa çekmesinin ABD ve İsrail’in ekmeğine yağ sürmek olduğunu idrak edemeyecek kadar çıldırdı mı? Sanmıyoruz. Umduğunu bulamayan ve bazı haberlere göre felakete doğru sürüklenen Evangelist-Siyonist emperyalistler sıcak patatesi Türkiye’nin kucağına bırakıp kaçmak peşinde.
Son günlerde Millî Savunma Bakanlığı ve NATO Türkiye hava sahasına giren ve İran’dan fırlatıldığı tespit edilen üçüncü balistik füzenin NATO hava savunması tarafından düşürüldüğünü açıkladı. 4, 9 ve 13 Mart tarihlerinde düşürülen füzelerin ve füzeleri düşürmekte kullanılan Patriot füzelerinin parçaları Gaziantep ve Hatay Dörtyol’a düştü. Bu füzeler herhangi bir can kaybına ya da yaralanmaya sebep olmadı.

Ancak çok önemli bir nokta var; İran resmi olarak Türkiye’yi hedef almadığını söylüyor. Ankara da olayın kasıtlı olup olmadığını araştırıyor. Ancak açık kaynaklardan edinilen bilgiye göre, her üç füze de İran’dan ateşlendi. Bunların tek kişinin kullanabileceği omuzdan atılan (man pad) silahlar değil, balistik füzeler. Eğer bu füzeler devre dışı bırakılmasaydı hedefinin Türk toprakları olduğu söyleniyor. Türkiye bu savaşa dahil olmamak için elinden geleni yapıyor. Ancak İran’ın yenilgiye uğratılabilmesi için geniş çaplı bir kara harekatının gerektiği de biliniyor.
Türkiye semalarında düşürülen füzelerle ilgili üç ihtimal konuşuluyor:
1. Füze başka hedefe giderken rotadan sapmış olabilir
2. Türkiye’deki ABD/NATO tesisleri hedef alınmış olabilir
3. İran’ın bazı komutanları geniş hedef listesi kullanıyor olabilir
Henüz kesin bir sonuç yok.
Peki İran’ın Türkiye’yi hedef alması mantıklı mı?

Stratejik açıdan çok mantıklı değil. Çünkü Türkiye ile İran düşman değil. Türkiye ve İran arasında 560 Km’lik uzun bir sınır var, 8 milyar dolara ulaşan güçlü bir ticaret var ve enerji ilişkileri var. Bu ilişkiler salt ticari açıdan değil, aynı zamanda jeopolitik açıdan da zorunlu bir bağ oluşturuyor.
Tarihsel olarak iki ülke büyük savaş yaşamamış nadir komşulardan biridir.
İran Türkiye ile yeni bir cephe açmak istemez
İran zaten İsrail ve ABD ile şiddetli bir gerilim yaşıyor. Türkiye ile savaş açmak İran için yeni bir NATO cephesi açmak ve çok büyük askeri risk anlamına gelir. Bu yüzden çoğu analist İran’ın Türkiye’yi bilerek hedef almasının düşük ihtimal olduğunu söylüyor.
Peki, Türkiye ABD ve İsrail’in yanında savaşa girer mi?
Bu en kritik soru.Türkiye NATO üyesi ancak bütün yüksek sesli söylemlere karşın Türkiye’nin işe yarar bir hava savunma sistemi yok (olsaydı kendisi düşürürdü) ve hava kuvvetleri son 20 yılda hiç güçlendirilmedi. Bu durumda eğer Türkiye’ye doğrudan saldırı olursa teorik olarak NATO’nun 5. madde süreci başlayabilir.Bize göre ABD ve İsrail’in dört gözle bekledikleri en muhtemel senaryo bu.
Ama sahada durum daha karmaşık.
Türkiye’nin muhtemel stratejisinin şu olduğunu değerlendiriyoruz.

• Savaşa doğrudan girmemek
• Arabulucu rolü oynamak
• NATO’yu karıştırmadan kendi güvenliğini sağlamak
Türkiye’nin çıkarı İran’ın tamamen çökmesi değil bölgesel istikrarın korunmasıdır. Çünkü İran’da kaos olursa büyük mülteci dalgası, sınır güvenliği sorunu ve enerji krizi kapımızı çalacaktır.
Bu koşullar altında gerçekçi senaryo ne?
Şu an uzmanların en olası gördüğü senaryo şöyle;
• Türkiye savaşa doğrudan girmez
• Hava savunmasını güçlendirir
• NATO ile savunma koordinasyonu yapar
• diplomatik girişimlerini sürdürür.
Senaryomuzu genişletelim. Türkiye-İran savaşırsa Ortadoğu’da hangi ülkeler hangi tarafı tutar?
Bu senaryo uzmanların en çok tartıştığı konulardan biri. Türkiye ile Iran arasında doğrudan bir savaş çıkması çok düşük ihtimal olarak görülüyor. Ama böyle bir senaryo olursa Ortadoğu’daki ülkeler tamamen iki blok halinde ayrılmayabilir; çoğu ülke kendi çıkarına göre pozisyon alır. Yine de jeopolitik eğilimlere bakarak olası tabloyu analiz edebiliriz.
Türkiye’ye yakın durabilecek ülkeler

Körfez ülkelerinin bir kısmı, Özellikle İran’la rekabet yaşayan Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn askeri veya ekonomik nedenlerle Türkiye’ye daha yakın durabilir. Bu ülkeler İran’ın bölgedeki nüfuzundan rahatsızdır (Yemen, Irak, Lübnan gibi alanlarda). Bu nedenle Türkiye’ye dolaylı destek verebilirler.
NATO ve Batı bloğu Türkiye’nin güvenliğini destekleyebilir. Ancak doğrudan savaş desteği duruma bağlı olur. Benim görev yaptığım dönemde (1980-2010) TSK bütün ihtimalat planlarının faraziyesinde NATO’nun yardıma gelmeyeceğini, ya da çok geç ve çok yetersiz kuvvetle destek olacağını, tek başına savaşacağını Kabul ederdi.
Türkiye ile çok güçlü askeri ve siyasi ittifak ilişkileri olan Azerbaycan büyük olasılıkla Türkiye’ye en açık destek verecek ülkelerden biridir.
İran’a yakın durabilecek aktörler

İran’ın bölgede geniş bir müttefik ağı var. Daha önceki yazılarımızda bahsettiğimiz “Direniş ekseni” grupları bu kapsamdadır.
İran’a yakın milis ve siyasi hareketler: Lübnan’da Hizbullah, Yemen’de Husi hareketi ve Irak’ta Halk Seferberlik Kuvvetleridir. Bu aktörler İran tarafında hareket edebilir.
Tarafsız kalmaya çalışabilecek ülkeler
Katar, Umman ve Pakistan gibi birçok ülke iki tarafla da ilişki kurduğu için taraf seçmek istemeyebilir. Bu ülkeler genelde arabuluculuk rolü oynamayı tercih eder.
Büyük güçlerin tutumu
Ortadoğu dışındaki büyük güçlerin pozisyonu da önemli olur.
ABD NATO müttefiki olduğu için Türkiye’ye destek verebilir.
Rusya İran’la yakın ilişkileri var ama Türkiye ile de önemli bağları var. Bu yüzden denge politikası izlemeye çalışabilir.
Çin İran’la enerji ve ticaret ilişkileri güçlü. Muhtemelen diplomatik çözüm çağrısı yapar.
Gerçekçi olursak; uzmanlara göre Türkiye-İran savaşı çıkarsa:
• Savaş hızla bölgesel bir krize dönüşebilir
• Enerji fiyatları ciddi şekilde yükselir
• Birçok ülke doğrudan savaşa girmek yerine dolaylı destek verir.
Türkiye ile İran gerçekten savaşırsa askerî açıdan kim daha güçlü olur?
Bu karşılaştırma oldukça şaşırtıcı sonuçlar gösteriyor. Türkiye ile Iran arasında doğrudan bir savaş çıkması çok düşük ihtimal görülse de, askerî açıdan iki ülkeyi karşılaştırmak mümkündür. Güç dengesi tek bir faktöre değil; teknoloji, hava gücü, nüfus, coğrafya ve ittifaklara bağlıdır.
Askeri Güç bakımından her iki ülkenin de büyük silahlı kuvvetleri vardır. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin insan gücü sayısı 2025 itibariyle tahmini olarak 884.000’dir. Bu sayı NATO’daki en büyük ikinci askeri güç konumunu korumaktadır.
İran Silahlı Kuvvetleri’nin aktif asker sayısı 534.000 ve yedek asker sayısı 400.000 olarak belirlenmiştir. Ayrıca, İran askeri güç mukayesesinde dünya genelinde 13. En büyük ordu olup Orta Doğu’da 3. Sıradadır. Ayrıca Devrim Muhafızları da hesaba katılmaktadır. 2024 yılı itibarıyla İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun toplam personel sayısı yaklaşık 125.000’dir. İran Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri, fiilen bir sahil güvenlik işlevi üstlenerek Basra Körfezi ‘nde operasyonel kontrolü sağlayan İran’ın başlıca gücü konumundadır.
Sonuç olarak her iki ülkenin askeri gücü sayısal olarak eşit görünmektedir.
Teknoloji ve modern silahlar alanında Türkiye genelde avantajlı görülür.
Türkiye NATO standardı silah sistemleri, modern Kara, Deniz ve Hava Kuvvetlerine sahiptir.
İran birçok silahını kendi üretmekle birlikte bazı sistemleri eski Sovyet silahlarının modernizasyonuna ya da yerli üretime dayanır.
Sonuç olarak teknoloji ve elektronik savaşta Türkiye öndedir.
Hava kuvvetleri
Bu savaşın en kritik alanlarından biri olur.
Türkiye modern F-16 filosu ve NATO radar ve erken uyarı sistemine sahiptir.
İran eski ama sayıca fazla uçağa, çok sayıda kamikaze drona sahiptir. Rus yapımı ve yerli hava savunma sistemleri etkilidir.
Sonuç olarak hava üstünlüğü büyük ihtimalle Türkiye’de olur.
Füze ve balistik kapasite alanında İran güçlüdür. İran uzun yıllardır balistik füze programı ve Şahap-3 gibi uzun menzilli füzeler geliştirmiştir.
Sonuçta stratejik füze kapasitesinde İran avantajlıdır.
Coğrafya İran’ın yanındadır ve bu nedenle İran’da savaşmak çok zor olur.
Gerçekçi bir askeri değerlendirme yaparsak;
Uzmanların çoğu şu sonucu çıkarır; kısa ve sınırlı bir çatışmada Türkiye teknolojik avantaj sağlayabilir ancak uzun ve geniş bir savaşta İran’ın coğrafyası ve insan gücü büyük avantaj yaratır.
Bu yüzden böyle bir savaş çok uzun, pahalı ve yıkıcı olur ve kazananı olmaz. İsrail için altın vuruş Türkiye ile İran’ı savaştırıp bölgesel hakimiyetini kurmaktır.
Sakın ha!