Torba Yasa Komisyonda: Vergi Yükü Yeniden Dağıtılıyor, Enflasyon Muhasebesi Sessizce Dışarıda Bırakıldı

Kira gelirinden araç satışına, sosyal güvenlik priminden tapu işlemlerine kadar milyonları ilgilendiren düzenlemeler masada. En çok sorulan soru ise değişmedi: “Enflasyon muhasebesi neden yok?”
Türkiye’nin yeni ekonomi yöneliminin en somut adımlarından biri olarak görülen 36 maddelik Torba Yasa Teklifi, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda tartışılmaya başlandı. Ancak bu kez paketin içeriğinden çok, içinde olmayan bir madde gündemi meşgul ediyor: İş dünyasının aylardır beklediği enflasyon muhasebesi, teklif metnine yine girmedi.
Teklif, çok sayıda vergi istisnasını daraltırken; taşınmaz satışları, araç alım-satımları ve sosyal güvenlik sistemi üzerinde hissedilecek yeni bir mali mimari kuruyor.
Kira Geliri Düzenlemesi: “Muafiyet” Artık Bir Ayrıcalık
47 bin TL’ye kadar kira geliri muafiyeti, artık milyonlarca ev sahibinin yararlanabildiği bir hak olmaktan çıkıyor. Teklife göre, bu istisna sadece:
Emekliler
Dul ve yetim aylığı alanlar
Maluller için korunacak.
Bu adım, teknik bir düzenleme gibi görünse de, konut fiyatlarının yüksek enflasyonla yarıştığı bir dönemde küçük ev sahiplerini doğrudan vergi mükellefi haline getiriyor. Kamunun hesabı belli: Gelirin tabana yayılması.
Konut yatırım kredilerinin faiz giderlerinin gider yazılmasının kaldırılması ise, konut yatırımını bir “kaldıraç” üzerinden yapan kesimlerin avantajını tamamen ortadan kaldırıyor.
Tapuda ‘Gerçek Değer’ Dönemi: Pazarlık Devam Edecek Ama Kağıt Üstünde Değil
Gayrimenkul satışlarında yıllardır tartışılan “eksik değer beyanı” artık daha ağır sonuçlar doğuracak.
Teklifte, eksik bedel beyan edenlere uygulanan cezanın bir kat artırılması yer alıyor.
Bu düzenleme, hem kayıt dışılıkla mücadele iddiasını güçlendiriyor hem de piyasanın en hareketli alanına yeni bir mali disiplin getiriyor. Ancak sektör temsilcileri, bu uygulamanın satış maliyetini yükselterek piyasayı kısa vadede yavaşlatabileceği görüşünde.

Araç Satışları: Noter Masasında Yeni Bir Kalem
Her yıl 10 milyona yakın aracın el değiştirdiği Türkiye’de, noter ücretlerine nispi harç ekleniyor.
Bu düzenleme, “gelir yaratıcı” paketin en görünür maddelerinden biri.
Görünmeyen kısmı ise şu: Bu harçla birlikte ikinci el piyasasında maliyet artacak, bu artışın tüketici fiyatlarına yansıması kaçınılmaz.
Sosyal Güvenlikte ‘Sessiz Ama Büyük’ Oynanan Hamle
Torba yasada göze en çok çarpan maddelerden biri de sosyal güvenlik düzenlemeleri. Prime esas kazanç tavanı asgari ücretin 9 katına çıkarılıyor. Bu, üst düzey çalışan ve işveren için önemli bir maliyet artışı anlamına geliyor.
Ayrıca imalat dışındaki sektörlerde işveren prim teşviki yarıya düşürülüyor.
Bu hamle, kamunun prim gelirlerini artırmayı hedeflerken, birçok işletme için yeni maliyet dalgası demek.
Ve Asıl Merak Edilen: Enflasyon Muhasebesi Neden Yok?
Özellikle reel sektörün büyük bölümünün beklediği enflasyon muhasebesi düzenlemesi, teklif metninde yine yer almadı.
Bu yokluk, aslında ekonomik politikanın tercihlerini gösteriyor:
Hükümet cephesi, bazı şirketlerin enflasyon muhasebesini vergi avantajına dönüştürdüğünü savunuyor. İş dünyası ise yüksek enflasyon ortamında tabloların gerçeği yansıtmadığını, bu durumun yüksek enflasyona rağmen kârlı görünen şirketlere ekstra vergi yükü getirdiğini ifade ediyor.
Sonuç olarak enflasyon muhasebesi masaya oturmadı, oturtulmadı.
Yasanın Genel Etkisi: ‘Gelir Artırıcı Paket’
Teklifin özünde, kamu gelirlerini çeşitlendirmek ve tabana yaymak hedefi bulunuyor.
Bu paketle birlikte:
Küçük ev sahipleri ilk kez vergi mükellefi haline geliyor,
Gayrimenkul ve araç sektöründe kayıt dışılık çemberi daralıyor,
İşveren prim maliyetleri artıyor,
Bütçe gelirleri güçleniyor,
Ancak enflasyon muhasebesinin eksikliği piyasada ‘vergide adalet’ tartışmasını diri bırakıyor.
Komisyonda Sessiz, Sahnede Gürültülü Bir Süreç Başlıyor
Komisyon görüşmelerinin ardından teklif Genel Kurul’a inecek.
Hangi maddelerin korunacağı, hangilerinin geri çekileceği ise kamuoyu baskısına ve sektör tepkilerine göre şekillenecek.
Şimdiden görünen şu:
Bu torba yasa, sadece bir mali düzenleme değil; Türkiye’nin önümüzdeki yıllardaki vergi politikasının pusulası olacak.













































