Haberi Dinlemek için TIKLAYINIZ...!

Kuşadası’ndan Yükselen Vicdan Çağrısı: “Rojin’e Ne Oldu, Hakan’a Ne Oldu?”

Kuşadası Kent Dayanışması, Kadın Platformu ve Çevre Platformu, gazeteci Hakan Tosun ile üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümleriyle ilgili basın açıklaması yaptı.
Açıklamada, “Gerçeklerin üzeri örtülmesin, adalet yerini bulsun!” çağrısı öne çıktı.

Kuşadası Adalet İçin Bir Araya Geldi

EMH-Mehmet Gültekin Haberi/Aydın -Kuşadası’nda bir araya gelen Kuşadası Kent Dayanışması, Kuşadası Kadın Platformu ve Kuşadası Çevre Platformu, iki farklı şehirde yaşanan iki karanlık ölümü gündeme taşıdı.
Basın açıklamasında, çevre aktivisti gazeteci Hakan Tosun ile Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş için adalet talebi yinelendi.

“Rojin için adalet istiyoruz! Hakan için adalet istiyoruz! Gerçeklerin üstü örtülmesin!”

Rojin Kabaiş Dosyasında Karanlık Noktalar

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi 21 yaşındaki Rojin Kabaiş, 27 Eylül 2024’te kayboldu, 18 gün sonra cansız bedenine ulaşıldı.
İstanbul Adli Tıp raporunda ölüm nedeni “suda boğulma” olarak geçse de, bedeninde iki erkek DNA’sı tespit edilmesi dosyadaki şüpheleri artırdı.

Platform temsilcileri, dosyaya getirilen kısıtlamalar ve baroların erişiminin engellenmesini “adaletin gizlenmesi” olarak nitelendirdi:

“Bir yıldır süren soruşturmada hiçbir ilerleme yok. Kadınların yaşam hakkı yok sayılıyor. Rojin’e ne oldu?”

Gazeteci Hakan Tosun’un Şüpheli Ölümü

Çevre ve emek mücadelesinin tanık ismi gazeteci Hakan Tosun, 10 Ekim 2025’te İstanbul Esenyurt’ta saldırıya uğradı ve hayatını kaybetti.
Olay yerindeki güvenlik kameralarının polis tarafından kayda alınmadığı, daha sonra şüpheli yakınlarının görüntüleri sildiği iddia edildi.

Basın açıklamasında, Tosun’un ölümünün “basit bir asayiş olayı” olarak gösterilmeye çalışıldığına dikkat çekildi:

“Gazetecilerin güvenliği, ifade özgürlüğü ve çetelerin dokunulmazlığı bu ülkede sorgulanmadan adalet sağlanamaz.”

“Adaletin Yüzyılı” Gerçeklerle Başlamalı

Kuşadası Kent Dayanışması, açıklamasında hükümetin “Türkiye Yüzyılı, Adaletin Yüzyılı” sloganına atıf yaparak şu ifadeyi kullandı:

“Türkiye Yüzyılı ancak kadınların, gazetecilerin ve toplumun en savunmasız kesimlerinin korunabildiği bir yüzyıl olursa adaletin yüzyılı olur.”

Dayanışma bileşenleri üç temel talebini yineledi:

Rojin Kabaiş dosyasında gerçekler ortaya çıkarılmalı,

Gazeteci Hakan Tosun’un ölümü kapsamlı biçimde soruşturulmalı,

İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı yasa etkin biçimde uygulanmalı.

Hakan Tosun’un Sözleriyle…

Basın açıklaması, Hakan Tosun’un şu sözleriyle son buldu:

“Umudumuzu yitirirsek yenilmiş oluruz, yüzümüzdeki gülümseme giderse ölmüş oluruz, boynumuzu eğersek o zaman bitmiş oluruz. Biz çok güçlüyüz.”

Kuşadası’ndan yükselen bu ses, sadece iki kişi için değil; kadınlar, gazeteciler ve toplumun vicdanı adına bir adalet çağrısına dönüştü.

🖊️ Hazırlayan: Egeden Medya Haber – Haber Merkezi
📍 Karşıyaks/İZMİR