Haberi Dinlemek için TIKLAYINIZ...!

GİDENİN ARDINDAN

Sevgili Volkan, sen gittin gideli içimiz buruk, gülerken dudaklarımız donuyor, kalbimiz acıyor. Neden mi merak ediyorsan anlatayım:

Bazı sesler vardır, sadece kulaklara değil, yüreklere dokunur. Bazı insanlar vardır, yalnızca sahnelerde değil, ruhların en derin kıyılarında yer eder. Volkan Konak, sen o insanlardan biriydin. Kuzeyin serin rüzgarı gibi estin; bazen asi, bazen hüzünlü, bazen coşkulu…

Karadeniz’in dalgalarını şarkılarınla konuşturdun. Gidenleri, kalanları, sevdayı, ayrılığı, memleketi anlattın bize. Seninle ağladık, seninle güldük. Bir türkünün içinde anamızı, babamızı andık, bir başka ezgide çocukluğumuza döndük. Kimi zaman yitirdiklerimizin yasını tuttuk seninle, kimi zaman da hayata dört elle sarıldık.

Senin sesin, sadece bir şarkı değildi. O ses, yüz yıllık bir çınarın dallarından gelen fısıltıydı. Dağların, yaylaların, sislerin, horonların sesiydi.Yani memleketin ta kendisiydi. Her notanda Karadeniz’in hırçınlığı, insanının mertliği vardı. Her kelimede bir anı, bir iz, bir özlem vardı anlayana…

Şimdi seninle vedalaşmak zor. Kelimeler boğazda düğümleniyor. Çünkü sen sahneden çekilsen de, içimizden çekilmiyorsun. Şarkılarınla kalacaksın, anılarınla, dostluğunla, zarafetinle…

Ey Kuzeyin Oğlu, biz seni hep bir dağ başında, rüzgâra karşı duran bir çınar gibi hatırlayacağız. Türkülerinde yaşatacağız seni. Bir horon kurulduğunda, bir kemençe tınısı duyulduğunda sen yine bizimle olacaksın. ”Yakın beni, küllerimi dökün Karadeniz’in üzerine.” dedin ya biz anladık ne demek istediğini. Biz de deriz çok sevdiklerimize “Kurban olurum sana…” diye. Sevgimizin derinliğini anlatmak için deriz aslında. Kimsenin aklına, elinde kocaman satırıyla bir kasabı çağırdığımızı anlamaz örneğin… Birkaç densizin senin koca yüreğinin sevgi coşkunuzu anlamaması bizi de yaptıkları kutsal görevin derinliğini de bağlamaz. Sen üzülme olur mu? Senin kadar sevilme nasip olmaz kolay kolay herkese. Huzur içinde uyu Kuzeyin Oğlu, Gönüllerin Oğlu…


Her daim içtendin, hani derdin ya  “Ben şarkılarımı yüreğimden söylemiyorum, ölümüne söylüyorum” derdin de gözlerimizin önünde yaptın söylediklerini. Bazen de büyük konuştun ya!.. “Bayramlarda ölünmez” dedin; bazı ölümlerin sorgulamasını yaptın ya… Mesajlar verdirildi senin vasıtasıyla insan soyuna…
Fişler, yukarıdan çekilir de bahaneler kalır konuşanlara…
Bazıları gider de mesajlar kalır gidenlerin ardından görebilene…

Saygılarımla.
Melahat Erten Tekeşin.