Haberi Dinlemek için TIKLAYINIZ...!

Kuşadası’nda Hayat Güzelleşiyor mu, Yoksa Gülümsetiyor mu?

Kuşadası’nda bazı şeyler güzel gidiyor, evet, şaşırmayın! Hatta geçen hafta yazdığım “orman gibi otlar” konusu var ya… Park ve Bahçeler bir hamleyle o yeşil istilayı biçip ortadan kaldırdı. Biçince ne oldu dersiniz? Manzaramız açıldı, evet ama… Sivrisinekler de “yeni alan” ilan edip topluca taarruza geçti. Güneş 2 Sitesi’nden Eski Durak’a, oradan Yaşar Aykaç Sokak’taki Güneş Market’e kadar bir kan emici seferberliği başladı.

Dedim, “Ben de bir vatandaşım yahu,” aradım belediyeyi. Güvercin Masa dediler, kaydınızı alırız, dediler. Almışlar da… Akşam saat 21 gibi telefon çaldı, bir beyefendi hattın ucunda, sabah 11’de yazdırdığım şikayetle ilgili olarak bölgeyi ilaçlayacaklarını söyledi. Vallahi takdir ettim! Yerel yönetim hızlı ve ilgili olunca insanın içi kıpır kıpır oluyor. Mahallem adına alkışlıyorum kendilerini!

Ama işin ilginci şu: Bu işler bizim oralarda nedense mahalle temsilcileri ya da seçilen CHP gönüllüleriyle değil, daha çok tesadüflerle ve bireysel çabalarla yürüyor. Bir de muhtar varmış, hanımefendi. Hani nerede? Bilinmiyor… Görünürde yok ama önemli olan ne? Sonuç. Biz de sonuca doğru mutlu mahalleliler oluyoruz işte.

Neyse, o akşam Güvercin Masa’daki görevli “Başka bir isteğiniz var mı?” deyince, içimde bastıramadığım bir istek dilimden döküldü: “Kediler!”

Efendim… Bir zamanlar evimizin karşısındaki yeşil alanda, köşeye yakın bir noktada iki kedi kulübesi vardı. Mahalle kedileri orada bir nevi site hayatı yaşıyordu. Sonra bir gün o kulübeler uçtu gitti! Kim çaldı, nasıl götürüldü, bilemedik. Hemen Park ve Bahçeler’den Heves Hanım’ı aradık, meğer emekli olmuş gitmiş… Yerine gelen zat-ı muhterem ise bizim mahalleliyle iletişimi bırakın, cevap bile vermedi. Halbuki aynı kişi, İngiliz ve Ukraynalı hayvanseverlerin her dediğini yapıp evlerine sebze-meyve taşıyormuş. Neyse…

Benim aklıma bir fikir geldi. Hazır Eski Durak’ın yeri boşken, oraya neden bir Kedi Parkı yapılmasın? Evet, yanlış duymadınız. Telle çevrili, giriş kapılı, içinde tırmanma merdivenleri, oyun alanları, dört mini kedi evi, beslenme çanakları ve taze akan bir su pınarı olan, yılda iki değil, 15 günde bir Haybulans kontrolü yapılan bir kedi parkı! Kışın kediler üşümesin, hastalanmasın, bir sıcak kap mama ve bir kap su bulsun. Ne güzel olurdu, değil mi?

Hem böylece çevredeki evcil ve sokak kedileri sosyalleşir, hayvanseverler daha düzenli, hijyenik mama dağıtır, o köşeye yıllardır yığılan bahçe atıkları ve çöpler de artık yığılmaz. Bir taşla kaç kedi, kaç çöp, kaç sorun çözülür!

Tüm STK’ları, hayvanseverleri ve kedi dostlarını bu ironik ama ciddi öneriye kulak vermeye davet ediyorum. Belki bir sabah uyanırız ve Kuşadası’nda kedilere dair bir hayal gerçek olur… Hem de sivrisineklerin bile kıskanacağı kadar güzel bir hayal!