Haberi Dinlemek için TIKLAYINIZ...!

Soğuk Savaşa da, Sıcak Savaşa da Hayır!

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları devam ediyor.
II. Dünya Savaşı’nın hemen ardından (1947) başlayan ve 1991’de Sovyetler Birliği’nin dağılmasına kadar süren Soğuk Savaş, ABD ve SSCB önderliğinde iki kutuplu dünya düzeninde, doğrudan sıcak çatışma yerine ideolojik, ekonomik ve jeopolitik rekabetin yaşandığı gerilimli bir dönemdi.
ABD’nin insanlığa karşı başlattığı bu saldırılar ilk değil, son da olmayacaktır. 1945’te Japonya’da Hiroşima ve Nagazaki’ye attığı atom bombaları, 1955–1975 yılları arasında Vietnam, Kamboçya ve Laos’ta milyonlarca insanın ölümü, Venezuela devlet başkanının kaçırılması, İran’a yönelik güncel saldırılar ve Küba’nın işgal hazırlıkları, dünya halklarına verilen ve verilmek istenen gözdağının örnekleridir.

Dün Soğuk Savaşa karşı olduğu gibi, bugün de sıcak savaşa karşı olmak insanlık görevidir. ABD karşısında susmamak ve saldırıya uğrayan halkların yanında durmak bir zorunluluktur. ABD’ye karşı susmak kabul edilemez.
Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB)’nin çözülmesinden sonra da, dün olduğu gibi bugün de Amerika emperyalizmine karşı durmak gerekmektedir. ABD, “Yeni Dünya Düzeni”, “Tarihin Sonu”, “Küreselleşme”, “Postmodernizm” gibi kavramların ardına saklanarak saldırganlığını unutturmaya çalışsa da bu dönemler geride kalmıştır.
ABD ve İsrail’in dünya ve bölge halklarına yönelik saldırılarına karşı insan olmanın inancı ve “yeni bir dünya mümkün” kararlığıyla direnmek gerekir. Gerici yönetimler de bu sorumluluktan muaf değildir; onları da tarihin çöplüğüne atmanın zamanı çoktan gelmiş ve geçmiştir.
Dün olduğu gibi, bugün de: “Soğuk Savaşa da, Sıcak Savaşa da Hayır!”