Haberi dinleyebilirisiniz!

THK ve Orman Yangınları Üzerine

30 Haziran 2025

Türkiye Cumhuriyeti’nin yüz akı kuruluşlarından biri olan Türk Hava Kurumu (THK), Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün direktifiyle 16 Şubat 1925 tarihinde kuruldu. Cumhuriyet’in havacılık alanındaki öncü ve rol model kurumu olma görevini üstlendi. Aynı zamanda Uluslararası Havacılık Federasyonu (FAI) nezdinde ülkemizin tek yetkili temsilcisi konumunda.

Ankara Etimesgut’ta, 14 bin metrekarelik alana kurulan fabrikasında, 7 Haziran 1942 yılında Miles Magister tipi, çift motorlu, çift dümenli ve ahşap pervaneli ilk uçağı üretti. Bu uçağa “THK-1” adı verildi. Fabrika, THK-1’den THK-15’e kadar toplam 15 farklı modelde uçak üretti. Üstelik sadece iç pazar için değil, THK-5 ambulans uçağı Danimarka’ya da ihraç edildi.

Ancak ne yazık ki, ilgi eksikliği, destek yetersizliği ve sürdürülebilir projeler üretilmemesi nedeniyle fabrika 1950 yılında “iflas ettirildi.” Yani bir tercihin, bir politikanın sonucuydu bu. Bugün ise THK envanterinde bulunan, üçü halen faal olan sekiz adet uçak, yalnızca 1 milyon 451 bin 715 liraya ihale yoluyla satışa çıkarıldı. Satış sonucuna ilişkin güncel ve resmi bir bilgiye ulaşmak ne yazık ki mümkün olmadı.

Sonuç olarak; Türkiye Cumhuriyeti’nin gözbebeği bir kurum daha bilerek, isteyerek ve planlı bir şekilde yok edildi. Üstelik Türk Hava Kurumu, 2019 yılından bu yana kayyum yönetimiyle idare ediliyor.

Peki, Orman Yangınları?

Yaz mevsiminin kabusu haline gelen orman yangınlarına baktığımızda; bu felaket, doğal ya da insan kaynaklı nedenlerle ortaya çıkan, ormanların tamamen ya da kısmen yok olmasına yol açan ciddi bir tehdittir.

Ülkemizde yangınların çıkış nedenleri genelde aynı: sigara izmariti, anız yakılması, yıldırım düşmesi, enerji nakil hatlarındaki arızalar, trafo patlamaları ya da ihmalkar bir kaynak çalışması… Bu nedenler herkesçe biliniyor. Fakat buna rağmen, Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Orman Genel Müdürlüğü’nün envanterinde hâlâ yeterli sayıda yangın söndürme uçağı ve helikopteri bulunmuyor.

Yıllardır Rusya, Ukrayna, Kırgızistan, Romanya gibi ülkelerden, genelde pilotlarıyla birlikte uçak ve helikopter kiralama yöntemi tercih ediliyor.

Bir yangın söndürme uçağının fiyatı 4 ila 70 milyon dolar arasında değişirken, helikopterler ise 12 ila 30 milyon dolar arasında bir maliyete sahip. Bu rakamları duyunca yüksek gelebilir. Ama gelin, başka bir kıyas yapalım.

2025 yılı genel bütçesi görüşmelerinde, sadece Cumhurbaşkanlığı konutuna ayrılan bütçe 16 milyar 928 milyon lira. Günlük harcama ise 46 milyon 378 bin lira. Yani sadece bir günlük tasarrufla ortalama bir yangın uçağı ya da iki yangın helikopteri alınabiliyor!

Oysa Ne Olabilirdi?

Türkiye Cumhuriyeti olarak, 7 coğrafi bölgemizin her birine kurulacak merkezlerle, kendi filomuzu çoktan oluşturmuş olabilirdik. Onlarca uçak, onlarca helikopter; yerli, milli ve daimi…

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2024 verilerine göre, orman yangınlarına şu unsurlarla müdahale ediliyor:

26 uçak (çoğunluğu kiralık ve pilotlu)

105 helikopter (kiralık ve pilotlu)

14 insansız hava aracı (İHA)

1.649 arazöz ve su tankeri

2.453 müdahale aracı

821 iş makinesi

25.000 orman işçisi

122.000 orman gönüllüsü

Fakat yeterli mi? Asla. Çünkü bu ülkenin ortalama rakımı 1.141 metre. Doğu Anadolu, Karadeniz, Ege ve Akdeniz bölgelerimiz yüksek sıra dağlar ve engebeli arazilerle dolu. Yangın söndürmek; karadan olduğu kadar, havadan da hızlı ve etkili müdahale gerektiriyor.

Orman Yakanlara Ağır Ceza Şart!

Orman yangınlarında sadece ağaçlarımız değil, evini barkını, geçim kaynaklarını kaybeden insanlarımız, kaçamayan ve yok olan hayvanlarımız da yanıyor. Binlerce yıllık ağaçlar, canlı yaşamı, ekosistemimiz göz göre göre kül oluyor.

Bu nedenle açıkça ifade ediyorum: Orman yakanlar, cinayet işlemiş sayılmalı ve en ağır cezalar uygulanmalıdır. Yanan yerlere otel dikmek değil, hızlıca ağaçlandırmak en büyük önceliğimiz olmalı.

Son sözüm şu: Tekrar geçmiş olsun Türkiye’m! Umarız ki bu acı günleri bir daha yaşamayız. Ama bunun için aklımızı, bilimi ve vicdanımızı birlikte kullanmak zorundayız.

Saygılarımla.