Haberi Dinlemek için TIKLAYINIZ...!

Eski ve Yaşlı Gazeteci

Gazeteci: “Gazetecilik mesleğini icra eden; güncel olaylar, akımlar, konular ve kişiler hakkında bilgi toplayıp, olabildiğince tarafsız bir şekilde yayımlamaya gayret gösteren kişidir” diye tarif edilir.

Mesleği gazetecilik olan kişiler özellikle tarafsızlık konusuna özen göstermelidir. Köşe yazarı ise tarafsızlık konusunu es geçebilir. Köşe yazarı kendi fikrini belirtir, bu fikir doğrultusunda yazılar yazar, hatta bir adım öteye giderek yazdığı yazılarla kendi fikri doğrultusunda algı yapar. Elbette hem gazeteci, hem de köşe yazarının temel ilkesi doğruluk üzerine kuruludur. Elbette tutarlı olması gerekir.

Bunları neden yazdık, açıklayalım.

Geçtiğimiz Pazar günü Aydın Efeler İlçesinde Atatürkçü Düşünce Derneği Aydın Şubesi tarafından düzenlenmiş olan etkinliğe katıldık. Yaklaşık 400 kişinin katıldığı etkinlik özellikle burslu öğrenciler için düzenlenmişti. Etkinliğe Aydın milletvekilleri, belediye başkanları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve dernek üyeleri katılmıştı. Buraya kadar her şey normal.

Etkinliğe Efeler Belediye Başkanı ve yakın çevresi katılmıştı. Bir süre sonra Aydın Milletvekilleri ile Büyükşehir Belediye Başkanı yanında Daire Başkanları ile birlikte etkinliğe katıldı. İşte ne olduysa onların gelişi esnasında oldu. Kendisini Aydın ilinin duayen gazetecisi olarak tanıtan, eski sendikacı olduğunu söyleyen, kendisini en iyi solcu olduğunu vurgulayan yaşlı bir gazeteci o tarafa doğru, “Go home” diye seslendi. Seslendiği tarafta Aydın Büyükşehir Başkanı ile Aydın Milletvekili olan kişiler vardı. Üstelik bu kişi Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı için yakın zamana kadar “Bacım” diyordu. Artık ona mı, yoksa uzun yıllardır milletvekili olan arkadaşa mı seslendi anlaşılmadı. Gerçi o milletvekilini bizimde sevdiğimiz söylenemez ama bir demokratik kitle örgütünün düzenlediği bir etkinlikte, “Go home” diye bağırmak o etkinliği doğrudan provoke etmektir.

Kime seslenirsen seslen, kendince haklı bile olabilirsin, ama orada öyle bağırmak yakışıksız bir davranıştır. Seversin veya sevmezsin, ama bir etkinlik için bir araya gelmiş insanları provoke edemezsiniz. Eğer ederseniz size yaşı geçmiş dinozor gazeteci derler.

Kim olursan ol, bir demokratik kitle örgütünün yaptığı bir etkinlikte tek taraflı ve kendi penceresinden bakarak insanlara hakaret etmenin mantıklı bir açıklaması olamaz. Bu tür davranışlar yanlış ve maksatlıdır. Yaşlı gazetecinin bu davranışı en hafif tabiriyle, ulu orta sergilenmiş bir kin, düşmanlık, garez ve nefret hisleri taşımaktadır. Kendi gibi düşünmüyor diye insanlara yönelik düşmanca tavırlar ve bu düşünce ile kaleme alınmış yazılar adeta kabuk bağlamış bir kin duygusunun göstergesidir.

Çalıştığı gazetelerde siyasi ağırlıklı yazılar yazdığını bildiğimiz yaşlı gazeteci arkadaşın insanlara saldırarak elde edeceği hiçbir şey yoktur.

Yaşlı gazeteci arkadaşın bu tavrını hoş görmek doğru olmayacaktır. Böyle yazılar bizim tarzımız olmasa da, eğlenmek için gittiğimiz bir ortamda gerginlik yaratıp bizim huzurumuzu kaçıran birine karşı da sessiz kalamazdık. Ama yine de sorumluluk duygumuzdan ve insancıl olmamızdan dolayı ismini yazmadık. Umarım o yaşlı gazeteci şapkasını önüne koyar ve “Ben nerde yanlış yaptım” diye düşünür ve empati yapar. Yapabilirse elbette.

“Kendine reva görmediği şeyi, başkasına reva gören insan kamil olamaz.” (Hz. Ali)

HÜSEYİN ASAR