BİRAZ’DA BEN FİKİR YÜRÜTEYİM

Devlet Tiyatrolarına yıllardır ne gittim, ne de üzerine düşündüm…
Biraz’da ben fikir yürüteyim.
Öncelikle o gitti bu geldi beni bağlamaz. Öyle emekli faşist düşünce felan da kabul etmiyorum. Goşist faşisttir, Doğu Perinçek gibi eskilere sığınıp Kızıl Elma hikayelerini de yemem.
Sanatçı; En azından demokrat olur, işi gereği sorgular. Bu diyalektik safha, sanatçıyı sosyal demokrat bir konumda tutar zaten. Sonradan faşist bir durumu birey kendi yaratır.
![]()
Genel durum günümüz;
Oyunların ve dramaturgi bölümünün ülkemiz gerçeklerinin dışında ve tam bir yabancı özentisi içerisinde, kendine ait sözcüklerini kullanamayan bir durum yarattığını herkes gibi ben de görmekteyim. Bu iktidar partisinin yada muhalefet partisinin umrunda bile olmayabilir, onların sanat programları sadece kağıt üzerinde kalmış, ahbap çavuş ideolijisini gösteren ödüllere yansımış olabilir. İç dinamiklerinde onlarca yazar ve çok değerli oyunlar çıkaran bu kurumun, idari karar mercilerinde neden böyle bir “Kendi değerlerini kullanmama inadı“ var anlaşılamaz bir durumdur.
Zamanımızda ingilizce hocalarının tiyatro eleştrisi yazdığı, hatta DT sanat yönetimlerine yönetim öğrettiği düşünülürse, seslendirme stüdyosunda dirsek çürüten yöneticilerden idareci çıkmayacağını görmemek mümkün olmaz.

Sanat insanın tabiata eklediğidir.
Tabiattan kopya çektiğinizle kalırsınız sonunda, o da bir havuç olur sizlere…
DT de yıllardır yönetmelik zafiyeti ve sınav yalınlığı çözülemedi.
Kırk yılı devirmiş sanatçılara ve Konservatuvarlardan mezun sanatçılara “Figüran” denmesi ve böyle görev verilmesinin utancını bir tek ben mi taşıyorum?
O tepedeki idarecilerin, yada sosyal medyada yazıp duran faşistlerin, o faşistleri onaylayarak yazışan kendini çıkara bırakmış oportunistlerin bir tek düşüncesi, onuru, haysiyeti insanlara bulaşarak dedikoduda birleşmek mi?
Sahip çıkacak bir şeyiniz yok herhalde kendi çıkarlarınızdan başka.
Bu kuruma yıllardır hizmet eden ve bu çirkin nitelemeyle çalışan emeklilerimize bir doğru niteleme; Dışarda kalan ve yıllardır çalışarak kurumu taşıyan okulullu insanlarımızada acil kadroyu sınavsız olarak ve liyakata bakılarak temin etmek görevinizdir.
Biraz vicdanı olan idareci, kurum elemanı, sanat çalışanı bu konuya eğilmeli ve çözmelidir. Siyasi sizinle ilgilenmez, sizler hakkınızı alırsınız. Koltuksa dert, tarih not düşer.
Gelelim protokoldeki yaklaşımınıza.
Akp iktidarı döneminde çalışan bütün genel müdürler sadece onların istediklerini uyguladılar. Ne emekli kurum çalışanlarına ne de Tiyatro çalışanlarına ne de dışardaki meslektaşlarına bir düzenleme yapılmadı.
Bu dengesizliği bazı paliyatif durumlar bozdu genel müdür oyunları izlesek diye yanaşmalara, yaz sekreter tüm oyunlara gidecek bu dizideki arkadaşlarıma varan yeniçeri buyruklarıyla yapıldı protokol.

Düzeltin, beceremiyorsanız; Lütfen Genç Sanatçıların idari kadrolara gelmesine yardımcı olunuz…
Bu turnesiz halin önüne geçiniz, Bakanlık istedi yaptım değil kendi buluşmalarınızı başlatınız acil olarak, yıllar önce yaptık. İnsanlarımıza sanat götürünüz. Bu görevinizdir. Ama doğru oyunlar seçilerek lütfen.














































