GÜVERCİN MASA İHALESİ:
HUKUK VURGUSU VAR, BELGE YOK…
GAZETECİLERE TEHDİT VAR, BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ YOK

Ergun Ok Haberi/Kamuoyunda uzun süredir “Güvercin Masa İhalesi” olarak bilinen ve Kuşadası Belediyesi’ni ilgilendiren ihale süreciyle ilgili tartışmalar sürerken, CHP Aydın İl Basın Bürosu aracılığıyla Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel’in avukatı Av. Umut Yaşar imzasıyla bir basın açıklaması servis edildi.
Açıklamada, söz konusu ihale süreciyle ilgili hukuki sürecin kapandığı ileri sürülerek, Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 10.01.2025 tarihinde “Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar” verildiği, bu karara Aydın Valiliği’nce yapılan itirazın ise Söke Sulh Ceza Hâkimliği’nin 20.02.2025 tarihli kararıyla reddedildiği belirtildi.
Ancak açıklama, içerdiği eksik yargısal bilgiler ve tehdit dili nedeniyle, kamuoyunu bilgilendirmekten çok yeni hukuki ve etik tartışmaları beraberinde getirdi.
HUKUK DEVLETİNDE TARİH YETMEZ,
KARAR NUMARASI VE BELGE GEREKLİDİR
Basın açıklamasında yalnızca karar tarihleri yer alırken;
Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın esas ve karar numarası,
Söke Sulh Ceza Hâkimliği kararının dosya bilgileri ve gerekçesi,
kamuoyuyla paylaşılmadı.
Oysa hukuk devletinde şeffaflık, yalnızca “karar verildi” demekle değil,
o kararın denetlenebilir bilgileriyle mümkün olur.
Belgeleri daha önce kamuoyuna yansıyan ve basında tartışılan bir ihale süreciyle ilgili olarak, karar numaralarının gizlenmesi, “hukuki süreç kapandı” iddiasını tartışmalı hâle getirmektedir.
CEZA SORUŞTURMASI AÇILMAMASI,
ŞAİBE İDDİALARINI ORTADAN KALDIRMAZ
Hukuk çevrelerinin de vurguladığı gibi;
Ceza soruşturması açılmaması, ihalede sorun yok anlamına gelmez,
Ceza hukuku ile idari, siyasi ve etik sorumluluk birbirinden farklıdır,
“Kovuşturmaya yer yok” kararları, yalnızca ceza şartlarının oluşmadığını ifade eder.
Bu nedenle Güvercin Masa İhalesi’ne ilişkin belgelerle gündeme gelen iddiaların, yalnızca bir savcılık kararı tarihine indirgenmesi, kamuoyunu ikna etmekten uzaktır.

BELGEYLE HABER YAPANA TEHDİT,
BASIN ÖZGÜRLÜĞÜYLE ÇELİŞİYOR
Açıklamanın en dikkat çeken bölümü ise, belgelerle yayın yapan gazetecilere yönelik suç duyurusu tehdidi oldu.
Kamuoyunu bilgilendirme amacıyla, ihale dosyalarına dayalı yayın yapan basın kuruluşlarının “yanıltıcı haber” yapmakla suçlanması ve hukuki yaptırımlarla tehdit edilmesi;
Basın özgürlüğü,
Halkın haber alma hakkı,
Demokratik denetim mekanizması
ile açık biçimde çelişmektedir.
Daha da dikkat çekici olan ise, bu tehdit dilinin, basın özgürlüğünü savunduğunu her fırsatta dile getiren CHP adına servis edilen bir metinde yer almasıdır.

CHP’NİN SÖYLEMİYLE METNİN RUHU ÇELİŞİYOR
Cumhuriyet Halk Partisi’nin;
Basın özgürlüğü,
Eleştirel gazetecilik,
Şeffaflık ve hesap verebilirlik
konularındaki söylemleri bilinirken, gazetecileri belgeye dayalı haber yaptıkları için yargı tehdidiyle susturmaya çalışan bir metnin CHP il basın bürosu üzerinden servis edilmesi, ciddi bir siyasi ve etik tutarsızlık olarak değerlendiriliyor.
Basın açıklamalarının, gazetecilere gözdağı verme aracına dönüşmesi, demokratik toplumlarda kabul edilebilir bir yöntem değildir.
KAMUOYU NET: BELGE GÖSTER, TEHDİT ETME
Kamuoyunun talebi açıktır:
Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın tam metni,
Söke Sulh Ceza Hâkimliği kararının karar numarası ve gerekçesi,
Güvercin Masa İhalesi’ne ilişkin tüm resmî ihale belgeleri,
paylaşılsın.
Gazeteciler tehdit edilerek değil, belgeler ortaya konularak kamuoyu ikna edilir.
Aksi halde, “hukuki süreç kapandı” denilen dosya,
hem hukuken, hem siyasi olarak,
hem de basın özgürlüğü açısından kapanmamış sayılacaktır.














































