DEM Parti’den Aliağa Uyarısı: “Aliağa Türkiye’nin Sanayi Çöplüğü Değildir”

DEM Parti Aliağa İlçe Örgütü, Tüpraş Aliağa Rafinerisi çevresinde yeniden gündeme gelen sanayi yatırımları ve Aliağa Organize Sanayi Bölgesi’nin genişletilmesi planlarına sert tepki gösterdi. Yapılan açıklamada, Aliağa’nın yıllardır Türkiye’nin ağır sanayi yükünü taşıdığı belirtilerek, yeni yatırımların çevresel ve toplumsal maliyetinin yine Aliağa halkına yüklenmesine karşı çıkıldı.
DEM Parti Aliağa İlçe Örgütü, Tüpraş Aliağa Rafinerisi çevresinde yeniden gündeme gelen rafineri yatırımları ve Aliağa Organize Sanayi Bölgesi’nin genişletilmesi planlarına ilişkin kapsamlı bir açıklama yayımladı.
Açıklamada, yıllardır dile getirilen “Aliağa hafızasının canlandırılması” çağrısının bugün yeniden önem kazandığı belirtilerek, ilçenin Türkiye’nin en yoğun ağır sanayi bölgelerinden biri haline getirildiğine dikkat çekildi.
DEM Parti Aliağa İlçe Örgütü, Ankara merkezli ekonomik planlarda Aliağa’nın büyük şirketler için bir “sanayi deposu” olarak görüldüğünü ifade ederek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Rafineriler, petrokimya tesisleri, demir-çelik fabrikaları, enerji santralleri, limanlar ve gemi söküm tesisleri ile Aliağa bugün Türkiye’nin en yoğun ağır sanayi bölgelerinden biri haline getirilmiştir.”

Açıklamada Türkiye ihracatının yaklaşık yüzde 8–9’unun Aliağa limanlarından gerçekleştirildiği, İzmir’de limanlarda elleçlenen yükün ise yüzde 80’den fazlasının Aliağa’da gerçekleştiği hatırlatıldı. Ayrıca Türkiye’deki gemi söküm faaliyetlerinin tamamına yakınının da ilçede yürütüldüğü vurgulandı.
DEM Parti, bu tabloya rağmen her yeni sanayi yatırımının “ekonomik büyüme”, “kalkınma” ve “istihdam” söylemleriyle meşrulaştırılmaya çalışıldığını belirterek, büyümenin gerçek maliyetini Aliağa halkının ödediğini savundu.
Açıklamada çevresel risklere de dikkat çekilerek, şu ifadelere yer verildi:
“Kirlenen hava, zehirlenen deniz, sanayi tesisleri arasında sıkışan kıyılar ve riskli koşullarda çalışan işçiler… Şirketler büyüyor ve kar ediyor, ancak çevresel ve toplumsal maliyet Aliağa halkının üzerine bırakılıyor.”
Sanayi yatırımlarının artmasıyla birlikte Aliağa’da tarımın, balıkçılığın ve kıyı yaşamının gerilediği belirtilen açıklamada, kıyıların giderek limanlara ve sanayi tesislerine kapatıldığı, denizin ise balıkçılar için bir geçim alanı olmaktan çıkarak sanayi gemilerinin yoğunlukla kullandığı bir koridora dönüştüğü ifade edildi.

DEM Parti Aliağa İlçe Örgütü, bir kentin tüm geleceğinin tek bir sektöre teslim edilmesinin kalkınma değil plansızlık olduğunu belirterek yatırım kararlarının Aliağa halkına sorulmadan alınmasına da tepki gösterdi.
Açıklamada şu ifadeler dikkat çekti:
“Aliağa Türkiye’nin sanayi çöplüğü değildir. Aliağa şirketlerin sınırsız büyüme alanı değildir. Aliağa halkı bu kentin geleceği hakkında söz sahibidir.”
DEM Parti yetkilileri, sanayi ve üretime karşı olmadıklarını ancak üretimin insanı ve doğayı yok sayarak sürdürülemeyeceğini vurguladı. Aliağa’da tarım ve hayvancılığın güçlendirilebileceği, balıkçılığın desteklenebileceği, kıyıların halka açılabileceği ve deniz ile tarih turizminin geliştirilebileceği ifade edildi.

Açıklamanın sonunda, Aliağa’da planlanan tüm yeni ağır sanayi yatırımları için halkın katılımının sağlanması, şeffaf karar süreçlerinin işletilmesi ve bağımsız çevresel değerlendirmelerin yapılması gerektiği vurgulandı.
DEM Parti Aliağa İlçe Örgütü, “Aliağa’nın geleceği şirketlerin yatırım planlarında değil, bu kentte yaşayan insanların ortak iradesinde belirlenmelidir” diyerek yetkililere çağrıda bulundu.
📸 Görseller: Aliağalılar Platformu
















































