Haberi Dinlemek için TIKLAYINIZ...!

AYDIN SİYASETİNDEN CİLVELER

Ergun Ok

Aydın siyaseti, başlı başına incelenmesi gereken bir alan. Özellikle 2002 Milletvekili Seçimleri sonrasında yaşanan gelişmeler ve bugüne kadar yapılan genel ve yerel seçimler, adeta bir dizi film kurgusu gibi sürprizlerle dolu sonuçlar ortaya koydu.

2002 seçimlerinde AKP ve CHP dışındaki tüm partilerin baraj altında kalması, buna karşılık Özlem Çerçioğlu’nun milletvekili seçilmesi, dönemin en dikkat çekici sürprizlerinden biriydi. Çerçioğlu, 2007’de yeniden milletvekili olurken, 2009’da Aydın Belediye Başkanlığı’na, ardından üç dönem üst üste Aydın Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na seçildi. Bu süreçte yerel siyasette giderek güç kazandı; parti örgütü üzerinde belirleyici bir etki kurdu, dengeleri kendi lehine şekillendirdi. Bu hâkimiyet, 2025 yılında AKP’ye geçişine kadar sürdü.

CHP içinde benzer bir ağırlık oluşturan bir diğer isim ise 2011’den bu yana milletvekilliğini sürdüren Bülent Tezcan oldu. Hem Çerçioğlu hem de Tezcan, özellikle yerel seçimlerde aday belirleme süreçlerinde belirleyici roller üstlendi. Ancak 2014’ten günümüze kadar belirlenen başkan adaylarının önemli bir kısmının beklentileri karşılayamaması, bu tercihlerin sorgulanmasına neden oldu. Aday belirleme süreçlerinde hangi kriterlerin etkili olduğu ise uzun süre kulislerde tartışıldı, farklı iddialar dile getirildi. Bugün her şey sakin görünse de geçmişte yapılan hataların ilerleyen dönemde yeniden gündeme gelmesi sürpriz olmayacaktır.
Zira siyaset, birkaç saat içinde bile dengelerin değişebildiği bir alan. İdeolojik derinlikten yoksun pek çok kişinin önemli pozisyonları işgal ettiği, yön verdiği bir yapı söz konusu. Üstelik bu aktörlerin çoğunun, dile getirdiklerinin aksine, kamu yararından çok kendi çıkarlarını öncelediği yönünde yaygın bir kanaat bulunuyor.

 

Ömer Günel ile Özlem Çerçioğlu arasında adaylık süreci üzerinden başlayan gerilim, uzun süre Aydın siyasetinin ana gündem maddelerinden biri olmuştu. Çerçioğlu’nun AKP’ye geçişinden sonra da bu gerilim dinmedi. Nitekim kulislerde konuşulduğu üzere Günel’in görevden alınması pek çok kişi için sürpriz olmadı. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanlığı için adı geçen Günel’in bu hedefinin akamete uğraması ise siyasi dengeleri altüst etti. Bu gelişmeden Çerçioğlu’nun memnuniyet duyduğu, yakın çevresinde dile getirilen değerlendirmeler arasında yer aldı.

Önümüzdeki süreçte genel seçimler belirleyici olacak. Genel seçimlerin sonuçları, yerel yönetim seçimlerini doğrudan etkileyecek. Bülent Tezcan’ın genel seçimlerde istediği sonucu alamaması durumunda, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanlığı için en güçlü adaylardan biri olacağı konuşuluyor. Her ne kadar genel merkez nezdinde karşılığı bulunsa da yerelde kendisine yönelik sessiz ama güçlü bir muhalefetin varlığı dikkat çekiyor. Uzun yıllardır milletvekilliği yapan Tezcan’ın akrabalarının belediyelerde istihdam edilmesi, seçim dönemleri dışında yerelde yeterince görünmemesi ve parti üzerindeki etkisi, kamuoyunda eleştirilere neden oluyor. Bu nedenle olası bir ön seçimde başarılı olup olamayacağı ciddi bir tartışma konusu.
Öte yandan Aydın Büyükşehir adaylığı için eski ve yeni milletvekilleri başta olmak üzere pek çok ismin beklenti içinde olduğu biliniyor. Parti kulislerinde eski milletvekili Osman Aydın ismi de “en uygun aday” olarak dillendirilen seçenekler arasında. Doğal olarak, siyasi cazibesi yüksek bu makam birçok ismin iştahını kabartıyor.
Ömer Günel’in tutuklanması ve görevden alınması sonrasında yaşanan gelişmeler, özellikle başkan vekilliği seçimlerinde Bülent Tezcan’ın etkisini artırdı. Çerçioğlu sonrasında parti içinde belirleyici figürün Tezcan hâline gelmesi, zaten var olan huzursuzluğu daha da derinleştirmiş görünüyor.

Efeler ve Kuşadası başta olmak üzere birçok ilçe örgütünün Tezcan’ın etkisiyle şekillenmiş olması, örgütlerin sağlıklı ve bağımsız karar alma kapasitesini tartışmalı hâle getiriyor.
Ancak unutulmaması gereken bazı temel gerçekler var:
Siyasette hiçbir aktör vazgeçilmez değildir. Dengeler bir gecede değişebilir. Ve seçim atmosferine girildiğinde, hesapları altüst edecek pek çok yeni faktör devreye girer.
Son söz yerine, eski bir deyimi hatırlamakta fayda var:
“Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olmak…”

Bakalım bu süreçte kaç siyasetçi kendi bulgurunu kaybedecek.