Haberi Dinlemek için TIKLAYINIZ...!

Aydın Emek ve Demokrasi Platformu’ndan Aydın-İzmir Otoyolu’nun Özelleştirilmesine Tepki

AYDIN – Aydın Emek ve Demokrasi Platformu, tamamen kamu kaynaklarıyla yapılan Aydın-İzmir Otoyolu’nun işletme hakkının özelleştirilmesine tepki gösterdi. Platform, otoyolların ve diğer kamu varlıklarının özelleştirilmesine karşı çıkarak, kamu mallarının halkın ortak değeri olduğunu vurguladı.

Aydın Atatürk Kent Merkezi’nde saat 18.00’de düzenlenen basın açıklamasında platform adına Tüm Emekliler Sendikası Şube Başkanı Ufuk Kartal konuştu. Açıklamaya TİP, Yeni Parti, Sosyalist Cumhuriyet Partisi, EMEP, Devrimci Emekliler Sendikası ve AYÇED temsilcileri de katıldı.

“Aydın-İzmir Otoyolu halkın malıdır”

Platform tarafından yapılan açıklamada, yapımına 1986 yılında başlanan Aydın-İzmir Otoyolu’nun Selatin Tüneli, viyadükler ve Aydın Kuzey-Güney giriş-çıkış bağlantı yollarıyla 2017 yılında tamamlandığı belirtildi. Aydın-Denizli Otoyolu bağlantısıyla birlikte üç kenti birbirine bağlayan otoyolun bölge ulaşımı açısından stratejik öneme sahip olduğu ifade edildi.

Açıklamada otoyolun Kuşadası, Didim ve Bodrum gibi turizm merkezlerine ulaşım sağladığı, İzmir Limanı’nı Ege ve İç Anadolu’ya bağlaması nedeniyle de ithalat ve ihracat açısından önemli bir ulaşım güzergâhı olduğu kaydedildi.

Platform, Aydın-İzmir Otoyolu’nun kamu kaynaklarıyla yapıldığına dikkat çekerek, “Tamamen halkın vergileri ile yapılmış olan Aydın-İzmir Otoyolu kamu vasfında olup halkın malıdır” ifadelerini kullandı.

“Geçiş ücretleri ulaşım maliyetlerini artıracak”

Basın açıklamasında, Aydın-Denizli Otoyolu ile Aydın-İzmir Otoyolu arasındaki geçiş ücretlerine de dikkat çekildi. Açıklamada, Aydın-Denizli Otoyolu’nda birinci sınıf araçlar için geçiş ücretinin 590 lira, kamu işletmesindeki İzmir-Aydın Otoyolu’nda ise 73 lira olduğu belirtildi.

Otoyolun işletme hakkının özelleştirilmesiyle geçiş ücretlerinde ciddi artış yaşanabileceğini savunan platform, bunun yalnızca araç sahiplerini değil, taşımacılık sektörünü ve dolayısıyla tüketicileri de etkileyeceğini ifade etti.

Açıklamada, ulaşım maliyetlerindeki artışın pazardan, marketten ve manavdan alınan ürünlerin fiyatlarına, otobüs biletlerine ve diğer ulaşım giderlerine yansıyacağı ileri sürüldü. İzmir’deki TÜPRAŞ’tan yapılan akaryakıt taşımacılığının maliyetlerinde de artış yaşanabileceği kaydedildi.

“Çözüm yeniden kamulaştırmadan geçiyor”

Platform açıklamasında, 1980 sonrası uygulanan özelleştirme politikaları da eleştirildi. Eğitim, sağlık ve ulaşım başta olmak üzere kamuya ait varlıkların özelleştirilmesinin ekonomik ve sosyal sonuçlarının bugün yaşandığı savunuldu.

Aydın’daki JES ve madencilik faaliyetlerine de değinilen açıklamada, ovaların JES şirketlerine, dağ ve ormanların ise yerli ve yabancı maden şirketlerinin faaliyetlerine açılmasına tepki gösterildi. Platform, bu uygulamaların tarım, doğal yaşam ve çevre üzerinde baskı oluşturduğunu belirtti.

Açıklamada, Aydın’daki hava kirliliğinin halk sağlığı açısından da tehdit oluşturduğu ileri sürülerek, doğal yaşamın ve ekolojik dengenin korunması gerektiği vurgulandı.

“Kamu malları halkındır, özelleştirilemez”

Aydın Emek ve Demokrasi Platformu açıklamasını şu mesajla tamamladı:

“Kamu malları, KİT’ler halkındır, özelleştirilemez. Sermayeye peşkeş çekilemez. Mirasımıza sahip çıkıyoruz. Yaşamımızı, suyumuzu, doğamızı ve havamızı koruyacağız. Artık yeter diyoruz. Yerli veya yabancı JES şirketlerinin, maden şirketlerinin talanına ve otoyolların özelleştirilmesine hayır diyoruz.”

Basın açıklaması, “Havama, suyuma, toprağıma dokunma”, “Yollar, köprüler halkındır, satılmaz” ve “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganlarıyla sona erdi.