KUŞADASI’NDA BELEDİYE ÇADIRI TARTIŞMASI YENİDEN GÜNDEMDE
“Belediyenin imkânları siyasi faaliyet için mi kullanılıyor?”

Kuşadası’nda Rüşvet ve İrtikap suçlaması ile tutuklu bulunan, İçişleri Bakanlığı kararıyla görevden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Ömer Günel’e destek amacıyla önceki CHP, şimdiki Yeni Parti yönetimi tarafından kurulduğu belirtilen dayanışma çadırı, bugün gerçekleştirilen görüntülü tespitle yeniden gündeme geldi.
Kuşadası Belediyesi’ne yönelik rüşvet ve irtikap soruşturması kapsamında Belediye Başkanı Ömer Günel’in 13 Mart 2026’da gözaltına alınmasının ve 16 Mart’ta tutuklanmasının ardından, dönemin CHP Kuşadası önceki dönem, şimdiki Yeni Parti İlçe Örgütü tarafından İsmail Cem Dostluk ve Barış Meydanı’nda “Adalet ve Dayanışma Çadırı” kurulmuştu. Çadırda Günel’e destek amacıyla imza kampanyaları ve çeşitli etkinlikler düzenlenmişti.
Tartışmanın temelinde ise şu soru bulunuyor:
Belediyeye ait olduğu ileri sürülen bir çadır ve belediye imkânları, siyasi amaçlı bir faaliyet için kullanılabilir mi?
Egeden Medya Haber olarak daha önce gündeme getirdiğimiz iddiaya göre çadırın Kuşadası Belediyesi’ne ait olduğu, belediye imkânlarıyla kurulduğu ve tutuklu bulunan Belediye Başkanı Ömer Günel lehine siyasi nitelikli çalışmalarda kullanıldığı öne sürülmüştü.
BELEDİYE LOGOSU YENİDEN GÖRÜNTÜLENDİ
Tartışmanın dikkat çeken noktalarından biri, çadırın üzerindeki Kuşadası Belediyesi logosu oldu.
İddiaların ardından logo ve kurumsal ibarelerin üzerinin çeşitli materyallerle kapatıldığı öne sürülürken, bugün Egeden Medya Haber muhabiri tarafından gerçekleştirilen görüntülü çalışmada bu bölümün kaldırıldığı ve çadırın alt kısmında bulunan belediye logosunun yeniden görünür hâle gtirilerek, çadırda Kuşadası Belediyesi amblemi olduğu tespit edildi.
Bu görüntü, çadırın belediyeye ait olup olmadığı sorusunu yeniden gündeme taşıdı.

ASIL SORU: HERKES İÇİN AYNI UYGULAMA VAR MI?
Ancak artık tartışmanın daha geniş bir çerçevede ele alınması gerekiyor.
Çünkü Türkiye’de yalnızca Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel hakkında adli işlem yapılmış değil. Kamu kurumlarında görev yapan çok sayıda kişi hakkında da soruşturmalar yürütülüyor; bazı şüpheliler gözaltına alınıyor, bazıları tutuklanıyor. Kuşadası Belediyesi’yle bağlantılı soruşturmanın Ağustos ayındaki operasyonunda da belediye çalışanları, meclis üyesi ve çeşitli iş insanlarının aralarında bulunduğu çok sayıda şüpheli hakkında işlem yapılmış ve 14 kişi tutuklanmıştı.
İşte tam bu noktada kamuoyunun cevap beklediği soru ortaya çıkıyor:
Belediyenin imkânları, adli soruşturma geçiren veya tutuklanan herkes için aynı şekilde kullanılabilir mi?
Örneğin başka bir kamu kurumunda görev yapan ve hakkında soruşturma yürütülen bir kişi için yakınları veya siyasi arkadaşları Kuşadası Belediyesi’nden bir “dayanışma çadırı” talep etse, aynı imkân kendilerine de sağlanacak mı?
Başka bir siyasi partinin ilçe başkanı hakkında soruşturma başlatıldığında, o siyasi partinin üyeleri belediyeden aynı meydanda bir çadır istediğinde belediye yine aynı desteği verecek mi?
Bir başka partinin belediye başkanı veya yöneticisi tutuklandığında, “Adalet ve Dayanışma Çadırı” kurulması talebine de aynı anlayışla yaklaşılacak mı?
Yoksa belediye imkânları yalnızca belirli bir siyasi çevrenin talebi olduğunda mı devreye giriyor?
MESELE ÖMER GÜNEL DEĞİL, KAMU MALINDA EŞİTLİK MESELESİ
Burada tartışılan konu Ömer Günel’in suçlu veya suçsuz olduğu değildir.
Ömer Günel hakkında yürütülen soruşturmanın ve yargılamanın sonucunu bağımsız yargı belirleyecektir. Nitekim soruşturma kapsamında ilk aşamada Günel ile birlikte beş kişi tutuklanmış, daha sonraki operasyonlarda da çok sayıda kişi hakkında işlem yapılmıştır.
Asıl mesele şudur:
Eğer bir belediyenin malı, çadırı, personeli veya diğer imkânları siyasi amaçlı bir dayanışma faaliyetine tahsis edilebiliyorsa, bunun ölçüsü ve sınırı nedir?
Ve daha önemlisi:
Bu imkânlardan yararlanma hakkı bütün siyasi görüşlere ve bütün yurttaşlara eşit şekilde tanınacak mıdır?
Eğer cevap “evet” ise, bunun hangi mevzuata ve hangi belediye kararına dayanarak yapıldığının açıklanması gerekir.
Eğer cevap “hayır” ise, o zaman kamuya ait bir imkânın neden belirli bir siyasi faaliyet için kullanıldığı sorusu daha da önem kazanmaktadır.
SORUŞTURMA VE DENETİM MAKAMLARI İNCELEMELİ
Bu nedenle konu, yalnızca siyasi bir tartışma olarak değil, kamu malının kullanımı ve kamu hizmetinde tarafsızlık açısından değerlendirilmelidir.
Şu soruların yanıtlanması bekleniyor:
- Çadır kime aittir?
- Çadırın belediyeye ait olduğuna ilişkin envanter veya satın alma kaydı var mıdır?
- Kurulum, nakliye ve diğer giderler belediye bütçesinden karşılanmış mıdır?
- Çadırın siyasi faaliyetlerde kullanılmasına ilişkin bir tahsis veya belediye kararı bulunmakta mıdır?
- Belediye logosunun üzerinin kapatılması konusunda kim tarafından talimat verilmiştir?
- Aynı imkân, siyasi görüşü farklı olan kişi ve partilerin talepleri karşısında da sağlanacak mıdır?
- Belediye veya B.Ş Belediyesine Kuşadasının en güzel yerine kurulan bu çadır için işgal bedeli ödeniyor mu?
Egeden Medya Haber olarak beklentimiz, herhangi bir kişi veya siyasi yapıyı peşinen suçlamak değil; bu soruların Kuşadası Kaymakamlığı ve ilgili denetim makamlarınca incelenerek açıklığa kavuşturulmasıdır.
Çünkü mesele yalnızca bir çadır değildir.
Mesele, kamu malının kime ait olduğu, kim tarafından kullanıldığı, hangi amaçla tahsis edildiği ve en önemlisi bu kullanımda siyasi ayrım yapılıp yapılmadığıdır.
Kamu malı söz konusu olduğunda ölçü tek olmalıdır.
Bir parti için geçerli olan uygulama, diğer parti için de geçerli olmalıdır.
Bir kişi için “dayanışma” adına kamu imkânı kullanılabiliyorsa, aynı koşulları taşıyan başka bir kişi için de kullanılabilmelidir.
Aksi halde kamuoyunun şu soruyu sorması kaçınılmazdır:
“BELEDİYE HERKESE Mİ AİT, YOKSA SADECE BELİRLİ BİR SİYASİ ÇEVREYE Mİ?”
Egeden Medya Haber










































