Haberi Dinlemek için TIKLAYINIZ...!

SALZBURG’DA AVRUPA’NIN ZİRVESİNE YENİDEN YOLCULUK

FETHİ KARADENİZ YAZDI

PSG – Aston Villa: Bir tarafta Avrupa’nın patronu, diğer tarafta yeniden doğmaya çalışan bir İngiliz devi…

Avrupa futbolunda yeni sezonun perdesi bu kez Salzburg’da açılıyor.

UEFA Süper Kupa finalinde Şampiyonlar Ligi’nin son şampiyonu Paris Saint-Germain ile Avrupa Ligi’ni kazanarak 30 yıllık kupa özlemine son veren Aston Villa karşı karşıya geliyor. Mücadele bu akşam Red Bull Arena’da oynanacak. Türkiye saatiyle 22.00’de başlayacak karşılaşmanın hakemi ise Somali’den Omar Artan.

Fakat bu karşılaşmayı yalnızca “bir kupa finali” olarak görmek eksik olur.

Çünkü Salzburg’daki 90 dakika, iki takımın yalnızca bugünkü gücünü değil, geleceğe hangi noktadan başladığını da gösterecek.

PSG: KAZANMAYA ALIŞAN BİR MAKİNE

PSG artık yıllardır olduğu gibi sadece yıldızlarıyla konuşulan bir kulüp değil.

Luis Enrique yönetimindeki Paris ekibi, Avrupa futbolunda artık sonuç üreten, büyük maçları oynayabilen ve en önemlisi kazanmaya alışmış bir takım görüntüsü veriyor.

Geçtiğimiz sezon Şampiyonlar Ligi’ni yeniden kazanarak Avrupa’nın zirvesinde kalıcı olduğunu gösteren PSG, şimdi bir başka hedefin peşinde: UEFA Süper Kupa’yı üst üste ikinci kez kazanmak.

UEFA’nın değerlendirmesine göre Paris ekibi, modern dönemde Süper Kupa’yı art arda kazanmayı başaran takımlar arasına girmek istiyor. Geçen yıl Tottenham’ı penaltılarla geçen PSG, Salzburg’da da aynı kupayı müzesine götürmenin hesabını yapıyor.

Üstelik PSG’nin en büyük avantajı yalnızca yıldız oyuncuları değil.

Kadrosunun oturmuş olması.

Kvaratskhelia, Dembélé, Doué, Vitinha, João Neves, Hakimi, Marquinhos ve Nuno Mendes gibi isimlerin oluşturduğu omurga, Avrupa’nın en güçlü kadrolarından birini ortaya çıkarıyor. Sky Sports da PSG’nin hücum hattındaki Dembélé, Kvaratskhelia ve Doué üçlüsünü takımın en önemli hücum silahları arasında gösteriyor.

Bu nedenle PSG’nin karşılaşmadaki temel üstünlüğü, sadece bireysel yetenek değil; birlikte oynama alışkanlığı ve büyük maç tecrübesi.

ASTON VILLA İSE YENİ BİR SAYFA AÇIYOR

Aston Villa’nın hikâyesi ise bambaşka.

Unai Emery, bu kulübü Avrupa futbolunda yeniden önemli bir noktaya taşıdı. Geçtiğimiz sezon Avrupa Ligi’ni kazanmak bunun en somut göstergesi oldu. Villa, finalde Freiburg’u mağlup ederek önemli bir Avrupa kupasını 30 yıl aradan sonra kazandı.

Ancak kupa kazanmak bazen hikâyenin sonu değil, yeni bir hikâyenin başlangıcıdır.

Villa şimdi tam olarak böyle bir döneme giriyor.

Morgan Rogers’ın Chelsea’ye, Youri Tielemans’ın Manchester United’a gitmesi takımın önemli parçalarının kaybedilmesi anlamına geliyor. Emery ise João Gomes, Alejandro Garnacho ve diğer yeni transferlerle yeni bir yapı kurmaya çalışıyor.

Dolayısıyla Aston Villa’nın önündeki soru şu:

Geçen sezon Avrupa Ligi’ni kazanan takım mı sahada olacak, yoksa yeni sezonun Villa’sı mı?

Bunun cevabını Salzburg’da göreceğiz.

EKSİKLER VILLA’NIN İŞİNİ ZORLAŞTIRIYOR

Aston Villa’nın en büyük dezavantajlarından biri de kadro eksikleri.

Maç öncesi bilgilere göre Emiliano Martinez, Ezri Konsa ve Ollie Watkins karşılaşmada yer almıyor. Ayrıca Amadou Onana sakatlığı nedeniyle kadro dışında. Johan Manzambi de dizindeki sakatlık nedeniyle forma giyemeyecek.

Bu durum özellikle PSG gibi hücum kalitesi çok yüksek bir takım karşısında önemli.

Çünkü PSG size birkaç dakika bile nefes aldırmadığında savunmanızın konsantrasyonu bozulabiliyor.

Villa’nın ise bu gece sadece savunma yaparak ayakta kalması mümkün görünmüyor.

Emery’nin takımının cesur olması, topa sahip olduğunda PSG’yi rahatsız etmesi ve geçiş hücumlarını çok iyi kullanması gerekiyor.

ASIL HİKÂYE: 2025’İN YARIM KALAN HESABI

Bu finalin ayrı bir hikâyesi daha var.

İki takımın 2024/25 Şampiyonlar Ligi çeyrek finalinde oynadığı karşılaşmalar hâlâ hafızalarda.

PSG iki maç sonunda 5-4’lük toplam skorla tur atlamıştı. Ancak Aston Villa’nın ikinci maçta gösterdiği direnç, Paris ekibine ne kadar büyük sorun çıkarabileceğini göstermişti. Villa rövanşı 3-2 kazanmış fakat ilk maçtaki 3-1’lik PSG galibiyeti nedeniyle elenmişti.

Yani bu gece sahaya çıkacak iki takım birbirini tanıyor.

Bu, PSG için bir avantaj gibi görünse de Aston Villa açısından da önemli bir fırsat.

Çünkü Emery’nin öğrencileri şunu biliyor:

PSG yenilmez değil.

Onu zorlayabilirsiniz.

Hatta oyunun belli bölümlerinde kendi sahasına mahkûm bile edebilirsiniz.

EMERY’NİN SINAVI

Bu maç benim açımdan en çok Unai Emery’nin teknik direktörlük sınavı olarak dikkat çekiyor.

Çünkü Emery Avrupa kupalarında ne yapacağını bilen bir teknik adam.

Ancak karşısında yalnızca iyi bir takım yok.

Karşısında Avrupa’nın en güçlü, en formda ve en oturmuş takımlarından biri var.

Üstelik Emery’nin kadrosunda yeni oyuncular var, önemli kayıplar var ve bazı yıldızlar sahada olmayacak.

Bu nedenle Villa’nın kazanması halinde ortaya çıkacak sonuç yalnızca bir Süper Kupa zaferi olmayacak.

“Aston Villa artık Avrupa’nın büyükleri arasında” mesajı olacak.

PSG İÇİN İSE KUPA, DOMİNASYONUN DEVAMI

PSG kazanırsa kimse şaşırmayacak.

Fakat PSG açısından da bu kupa küçümsenecek bir başarı değil.

Çünkü büyük takımların en önemli özelliği, kazandıkları kupalardan sonra rehavete kapılmamalarıdır.

Paris ekibi son yıllarda Avrupa’da bunu başarmaya başladı.

Şampiyonlar Ligi, lig şampiyonlukları, ulusal kupalar…

Şimdi hedef Süper Kupa.

Ve Luis Enrique’nin takımında artık “bir kupa daha” anlayışı oluşmuş durumda.

BENİM MAÇ OKUMAM

Ben Salzburg’daki karşılaşmada PSG’yi bir adım önde görüyorum.

Villa’nın özellikle maçın ilk bölümünde dirençli ve agresif başlaması gerekiyor.

PSG erken gol bulursa maçın kontrolünü tamamen ele geçirebilir.

Ancak Aston Villa ilk 30-40 dakikayı gol yemeden geçerse, karşılaşmanın psikolojik dengesi değişebilir.

Çünkü Villa’nın en önemli silahı sadece oyuncuları değil:

Emery’nin Avrupa kupası deneyimi ve takımının mücadele karakteri.

Bu nedenle benim beklentim, PSG’nin topa daha fazla sahip olduğu; Aston Villa’nın ise hızlı hücumlarla karşılık verdiği bir karşılaşma.

Kâğıt üzerinde PSG favori.

Ama futbolun güzelliği de zaten burada.

Kupanın sahibi henüz belli değil.

Salzburg’da bu gece yalnızca bir Süper Kupa verilmeyecek.

Avrupa futbolunda yeni sezonun ilk büyük mesajı verilecek.

Ve o mesaj PSG’den mi gelecek, yoksa Aston Villa Avrupa’nın zirvesine bir kez daha meydan mı okuyacak?

Cevabı Red Bull Arena’nın ışıkları altında göreceğiz.