“Efendiler! Yarın Cumhuriyeti İlan Ediyoruz”

Tarih sahnesinde öyle anlar vardır ki, bir milletin kaderini tek bir cümle belirler.
Mustafa Kemal Paşa’nın o meşhur sözü de işte bu anlardan biridir:
“Efendiler! Yarın Cumhuriyeti ilan ediyoruz.”
Bu söz, sanıldığı gibi alkışlar, bayraklar ve coşkular içinde söylenmemiştir. Aksine, büyük bir belirsizlik, kuşku ve hatta karşı çıkışların arasında, karanlık bir gecede, birkaç dostun arasında söylenmiştir. Çünkü o günlerde Cumhuriyet fikri Meclis’te tam anlamıyla benimsenmiş değildi. Mustafa Kemal, bu adımı atarken birçok silah arkadaşının direnç göstereceğini bildiğinden, düşüncesini yalnızca yedi kişiye açıklamıştır.

Hilafetçi Direniş ve Meclis’teki Çatlak Sesler
Milli Mücadele’nin kahramanlarından bazıları —Rauf Orbay, Kazım Karabekir, Ali Fuat Cebesoy, Refet Bele— savaş bitip zafer kazanıldıktan sonra farklı bir yola sapmışlardı. Onlara göre “emanet”, yani devlet yönetimi, yeniden Halife’ye teslim edilmeliydi.
Bu görüş, Meclis’te de yankı buldu. “İkinci Grup” adıyla bilinen muhalif milletvekilleri, Mustafa Kemal’in reformlarına karşı cephe aldı.
Atatürk Nutuk’ta bu süreci şöyle anlatır:
“Millî Mücadele’ye beraber başlayan yolculardan bazıları, bana karşı direnişe ve muhalefete geçmişlerdir.”
“Ben milletin vicdanında ve geleceğinde hissettiğim büyük gelişme kabiliyetini, bir millî sır gibi vicdanımda taşıyarak, yavaş yavaş bütün bir topluma uygulatmak mecburiyetinde idim.”
Cumhuriyet fikri, onun zihninde Harbiye yıllarından beri olgunlaşmaktaydı. Fransız Devrimi’nin düşünürlerinden Rousseau’nun “özgürlük” ve “cumhuriyet” kavramlarını derinlemesine incelemiş, bunları Türk milletinin geleceğine uyarlamıştı.
Bir Akşam Yemeği ve Tarihin Dönüm Noktası
27 Ekim 1923 günü, Mustafa Kemal Paşa, Alman Neue Freie Presse gazetesine verdiği demeçte aslında niyetini açık etmişti:
“Yeni Türkiye anayasasının ilk maddesi; Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir. Bu iki kelimeyi bir kelimede özetlemek mümkündür: Cumhuriyet.”

Ertesi gün, yani 28 Ekim 1923’te, Çankaya Köşkü’nde yedi yakın silah arkadaşıyla bir akşam yemeğinde buluştu.
İsmet İnönü, Kazım Özalp, Ali Fethi Okyar, Kemalettin Sami, Halit Karsıalan, Fuat Bulca ve Ruşen Eşref Ünaydın…
O tarihi yemekte Mustafa Kemal Paşa sakin bir kararlılıkla masadakilere döndü ve tarihe kazınan o cümleyi söyledi:
“Yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz.”
Ardından planını anlattı. Meclis’teki kriz, hükümet kurulamaması bahanesiyle çözülecekti. “Kemalettin Paşa söz alacak, çözümü Mustafa Kemal’e bırakmayı önerecek, ben de kürsüye çıkarak Cumhuriyet’i ilan edeceğim.” dedi. O gece yalnızca İsmet Paşa ile kaldıktan sonra anayasa değişiklik tasarısını hazırladı.
29 Ekim 1923 – Yeni Bir Devletin Doğumu
Ertesi gün, yani 29 Ekim 1923’te, plan tıkır tıkır işledi.
Muhalif vekillerin çoğu o sırada İstanbul’da, Refet Bele’nin evinde toplandıkları için Meclis’te yoktu.
Toplantıya yalnızca 158 milletvekili katılmıştı.
Mustafa Kemal kürsüye çıktı, krizden çıkış yolunu açıkladı ve hazırladığı değişiklik maddelerini sundu:
“Türkiye Devleti’nin hükümet biçimi Cumhuriyettir.”
Saat 20.30’da, alkışlar ve “Yaşasın Cumhuriyet!” sesleri arasında yasa kabul edildi.
Hemen ardından gizli oylama yapıldı ve 158 milletvekilinin tamamı oylarını Mustafa Kemal Paşa lehine kullandı.
Gazi Paşa, oybirliğiyle Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Cumhurbaşkanı seçildi.
O an Meclis salonunda yankılanan söz, bugün hâlâ bu milletin kalbinde çınlamaktadır:
“Türkiye Cumhuriyeti mesut, muvaffak ve muzaffer olacaktır.”
Bir Sözcüğün Kökü, Bir Milletin Kaderi
Tarihçi İlber Ortaylı’nın ifadesiyle:
“Cumhuriyet, Arapça sanılır ama değildir. Aslında Arapça’da böyle bir kavram yoktur. Kökeni ‘cumhur’ yani halk, topluluk anlamına gelir. Bu kelimeyi ‘Res Publica – Republic’ anlamında kullanan ilk millet Türklerdir.”
Cumhuriyet, yalnızca bir yönetim biçimi değil; bir milletin kendi kaderini eline alışının adıdır.
O gece, Çankaya’da kurulan o masa sadece yedi kişilik bir yemek masası değildi — o masa, yüzyılların mutlakiyetinden özgürlüğe geçişin masasıydı.
Ve ertesi sabah, bir ulus yeniden doğdu.
















































