SİNEKLERLE DANS (HALK SAĞLIĞI AÇISINDAN)

Sinek sorunu sadece bir rahatsızlık değil, doğrudan halk sağlığını tehdit eden ciddi bir risk alanıdır. Aydın’da yaşanan yetki karmaşası ise bu tehdidi büyütmektedir.
“Sinek küçüktür, mide bulandırır.” deyimi, aslında halk sağlığının temel gerçeklerinden birini yalın biçimde anlatır. Sinekler yalnızca rahatsız edici canlılar değildir; uygun koşullar oluştuğunda hastalıkların yayılmasında önemli rol oynayan vektörlerdir. Bu nedenle mesele, basit bir konfor sorunu değil, doğrudan toplum sağlığını ilgilendiren bir risk alanıdır.
Efeler ilçesi başta olmak üzere Aydın genelinde sinek yoğunluğunun artması, halk sağlığı açısından dikkatle ele alınması gereken bir durumdur. Çöplerin düzenli toplanması önemli bir adımdır; ancak tek başına yeterli değildir. Özellikle yağışlı dönemlerin ardından oluşan durgun su birikintileri, sineklerin üremesi için ideal ortamlar yaratır. Bu alanlar kontrol altına alınmadığında sinek popülasyonu hızla artar ve buna bağlı olarak bulaşıcı hastalık riski yükselir.
Sinekler; gıda maddelerine, su kaynaklarına ve yaşam alanlarına temas ederek mikroorganizmaları taşır. Bu durum başta ishal, tifo, kolera gibi enfeksiyonlar olmak üzere birçok hastalığın yayılmasına zemin hazırlar. Yani ortada sadece “rahatsız edici bir durum” değil, önlenebilir bir halk sağlığı tehdidi vardır.
Bu noktada yerel yönetimlerin sorumluluğu tartışmasızdır. Vektörle mücadele hizmetlerinin hangi kurum tarafından yürütüleceğine ilişkin idari ve hukuki süreçler, halk sağlığını aksatacak şekilde yorumlanmamalıdır. Yetki tartışmaları devam ederken sahada hizmetin aksaması, koruyucu sağlık hizmetlerinin temel ilkesine aykırıdır. Çünkü halk sağlığında esas olan, risk ortaya çıktıktan sonra müdahale etmek değil, risk oluşmadan önlem almaktır.
Efeler ilçesinde yüz binlerce insanın yaşadığı düşünüldüğünde, sinekle mücadelede yaşanan belirsizlik kabul edilebilir değildir. Kurumlar arası koordinasyon eksikliği ya da sorumluluğun karşılıklı olarak devredilmesi, doğrudan halkın sağlığını etkileyen sonuçlar doğurur. Bu nedenle ilgili tüm kurumların bilimsel veriler ışığında hızlı ve etkili bir şekilde hareket etmesi gerekmektedir.

BU YIL NEDEN SORUN YAŞANIYOR?
Aydın Belediyesi, 2013 yılında çıkan kanunla büyükşehir statüsüne kavuşmuş, 2014 seçimleri ile Aydın Büyükşehir Belediyesi oluşturulmuştur. Büyükşehir Belediyesi ilk meclis toplantısında, Özlem Çerçioğlu’nun manevrası ile mezarlık hizmetleri ile vektörel ilaçlama hizmetleri ilçe belediyelerine devredilmiştir. O tarihten 2025 sonuna kadar ilçe belediyeleri ilaçlama hizmetini yürütmüştür.
Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 27.11.2025 tarih ve 275 sayılı kararı doğrultusunda, vektörle mücadele hizmeti 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’na uygun hale getirilerek Aydın Büyükşehir Belediyesi’ne devredilmiştir. Bu karara karşılık Aydın Büyükşehir Belediyesi, Aydın 1. İdare Mahkemesi’ne itiraz etmiş ve “yürütmeyi durdurma kararı” almıştır. Ancak İzmir Bölge İdare Mahkemesi tarafından bu karar kesin olarak reddedilmiştir.
On iki yıldır Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından verilmeyen ilaçlama hizmetleri, artık Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilmek zorundadır. Ancak gelinen noktada, halkın sağlığını önceleyen bir yaklaşımın sahada karşılık bulmadığı görülmektedir. Sorumluluk sürekli ötelenmekte, sorun çözülmemektedir.
Bugün önce 444 4009 numaralı Aydın Büyükşehir Belediyesi hattı aranarak Efeler ilçesi Batı Gazi Bulvarı çevresinde yaşanan sinek sorunu iletilmiştir. Verilen yanıt; “Konu şu anda mahkemelik, mahkeme sürecinin sonuçlanmasını bekliyoruz, ilaçlamayı Efeler Belediyesi yapacak” şeklinde olmuştur.
Ardından 444 4008 numaralı Efeler Belediyesi hattı aranarak aynı konu iletilmiştir. Bu kez verilen yanıt; “Davayı biz kazandık, bizim elimizden geldiğince çalışmayı yapıyoruz ama ilaçlamayı Aydın Büyükşehir Belediyesi yapacak” şeklinde olmuştur. Ortada sorunu sahiplenen bir Büyükşehir Belediyesi yoktur.
Oysa Büyükşehir Belediye Meclisi ilaçlama konusunda bir görev verdiyse, bu görev yerine getirilmelidir. Efeler Belediyesi aynı meclisin aldığı kararı 12 yıl boyunca nasıl uyguladıysa, bugün de Aydın Büyükşehir Belediyesi aynı sorumluluğu yerine getirmek zorundadır. “Mahkeme var” gerekçesiyle ilaçlama hizmetinin aksatılması, halk sağlığına karşı yapılmış bir ihmal değil, açık bir sorumsuzluktur.
Yerel yönetimlerin görevi, halkın sağlığını korumak ve yaşam alanlarını sağlıklı hale getirmektir. Bu sorumluluk, seçim dönemlerinde verilen sözlerle sınırlı değildir; günlük hayatın her anında yerine getirilmesi gereken bir kamu görevidir. İnsanların sağlığı ile oynanamaz.
Unutulmamalıdır ki sağlıklı bir çevre, bireysel çabaların ötesinde kamusal bir organizasyon gerektirir. Düzenli ilaçlama, su birikintilerinin ortadan kaldırılması, etkin atık yönetimi ve sürekli denetim bu mücadelenin temel unsurlarıdır. Bu adımların atılmaması, önlenebilir sağlık risklerinin büyümesine neden olur.
Yani sağlık; planlama, sorumluluk alma ve doğru karar verme meselesidir. Halkın sağlığını korumakla yükümlü olan tüm kurumların bu bilinçle hareket etmesi, hem bir görev hem de topluma karşı temel bir sorumluluktur.
“Sağlık bir beden işi değil, bir kafa işidir.”
(Seneca)
















































