İhmalin Bedeli: Kartalkaya’daki Yangın ve 76 Kaybedilen Can

Bolu Kartalkaya’da bir otelde çıkan yangın, hepimizi derinden yaraladı. 76 insanın hayatını kaybettiği bu trajedi, yalnızca bir yangının değil, yıllardır birikmiş ihmallerin, sorumsuzlukların ve denetimsizliklerin bir sonucu.
Bir otelin böylesine büyük bir faciaya yol açması, sadece tesadüf veya kötü bir günün ürünü olamaz. Bu yangın, ne yazık ki, ülkemizde yıllardır süregelen yanlışların kaçınılmaz bir sonucudur. Sorunun kökenine indiğimizde, denetim eksikliğinden imar aflarına, kar hırsından insan hayatının önemsenmemesine kadar uzanan bir dizi problemle karşılaşıyoruz.

Denetim Mi? Kâğıt Üstünde Var!
Turizm bölgelerindeki binaların ve tesislerin denetimi, ne yazık ki kâğıt üstünde kalıyor. Yetkili kurumların işlevsizliği, denetimlerin göstermelik yapılması, bu tür faciaların zeminini hazırlıyor. Kartalkaya’daki otelin kaçak katlarla büyütülmesi, yangın merdiveni ve güvenlik tedbirlerinin yetersizliği bu ihmaller zincirinin açık bir göstergesi.
Turizm Bakanlığı’na devredilen denetim yetkisi, bu sorumluluğun ciddiyetle ele alınmadığını gözler önüne seriyor. Bir tesisin müşteri kapasitesini artırması, daha fazla gelir elde etmesi için güvenlik önlemlerinin görmezden gelinmesi, insan hayatını doğrudan tehlikeye atıyor.

İmar Afları: Felaketlere Davetiye
Her iki yılda bir gündeme gelen imar afları, ülkemizin en büyük problemlerinden biri. Bu aflar, kaçak yapılaşmayı adeta ödüllendiriyor. Dört katlı bir binanın üzerine yedi kaçak kat çıkılmasına göz yummak, yalnızca bir kanun boşluğu değil, aynı zamanda insan hayatına verilen değerin sorgulanması gereken bir durum. Aflar, yalnızca ekonomik kazanç sağlamayı amaçlayan birer çözüm gibi sunuluyor; ancak bu çözümler, toplumun güvenliğini hiçe sayıyor.
Para Hırsı Hayattan Daha Değerli Olmamalı
Bir otelin daha fazla müşteri ağırlayabilmesi ya da daha çok kazanabilmesi, hiçbir zaman insan hayatından daha değerli olamaz. Ancak ne yazık ki, Kartalkaya’daki facia, bu önceliklerin tersine döndüğünü gösteriyor. Kaçak katlar, yetersiz güvenlik önlemleri ve denetimsizlik, para hırsının trajik sonuçlarını gözler önüne serdi.

Ne Yapılmalı?
Bu facia, artık durup düşünmemiz ve bir şeyleri değiştirmemiz gerektiğini açıkça gösteriyor.
Denetimler Güçlendirilmeli: Turizm Bakanlığı ya da belediyeler, fark etmeksizin, denetimler etkin ve düzenli bir şekilde yapılmalı. Göstermelik kontrollerle hayatlar riske atılmamalı.
İmar Aflarına Son Verilmeli: Kaçak yapılaşmayı ödüllendiren imar afları, gelecekteki faciaların kapısını aralıyor. Bu politikalara derhal son verilmeli.
Sorumlular Hesap Vermeli: Kartalkaya’daki faciada ihmali olan tüm kişi ve kurumlar adalet önünde hesap vermeli. Cezasızlık, yeni ihlallerin önünü açar.
Sonuç
Kartalkaya yangını, hepimizin unutamayacağı bir felaket. Ancak bu olaydan alınması gereken dersler, yalnızca hafızalarda kalmamalı; eyleme dönüştürülmeli. İnsan hayatını hiçe sayan bir sistemin devam etmesine izin veremeyiz. 76 canın kaybı, basit bir istatistik değil; arkasında 76 aileyi, yüzlerce seveni, bir milletin vicdanını bırakmıştır.
Artık insan hayatını merkeze koyan bir sistem inşa etmek zorundayız. Çünkü her ihmalkârlık, bir sonraki trajedinin habercisidir.
















































