JÜL SEZAR “RUBİKON’U GEÇMEK”

Roma’da sık sık isyan eden generalleri Roma’nın ve dolayısıyla Senato’nun uzağında tutmak için güneyde Rubicon Nehri sınır olarak belirlenmişti (bugünkü RİMİNİ şehrinin kuzeyinde, zamanla nehrin yatağı değiştiğinden artık tam olarak yeri belli değil). Generallerin askerleriyle bu sınırı aşmaları ve Roma’ya yaklaşmaları isyan anlamına gelirdi.
Cumhuriyet döneminde komutanlar askerlerini RUBİCON nehri kıyısında bırakarak Roma’ya girerlerdi, böylece Senato tarafından görevden alındıklarında isyan etmeleri önlenirdi. Sezar’a kadar da hiç bir general buna cesaret edememişti.

MÖ. 49 Yılında Sezar’ın Crassus ve Pompeius ile kurduğu 1.Triumvirlik bozulmuş ve Senato ile arası ciddi olarak açılmıştı. Kendisinin yokluğunda Pompeius tüm gücü eline almıştı. Roma’nın hakimi olan Pompeius’u uzaklaştırmak ve yönetime el koymak için şehre girmesi gerekliydi. Bunun için askerleriyle Rubikon’u geçer. Buna Latince “Ad Crucem Rubikon” denir. Dönüşü olmayan yola girdiğini belirtmek için de “Alea İacta Est” Zarlar atıldı der. Ya Roma’yı alacak ya da ölecektir. “Zarlar atıldı”nın karşılığı; güzel Türkçemizde “Ok Yaydan Çıktı” dır (Süvari Türkler’e yakışan bir söz), bu söz durumu daha güzel anlatıyor.

Bununla da Roma’da iç savaş başlar. Pompeius İskenderiye’ye kaçar, orada öldürülür. Sezar sonunda Roma dünyasının tartışmasız hakimi ve tarihin de en önemli liderlerinden biri olur.
RUBİKON’U GEÇMEK ile ZARLAR ATILDI de aynı anlama gelen ama iki ayrı deyim olarak kullanılmaktadır. Dönüşü olmayan bir yola girmek anlamındadır. Bu deyimleri özellikle İngiliz politikacılar sık kullanırlar: “Crossing Rubicon”, “The die is cast”

Can Yücel’den bir şiir:
Atilla Tuna’yı geçti
Hanibal Alpleri
Sezar da Rubikon nehrini geçti
Bense kendi kendimi geçtim
ardımdaki bütün gülleri yakıp.
















































