GİDENİN ARDINDAN

Sevgili Volkan, sen gittin gideli içimiz buruk, gülerken dudaklarımız donuyor, kalbimiz acıyor. Neden mi merak ediyorsan anlatayım:
Bazı sesler vardır, sadece kulaklara değil, yüreklere dokunur. Bazı insanlar vardır, yalnızca sahnelerde değil, ruhların en derin kıyılarında yer eder. Volkan Konak, sen o insanlardan biriydin. Kuzeyin serin rüzgarı gibi estin; bazen asi, bazen hüzünlü, bazen coşkulu…
Karadeniz’in dalgalarını şarkılarınla konuşturdun. Gidenleri, kalanları, sevdayı, ayrılığı, memleketi anlattın bize. Seninle ağladık, seninle güldük. Bir türkünün içinde anamızı, babamızı andık, bir başka ezgide çocukluğumuza döndük. Kimi zaman yitirdiklerimizin yasını tuttuk seninle, kimi zaman da hayata dört elle sarıldık.

Senin sesin, sadece bir şarkı değildi. O ses, yüz yıllık bir çınarın dallarından gelen fısıltıydı. Dağların, yaylaların, sislerin, horonların sesiydi.Yani memleketin ta kendisiydi. Her notanda Karadeniz’in hırçınlığı, insanının mertliği vardı. Her kelimede bir anı, bir iz, bir özlem vardı anlayana…
Şimdi seninle vedalaşmak zor. Kelimeler boğazda düğümleniyor. Çünkü sen sahneden çekilsen de, içimizden çekilmiyorsun. Şarkılarınla kalacaksın, anılarınla, dostluğunla, zarafetinle…


















































