Konya’da Kara Gece: Türkiye – İspanya Maçının Hikâyesi

2026 Dünya Kupası Avrupa Elemeleri E Grubu’ndaki ikinci maçta A Millî Takımımız, Konya’da İspanya’yı ağırladı. Tribünler dolu, umutlar yüksek, tek dileğimiz galibiyetti. Ama sahadaki tablo bambaşkaydı…
İngiliz hakem Michael Oliver’in yönettiği karşılaşmaya millilerimiz 4-4-2, İspanya ise klasik 4-3-3 dizilişiyle başladı. Ancak oyun, daha ilk dakikalarda kırmızıların hâkimiyetinde geçti.
Henüz 5. dakikada Nico Williams’ın şutunu Uğurcan kornere çeldi. Bir dakika sonra ise İspanya’nın genç yıldızı, ustaca bir plase vuruşla ağlarımızı havalandırdı: 0-1.
Dakikalar 14’ü gösterdiğinde Uğurcan yine sahnedeydi, karşı karşıya bir pozisyonda gole izin vermedi. Fakat 22. dakikada üç pasla ceza sahamızda gezinen İspanyollar, Merino’nun vuruşuyla farkı ikiye çıkardı. 23. dakikada bir kez daha yüzde yüzlük golü önleyen kalecimiz, adeta tek başına direndi. Ama 45+1’de yine Merino sahneye çıktı ve skoru 0-3 yaptı. İlk yarının en iyi ismi tartışmasız Uğurcan’dı.

Sahada ise santrforu olmayan, oyunu olmayan, liderlik yapamayan bir takım vardı. Kaptan Çalhanoğlu etkisizdi, orta saha kayıptı, hücumda kim ne yapıyor belli değildi.
İkinci yarıda umut yoktu, sadece “kaç olacak” sorusu vardı. 53’te Ferran Torres farkı dörde çıkardı. 57’de Merino bir kez daha ağlarımızı sarstı: 0-5. 62’de Pedri sahneye çıktı, skor tabelasında 0-6 yazıyordu. Maç bu sonuçla bitti.
Bugün Konya’da izlediğimiz, son yılların en karanlık milli takım performanslarından biriydi. Santrforsuz, orta sahasız bir takım… Kenarda ise çaresizce oyunu izleyen bir teknik heyet… Çalhanoğlu’nun varlık gösteremediği, İsmail’in sakatlıktan dönüşte hazır olmadığı, Kerem ve Yunus’un silik kaldığı bir geceydi.

Bu sonuç sürpriz mi? Bence değil. Çünkü yıllardır kulüplerimiz sahaya 11 yabancıyla çıkıyor. Yabancıya dayalı sistem, bugün milli formayı hak edecek oyuncu bırakmadı.
Buradan federasyona sesleniyorum: Yarın milli takımda oynayacak futbolcu bulabilecek misiniz? Santrfor var mı? Kaliteli bir orta saha var mı? Yok! O zaman özümüze dönmek zorundayız. Aksi hâlde, belki de tek çözüm futbolcu klonlama makinesi bulmak olur…
















































