İnsan Hakları: Takvimde Bir Gün, Hayatta Bir Yara

Bugün 10 Aralık, Dünya İnsan Hakları Günü.
Ama bazı günler takvimde değil, insanda iz bırakır.
Bazı ihlaller, mahkeme salonlarında değil, bizzat insanın hayatında yaşanır.
İnsan hakları; kitaplarda yazan soyut bir kavram değil, bir insanın onuruyla yürüyüp yürüyemediğiyle ilgilidir. Konuştuğu için susturulmayan, düşündüğü için dışlanmayan bir hayat mümkün mü; asıl mesele budur.
Bunu teoriden değil, yaşanmışlıktan biliyorum.
Yarım asırdır üyesi olduğum Cumhuriyet Halk Partisi’nde, Kuşadası İlçe Örgütü eliyle partiden kaydım kumpasla silindi. Ne bir yüzleşme, ne bir savunma hakkı, ne de bir gerçek gerekçe… Sadece susturulmak istendim. Ancak kinlenip, başka partilerde istikbal aramadım, biliyorum ki, partimin sızıntı güçleri iş başında.

İşte insan hakları tam da burada başlıyor.
Bir insanın düşüncesi yüzünden “istenmeyen” ilan edilmesi, bir kimliğin tek kalemde silinmesi, bir emeğin yok sayılmasıdır asıl ihlal.
Bugün insan haklarından bahsedip, bir yandan da içeride kendinden olmayana nefes alacak yer bırakmayan bir anlayış, bu kavramı sadece vitrin süsü haline getirir. Demokrasi, yalnızca iktidara karşı savunulacak bir kavram değildir; insan hakları yalnızca “öteki” denilenler için hatırlanmaz.
İnsan hakları; susturulmuş parti emekçilerinin, dışlanmış örgüt neferlerinin, konuştuğu için kapı dışarı edilenlerin meselesidir.
Bir parti rozetini taşımak ne kadar onurluysa, o rozeti haksızlıkla söküp almak o kadar ağır bir hak ihlalidir.
Bugün mesaj paylaşanlara, afiş asanlara, kürsüden konuşanlara şunu hatırlatmak gerekir:
İnsan hakları, kartpostallık bir kavram değildir.
Benim kaydım silinmiş olabilir.
Ama insan hakları anlayışım silinmedi.
Kalemim, susmam için elime kelepçe takılmadıkça yazmaya devam eder.

Bu yazı bir sitem değil sadece.
Bu yazı, Kuşadası’nda ve ülkenin her köşesinde, susturulmuş herkes için tutulan bir kayıttır.
10 Aralık, kutlanacak bir gün değil.
Yüzleşilmesi gereken bir gündür.
Çünkü…
İnsan Hakları, bir günlüğüne değil; her gün herkes için gereklidir.
Ekrem Örsoğlu
















































